BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İki yüzlülük!..

İki yüzlülük!..

Bu nasıl bir zihniyettir? Diyeceksiniz ki; “Serdar Tatlı, ülkenin en cesur, en dürüst hakemlerinden biridir!.. Onun yöneteceği maç başkadır, onun yerine verilen hakemin yöneteceği maç başkadır.Bu işte şaibe vardır!..”



Bu nasıl bir zihniyettir? Diyeceksiniz ki; “Serdar Tatlı, ülkenin en cesur, en dürüst hakemlerinden biridir!.. Onun yöneteceği maç başkadır, onun yerine verilen hakemin yöneteceği maç başkadır.Bu işte şaibe vardır!..” Ve de, sonra diyeceksiniz ki: “Bu sakatlanma ve rapor alma işinde bir iş var; acaba gerçekten mi sakatlandı? Korktu mu yoksa MHK’yı mı protesto etti? Bu hakemin İstanbul’a getirilip, burada bir heyete muayene ettirilmesi gerekirdi!..” “Bu iki görüşü de dile getirenler, hemen hemen aynı kişiler”; yazarıyla, çizeriyle, yorumcusuyla, yöneticisiyle!.. Olacak şey mi? Bu sözlerden “ya birincisi doğrudur”, o halde “ikincisi tümüyle yanlıştır, karalamadır!” Ya da “ikincisi doğrudur”, o zaman “birincisi tümüyle yanlıştır”, bu feryat niye? “Cesur, dürüst” bir hakem, “numaradan sakatlanmaz, sahte rapor almaz, şaibeye ortak olmaz, bir numara varsa, olduysa çıkar, teşebbüs edenlerin canına okur!..” Yooo... “Numaradan sakatlanmış, sahte rapor almış ve şaibeye ortak olmuşsa”, yani “ikinci görüş” doğru ise, o zaman “birinci görüş tümüyle çöp sepetine gider” ki, bu da “aslında hakem değişikliğinin yapılmasının yerinde olduğunu” ortaya koyar!.. Öyle ya, “numaradan sakatlanacak, sahte rapor alacak, korkacak, şaibeye ortak olacak” bir hakem, “üzerinde oynanırsa”, neler yapmaz? Böylesine “iz’ansız, insafsız ve iki yüzlü” bir tablonun içinden çıkıp gelenler, yani “sahada oynanan futbolu bir yana bırakıp”, durup dinlenmeden “komplo senaryoları üreterek karalama kampanyaları peşinde koşanların bazıları”, maç sonrasında kulaklara başka şey de fısıldamaktan çekinmediler: “Ankaragücü, Galatasaray’a karşı isteksiz oynadı; zira teknik direktör Ersun Yanal’ı Fenerbahçe almadı, Alman Hoca’yı ona tercih etti. Ersun Yanal Hoca da, Alman’ın takımının şampiyon olmasını istemedi ve takımına bilinen futbolunu oynatmadı!.. Ankaragücü böyle mi oynardı?” Ellerine almışlar bir zift kovası, “herkese ve her kuruma sürmek için koşturuyorlar!..” Federasyon... Hakemler... Galatasaray... Ankaragücü... Sakatlanan hakem... Yerine tayin edilen hakem... Raporu veren hastahane... Raporun altına imza atan doktorlar... Sonunda da Ersun Yanal gibi bir hoca ve öğrencileri.. Yazıklar olsun... Serdar Tatlı, Türkiye’nin en iyi, en dürüst hakemlerinden biridir; “sakatlandım” diyorsa, sakatlanmıştır!.. İsmet Arzuman, “bütün baskılara ve şantajlara rağmen” mükemmele yakın bir maç yönetmiştir, “ülke hakemliğinin yüz aklarından biridir!..” Ersun Hoca, “karakteri sağlam”, herkese “örnek olacak” bir teknik adamdır; “çamur ona bulaşmaz!..” Galatasaray ve Ankaragücü camiaları, kulüpleri Türk sporunun ve futbolunun “ulu çınarlarıdır”; kulüpçülükten gözü kararmış “ne söylediğini ya da yazdığını bilmeyen” kişilerin karalama kampanyaları onlara “vız gelir!..” Daha geçen hafta “Beşiktaş’ı yüzde yüz hakem hataları ile Şampiyonlar Ligi’nin dışına itenlerin”, çıkıp da “ona buna çamur atmaya çalışmalarına” ancak kahkahalarla gülünür; zaten öyle de yapılıyor!.. Sen, medyadaki tetikçilerinle beraber, “hakemlerle böyle oynarsan, en iyileri bile bir kalemde silip atarsan”, sonra da çıkıp “hakemlerden şikayet etmeye” hakkın kalır mı? Hakemler de insan; “onlar da zaman zaman bunca yüklenmenin, atılan bunca çamurun etkisinde kalırsa” şaşmamak gerek!.. Bıkıp usanmadan yazıp geliyoruz; “Onları biraz rahat bırakın” diye.. Ama nerede o iz’an? “Reyting peşindeki” birkaç yorumcunun dolduruşuna gelerek, “kıyameti koparanlar”, daha da önemlisi “öküz altında buzağı arayanlar”, ektiklerini biçiyorlar!.. “Galatasaray maçı ertelenmesin” diye kıyamet kopardıklarında da yazmıştık: “Siz nasıl yöneticisiniz? Galatasaray Avrupa kulvarında koşmaya devam ederse, ligde avantaj size geçer. Galatasaray elenirse, tek kulvarda koşmaya başlayacaktır ki, bu da sizin aleyhinize olur!.. Hadi Barcelona maçını, getireceği Türkiye puanlarına rağmen, Türkiye’nin işi olarak saymıyorsunuz, hiç olmazsa olaya bu tarafından baksaydınız, takımınız için neyin yararlı olduğunu görürdünüz!..” Ne oldu; Galatasaray Avrupa Kupaları’ndan elendi, “sadece” Süper Lig kulvarında koşmaya başladı, Reallerle , Manchester’lerle, Bayern’le#le “hafta ortası oynayacağı ve aklının fikrinin orada olacağı maçlar” dönemi kapandı, Galatasaray “içeride - dışarıda” galibiyet halkalarını art arda birbirine ekler oldu!.. “Komplo teorileri üreticileri”, kendi kazdıkları kuyuya düştü!.. Takımlarına da, kendilerine de, rakiplerine de, futbola da, hakemlere de yazık ettiler!.. Etmeye de devam ediyorlar; yazıklar olsun!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108667
    % -0.45
  • 3.8285
    % 0.29
  • 4.5072
    % 0.04
  • 5.0949
    % -0.42
  • 153.093
    % -0.12
 
 
 
 
 
KAPAT