BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmralı’daki o adam

İmralı’daki o adam

İMRALI’DAKİ adam görevli savcılara şunları söylemiş: “Beni Rusya’dan İtalya’ya davet eden iki İtalyan milletvekilidir.



İMRALI’DAKİ adam görevli savcılara şunları söylemiş: “Beni Rusya’dan İtalya’ya davet eden iki İtalyan milletvekilidir. Aynı milletvekilleri beni daha önce Suriye’de de ziyaret etmişti... Bir Rus yolcu uçağı ile İtalya’ya geldim... Beni orada Tayfun Talipoğlu, Nilgün Cerrahoğlu ve Halûk Gerger adlı Türk gazetecileri ziyaret etti... Pasaportumu Güney Kıbrıs’tan aldım... İtalya’da barınamayınca yeniden Rusya’ya döndüm. Ruslar, burada en az altı ay kalabilirsin dedikleri halde ters bir tutum içine girdiler... 29 Ocak 1999’da Rusya’dan da ayrıldım. Yunanistan’a doğru yola çıktık...” ¥¥¥ İmralı’daki adam devam ediyor: “Yunanistan’a beni Budavas ve Nagazakis isimli Yunanlılar götürdü. Sonra gene Minsk havaalanına, yeniden Yunanistan’a taşındım. Yunanlılar, seni Kenya’ya götüreceğiz dediler, öyle yaptılar. Yunan Büyükelçiliğinde uzun süre kaldım. Bundan sonraki süreç buraya kadar gelme sürecim oldu.” “Yunanistan da Suriye gibi PKK’ya yakınlık gösteriyordu. 1994’te Yunanistan’da örgüt kampları açıldı. Lavrion’da, Elen Kampında ideolojik ve bomba eğitimleri veriliyordu. Ayrıca Yunanistan’da evlerimiz vardır. Yunanistan bize kilise ve sendikalar kanalıyle para yardımı yapıyordu. Yunanistan’dan her türlü yardımı aldık... İran’ın Urumiye şehrinde bir hastanemiz mevcuttur, kamplarımız vardır... İran gizli servisinden Seyit isimli zat Suriye’de iken beni sık sık ziyaret ederdi. Ermenistan’da temsilciliğimiz vardır. Orada ‘Botan’ isimli bir yayın organımız faaliyettedir... Almanya’da ağırlık sahibiyiz. Almanlar kendi mantalitelerine uygun kadroları PKK’nın başında görmek istemektedir... Almanya bir ara benim yerime bir ikinci adam arayışına girmiştir.” ¥¥¥ Bunlar sarsıcı îtiraflar. İmralı’daki adam konuşmayı sürdürüyor: “Almanya ve İngiltere Kâni Yılmaz’ı benim yerime düşünüyordu... Alman anayasası koruma teşkilâtından Grunevald isimli kişi beni Şam’daki evimde ziyaret etmiştir. Gene bir Alman milletvekili Lummer ile de Şam’da görüşmüştük... Onlara, PKK’ya yumuşak davranın dedim. Nihayet Alman Başsavcı Kaynehun ‘PKK bir terör örgütü değildir’ dedi... Almanya beni Türkiye’ye karşı kullanmıştır... Bütün Türk kamu yetkililerine açıkça söylüyorum, benim de yanılmalarım, hatalarım olmuştur.” “Örgüt elemanlarının bilhassa intihar ve yakma eylemlerine girmemelerini, saldırı konumuna geçmemelerini istiyorum.” ¥¥¥ Bu îtiraflarla Öcalan’ın portresini değil bazı ülkelerin kara-kızıl suratlarını da görüyorsunuz. Türkiye’nin hangi bâdirelerden geçtiğini, PKK dışında kimlere karşı mücadele verdiğini de öğreniyorsunuz. Daha bilmediğimiz kimbilir ne kadar kanlı-kinli oyun var?.. Yargılama srasında müthiş gerçeklerle yüzyüze geleceğimiz ortada... Bekleyelim bakalım. Öcalan ile birlikte belli ki yığınla ülkeyi de suçüstü yakalamışız.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT