BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Yeni Yaka”dan haberler

“Yeni Yaka”dan haberler

Salih Emanet, Abdulkadir Şimşek, Nihat Akın, Cemal Bilge ve başka dostlar bir araya gelerek güzel bir mahalli gazete çıkarmışlar. Büyükçekmeçe, Gürpınar, Yakuplu, Kıraç, Kavaklı, Esenyurt ve Bahçeşehir’e hitap edecek bu gazeteye de “Yeni Yaka” gibi anlamlı bir isim vermişler.



Salih Emanet, Abdulkadir Şimşek, Nihat Akın, Cemal Bilge ve başka dostlar bir araya gelerek güzel bir mahalli gazete çıkarmışlar. Büyükçekmeçe, Gürpınar, Yakuplu, Kıraç, Kavaklı, Esenyurt ve Bahçeşehir’e hitap edecek bu gazeteye de “Yeni Yaka” gibi anlamlı bir isim vermişler. Hitap edilen bölgeye çok iyi hizmet edeceği anlaşılan “Yeni Yaka”nın ilk sayısı pırıl pırıl... İşte verdikleri haberlerden birkaçı: “Bırakın yakamızı. Felaket tellallığının ardındaki rant kavgasının iç yüzünü bütün yönleri ve uzmanların görüşleriyle ortaya koyuyoruz. ‘Geldi, geliyor’ denilen İstanbul depremi halkın uykularını kaçırırken, bu korkuyu kazanca çevirenler de yok değil. Kazanç uğruna dehşeti tetikleyenlerin yakasına “Yeni Yaka” yapışacak...” Doyurucu, detaylı bir haber, uzman görüşleri... Yine başka ilginç bir haber; “Paranın gücü, Ambarlı’da dev dolum tesislerinin kâbusunu durdurmaya kimsenin gücü yetmiyor. Bomba gibi duran bu tesislere yöre halkı, yerel yönetimler, devletin her kademesi karşı. Ancak arkasına büyük sermayeyi alan bu tesisleri kaldırmaya kimsenin gücü yetmiyor...” Yine haberle ilgili detaylar ve fotoğraflar... “Yakuplu’da değişen tek şey belediye binası, Kıraç’taki sefalet, yörede kepenk indiren 2 bin işyeri” ve daha neler neler... İstanbul’un yeni yakasının da bekçileri var artık. Başarılarından başka ne istenir ki... Yetkililer de konuşuyor Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer: Hak ve özgürlükleri ön planda tutarak gerçekleşen diyalog, sorunların çözümünde en etkili yoldur. Devlet Bahçeli: Başbakanlığa hazırım, kendinize çeki-düzen verin, özel hayatınıza ve bürokratlara dikkat edin. Mesut Yılmaz: Unutma, anlaşmamız var... Bülent Ecevit: Protokolü unutmayın! Deniz Baykal: Tek yol baskı değil. Demokratik siyaset, “düşman kamplar” arasında sürüp giden bir savaş anlayışı ile yürütülemez. İsmet Sezgin: Türkiye’de vizyon sahibi insanlara ve misyona ihtiyaç var. Ama bizim siyasetçiler misyondan komisyon anlıyor... Verdiğiniz sözleri tutmadınız Bütün yetkililere; 1. Milletin isteklerini yerine getirmediniz. 2. Çiftçinin malını elinden aldınız. 3. Sanayicinin fabrikasını, esnafın dükkanını kapattınız; bu şekilde milyonlarca kişinin işini kaybetmesine yolaçtınız. 4. Dar gelirliye karşı cimri davranırken, aynı özeni üst gelir grubunda olanlar için göstermediniz. 5. Mazota, benzine, tüpe ve herşeye acımasızca zam yaptınız. Tütün ekme, pancar ekme, tarlaya gitme diyorsunuz. Bu nasıl bir anlayıştır, bu insanlar nasıl geçinecek? Bütün bunlar yetmezmiş gibi, İmam Hatibe giden küçücük kızlarımızın da huzurunu kaçırdınız, maksadınız ne? Seçim zamanında her türlü sözü verdiniz, bize şirin gözüktünüz. Seçilip Ankara’ya gidince bambaşka insanlar oldunuz. Yine seçim olacak, yine karşımıza çıkacaksınız. Merak ediyorum, o zaman ne diyeceksiniz? > İsmi mahfuz Polisimizin sesini duyun! Türk polisi, 157. kuruluş yıldönümünü de buruk kutladı. Bunca fedakarane çalışmalarına rağmen, özlük haklarındaki iyileştirmeler yapılamadı. Hayatını hiçe sayarak en tehlikeli anlarda bile görevini büyük bir fedakarlıkla yerine getiren, bazen de şehitlik şerbetini içen bu kahraman vatan evlatlarına, geçinebilecekleri kadar bir ücret verilmemektedir. Değişik meslek gruplarına çeşitli iyileştirmeler yapıldı. Bu camiaya da söz verildi, ama ne hikmetse neticeye varılmadı. Sayın Bakan yine ümit verdi, ama bu insanlarımızın artık bekleyecek takatleri kalmadı. Lütfen, başımızın sıkıştığı her anımızda imdadımıza yetişen bu seçkin insanların hakettikleri iyileştirmeleri biran önce yapın, bu kahraman vatan evlatlarının feryadını duyun... > Ayla Öztürk - İSTANBUL Neden bu kadar zorlaştırıyorsunuz? Açıköğretim Fakültesi yetkililerine; Ben Bozüyük’te devlet memuru olarak çalışan, Açıköğretime de devam eden bir vatandaşım. Teknik Lise çıkışlıyım, şu anda ilgili fakültenin İşletme Bölümü’ne devam etmekteyim. Lise’de haftada 2 saat matematik görüyorduk. Haliyle en çok bu dersten zorlanıyoruz. Kurslara da gittik, ama bir türlü bu dersi veremedik. Mühendislikte okuyan bir yakınım, bize sorulan soruları görünce, bu soruların kendileri için bile çok zor sorular olduğunu söyledi. Ben 3 yıldır bu ders yüzünden bekliyorum, 11 senedir bu dersten dolayı okulu bitiremeyen arkadaşım var. Zaten devlet memurluğundan aldığımız maaş belli, buna rağmen fedakarlık yaparak kursa da gidiyoruz. Buna rağmen 48 puanı geçemiyoruz. Bu işi bu kadar zorlaştırmalarının maksadı ne? Her sene gidip, habire artan harçları yatırarak döner sermaye rakamlarını yükseltmemiz mi isteniyor? > Mustafa Üner - BİLECİK PTT çok mu zengin? Bartın’ın bir beldesinde öğretmenlik yapan oğlumun yanında 13 gün kaldım. Kaldığım evin yanında bir PTT şubesi var. Bu şubede bir görevli çalışıyor. Canım sıkıldıkça bu görevlinin yanına gidiyor, saatlerce sohbet ediyorduk. 9-10 gün devamlı bu şubeye gidip geldim. Bu süre zarfında bir kişinin bile bir iş için geldiğine şahit olmadım. Mektup atan da olmadı. Hantal devletin en güzel örneğini burada gördüm. Bu elemanı alıp verimli olabileceği bir yerde çalıştırmak hiçkimsenin aklına gelmiyor mu? Zarar eden bir birimi kapatmayı düşünmezler mi? > Yusuf Doğan (Emekli Gümrükçü) - ANKARA
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT