BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hazreti Osman’ın halifeliği

Hazreti Osman’ın halifeliği

Sebeciler ve Necdiler, Hz. Osman’a (İş başına akrabasını getirmesi yanlış) diyerek dil uzatıyorlar. Eshab-ı kiram kitabında diyor ki: Hz. Osman’ın kendi akrabasına ihsanda bulunması da, İslamiyet’in emrettiği bir şeydir. Sıla-i rahm sevabına kavuşmuştur. Bunları, Beytülmaldan değil, kendi malından verdi. Fakat, beyt-ül-malda olan hakkını almayıp, Müslümanlara dağıtmak, fazilet iken, bir suç gibi göstermek çok çirkindir.



Sebeciler ve Necdiler, Hz. Osman’a (İş başına akrabasını getirmesi yanlış) diyerek dil uzatıyorlar. Eshab-ı kiram kitabında diyor ki: Hz. Osman’ın kendi akrabasına ihsanda bulunması da, İslamiyet’in emrettiği bir şeydir. Sıla-i rahm sevabına kavuşmuştur. Bunları, Beytülmaldan değil, kendi malından verdi. Fakat, beyt-ül-malda olan hakkını almayıp, Müslümanlara dağıtmak, fazilet iken, bir suç gibi göstermek çok çirkindir. Hz. Osman’ın akrabaları cihat ettiler, çok kahramanlık yaptılar. Her mücahid gibi, bunlara da haklarını vermesi gerekirdi. Hz. Osman zamanında, İslamiyet’in Asya’ya, Afrika’ya yayılmasında, onun bol ihsanlarının çok faydası oldu. Resulullah da, ganimetten, Kureyş kabilesinden olanlara başkalarından daha çok verirdi. Haşim oğullarına bunlardan da çok verirdi. Hz. Ali, Hz. Osman’ın katillerine kısas yapmadı. Ebu Musel-Eşariye ve Ebu Mesud-i Ensariye saygı göstermedi. Müslümanların kanlarının dökülmesine mani olmadı. Tebük gazvesinde bulunmadı. Bunlar, Hz. Ali’nin şerefini azaltmaz. Müctehidin, kendi ictihadı ile hareket etmesi suç olmaz. Halifenin, dilediğini, dilediği işin başına geçirmesi hakkıdır. Hatta vazifesidir. Akrabasının kabiliyetlerini daha iyi bildiği ve kendisine daha itaatli oldukları için, onları tercih etmesi iyi oldu. Onların yaptığı yanlış işler, onun emri ile değildi. Halifenin gaybı bilmesi lazım gelmez. Velid bin Ukbeye kısas yapmaması, şikayetleri değerlendirebilmek içindi. Kufeliler, Velid şarap içti diye haber verdiler. Hz. Ali’ye emredip, Velid’e had cezası vurdurdu. Hz. Osman çok zengin bir tüccar idi. Bütün malını ve mülkünü Resulullah için feda etti. Mesela, Tebük gazvesinde Hz. Osman, kendi ticaret malından üç bin deve, 70 at, on bin altın getirdi. Resulullah efendimiz, bunları askere dağıtıp buyurdu ki: (Bugünden sonra Osman’a günah yazılmaz, yani Allah onu günahtan korur.) [Tirmizî] Hz. Osman’ı öven hadis-i şeriflerden üçü şöyledir: (Osman’ın şefaati ile, cehennemlik olan 70 bin kişi sorgusuz cennete girecektir.) [İ. Asakir] (Benim cennette arkadaşım Osman’dır.) [Tirmizî] (Ya Osman, Allahü teâlâ sana hilafet gömleğini giydirecek, münafıklar çıkartmak isteyeceklerdir. Bana kavuşuncaya kadar onu çıkartma!) [İbni Mace] Hz. Osman zamanında Horasan, Hindistan, Maveraünnehr, Semerkand, Kıbrıs, Kafkasya, Afrika’nın birçok yerleri ve Endülüs fethedildi. Acem devletini tarihten sildi. Amcasının oğlu ve damadı Mervan bin Hakemi vezir yaptı. Mervan, çok zeki, çok akıllı ve fıkıh âlimi bir zat idi. Kur’an-ı kerimi çok güzel okur, günahlardan sakınırdı. Mührünün üzerinde (Allaha güvenirim, ondan isterim) yazılı idi. İbni Sebe denilen Yemenli bir Yahudi, Müslüman şekline girerek, islamiyeti içerden parçalamaya, yıkmaya uğraştı. Medine’de çok çalıştı ise de, başaramayacağını anlayıp Mısır’da, fitne, fesat yaymaya başladı. Cahil ve serserilerden meydana getirdiği bir çapulcu alayı, Medine’ye gelip, Hz. Osman’ı Kur’an-ı kerim okurken şehit ettiler. (Eshab-ı kiram kitabı)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT