BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yaşam kalitesi

Yaşam kalitesi

Geçenlerde bir okurum, neden rafine yaşamakla ilgili yazılar yazmadığımı sormuş. Bu benim de üzerinde çok düşündüğüm, bazen elimin kaleme gittiği fakat sonra toplumla yabancılaşmama yol açacağından korktuğum bir konu.



Geçenlerde bir okurum, neden rafine yaşamakla ilgili yazılar yazmadığımı sormuş. Bu benim de üzerinde çok düşündüğüm, bazen elimin kaleme gittiği fakat sonra toplumla yabancılaşmama yol açacağından korktuğum bir konu. Ama madem talep var, arz edelim o zaman. Rafine yaşamak bir alışkanlıktır. Bunun için illa ki çok paranız olması gerekmez. Fakat itiraf edeyim çok okumuş olmak gerekir. Hayatın her anını film karesi kalitesinde yaşamaktır rafinelik. Bazıları eleştirse de seçkinci olmaktır. Kendi zevk ve tercihlerinin bulunmasıdır. Prensip sahibi olmaktır. Verilenle yetinmeyip almasını bilmektir. Biraz snopluktur belki. Bilmeyenlere öyle gelir ya da. Snopluksa şımarıklık demektir. Biraz tarif edeyim. Mesela nescafe içmek benim alışkanlığımdır. Canım çok sık nescafe ister. Belli saatlerde içmezsem başıma ağrılar girer, huysuzlaşırım. Ama sırf canım nescafe istedi diye bulabildiğim her kahveyi içmem. Alıştığım marka olacak. Yani Nescafe. Alıştığım markanın alıştığım türü olacak. Yani Gold. Günün hangi saati olursa olsun kafeinsiz olacak. Kriz halindeysem bir tek son maddeden vazgeçebilirim. Ama canım istiyor diye tutup Nescafe klasik içmem. Midem, alışkanlığım, prensibim, karizmam hepsi ama hepsi alt üst olur yoksa. Kahve konusundaki hassasiyet iyi bir örnektir. Türetelim. Filtre kahveyi sabahları tercih ederim. Makinede hazırlandığı için evin mis gibi taze kahve kokmasına sebep olur ki bu benim için günün ilk mutluluğudur. Sonrasında günün seyrine göre az önce tarif ettiğim gibi nescafe içerim. Ama güzel ve şık bir yemeğin üzerine mutlaka kıvamında pişirilmiş sade bir Türk kahvesidir tercihim. Yemeğin üzerine çay içmek, kusura bakmayın ama görgüsüzlüktür. Artık pek az sayıda insanın hatırladığı ve riayet ettiği adabı muaşerete aykırıdır. Çay, kahvaltıda, akşamüzeri ve gece geç saatlerde içilir. Ama şimdi moda olduğu gibi demlik poşet uygulamasıyla pişirilmez. Çeşitli kaliteli çaylar harmanlanır, kokulu çay katılır içine ve babadan kalma usulle demlenir. Sabahsa içi görünen kız belli cam bardakta, akşamüzeriyse porselen fincanda tüketilir. Geceleri benim tercihim yine cam bardaktır. Yaşam bir amaç için kullanılmak zorunda olduğumuz, bir sefere mahsus şansımızdır. Onu oyun havalarıyla, göbek atmakla tüketeceğimize içine biraz kalite katmalıyız ki bir şeye benzesin. Yarın devam edelim bu konuya.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT