BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyatlı bestekârı

Beyatlı bestekârı

Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi, Yahya Kemal Beyatlı şiirlerinin usta bestekârı Münir Nurettin Selçuk'u, ölümünün 22. yıldönümünde "Bir Tatlı Huzur" sergisiyle anıyor.



Türk musıkisinin önemli bestekâr ve yorumcularından Münir Nurettin Selçuk, ölümünün 22. yılında Sarıyer'deki Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi'nin düzenlediği "Bir Tatlı Huzur" başlıklı sergiyle anılıyor. Sergide, klasik Türk musıkisine önemli hizmetleri bulunmuş sanatçıların kıyafet ve enstrümanları da yer alıyor. Türkiye'nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi'nin, sanata ve sanatçıya saygı kapsamında düzenlediği sergi, bu konuda alanında gerçekleştirilmiş ilk etkinlik olarak da dikkat çekiyor. 2 Haziran'a kadar gezilebilecek "Bir Tatlı Huzur"un açılışında, Murat Bardakçı'nın "Türk Musıkisinde Modernleşme" konulu konferansı da ilgi gördü. Ayrıca, Murat Bardakçı (tanbur), Bora Ebeoğlu (ses) ve Ferruh Gençer (ses) üçlüsü tarafından Selçuk'un bazı eserleri ile bilinmeyen bir şarkısı daha icra edildi. İstanbul aşığı Türkiye'nin solist sıfatıyla, hem de frak giyerek sahneye çıkan ilk sanatçısı olan Münir Nurettin Selçuk, klasik Türk musıkisini bohem mekanlardan kurtaran bir isim olarak anılıyor. "Endülüs'te Raks", "Dönülmez Akşamın Ufkundayım", "Aheste Çek Kürekleri", "Aziz İstanbul" gibi Yahya Kemal Beyatlı'nın usta işi şiirlerine, usta işi notalar döşeyerek unutulmazlar arasına girmelerini sağlayan bu dev sanatçı, hiçbir zaman içkili gazinolara çıkmaması ile de biliniyordu. "Türkiye'nin Frank Sinatra"sı olarak tanıtılan ama bunu kabul etmeyen Selçuk, İstanbul aşığı bir sanatçı olarak her zaman bir istisna idi. "Bir Tatlı Huzur" sergisinde Münir Nurettin Selçuk'un yanısıra Leyla Saz, Neyzen Tevfik Kolaylı, Safiye Ayla Targan, Müzeyyen Senar, Sadi Hoşses, Zeki Müren, Refik Fersan, Fahire Fersan, Kemal Batanay, Haldun Menemencioğlu'nun kıyafet ve enstrümanları da yer alıyor. Yeni ufuklar açtı 1901'de İstanbul'un Sarıyer semtinde doğdu. Onbeş yaşında Darü'l Feyzi Musiki Cemiyeti'ne öğrenci olarak girdi; üç yıl sonra da, hanendelerinden biri olduğu bu topluluğun konserlerine çıktı. 1907'de Soğukçeşme Askerî Rüşdiyesi'ni bitirip Kadıköy Sultanî'sine yazıldı. Aynı yıl Darülelhan'a da girdi, Zekaizade Ahmed Efendi'den dört yıl ders aldı. Daha sonra Ali Rıfat Bey'in (Çağatay) başkanlığındaki Şark Musiki Cemiyeti'ne girdi; kurucuları arasında da yer aldığı bu dernekteyken Bestenigar Ziya Bey'dcn birçok fasıl meşk etti. Genç Münir Nurettin, ilk kez Şark Musiki Cemiyeti'nin konserlerinde solist olarak parladı. Askerlik görevi sırasında, 1923'te mülazım (teğmen) rütbesiyle Muzika-i Hümayun'a girdi; Cumhuriyet'in ilanından sonra da Riyaset-i Cumhur Heyeti'nde üç yıl görev aldıktan sonra ayrıldı. Aynı yıl Sahibinin Sesi plak şirketi adına Paris'e giderek iki yıl ses tekniği dersleri aldı. Dönüşünde, 22 Şubat 1930 gecesi, Beyoğlu'ndaki Fransız Tiyatrosu'nda kemanî Nubar Tekyay, kemençeci Ruşen Kam, tanburî Mesut Cemil ve kanunî Artaki Candan'ın sazları eşliğinde yepyeni bir anlayışla ilk sahne konserini verdi. Mikrofon kullanmadan, ayakta okuyarak verdiği bu konserlerde ortaya koyduğu icra üslubu ve tekniği solo icrada bir dönüm noktası oldu, yeni ufuklar açtı... Selçuk, Mısır, Irak, Suriye, Macaristan, Avusturya ve İngiltere'de konserler verdi. Mısır'da bulunduğu sıralarda Ümmü Gülsüm ve Abdülvahap ile dostluklar kurdu, bu çok ünlü sanatçıların takdirlerini kazandı. Sanatçı, 27 Nisan 1981'de öldü ve Bebek'teki Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110589
    % 1.15
  • 3.834
    % -0.77
  • 4.5217
    % -0.62
  • 5.1257
    % -0.35
  • 155.245
    % -0.42
 
 
 
 
 
KAPAT