BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > DMS’zedelere müjde: Hakkınız yanmayacak!

DMS’zedelere müjde: Hakkınız yanmayacak!

Memurluk için yeni bir sınavın yapılacağı açıklandığı günden beri eski hak sahipleri arıyor. Devlet memurluğu için daha önce yapılan merkezi sınavlarda kazanan hak sahipleri, kazanılmış haklarının ne olacağını soruyordu. Sınavın geçerlilik süresi 2 yıldı ve bu süre doluyordu; yüzbinlerce hak sahibini bu telaş sarıyordu. Ben de bu mağdur vatandaşlarımızın sesini hep duyurmaya çalıştım. Devlet adamlığı sorumluluğunu taşıyanların bu çığlıklara duyarsız kalamayacaklarına inanıyordum.



Memurluk için yeni bir sınavın yapılacağı açıklandığı günden beri eski hak sahipleri arıyor. Devlet memurluğu için daha önce yapılan merkezi sınavlarda kazanan hak sahipleri, kazanılmış haklarının ne olacağını soruyordu. Sınavın geçerlilik süresi 2 yıldı ve bu süre doluyordu; yüzbinlerce hak sahibini bu telaş sarıyordu. Ben de bu mağdur vatandaşlarımızın sesini hep duyurmaya çalıştım. Devlet adamlığı sorumluluğunu taşıyanların bu çığlıklara duyarsız kalamayacaklarına inanıyordum. Tahmin ettiğim gibi oldu. Devlet Bakanı Recep Önal aradı ve müjdeyi verdi: “Önceki sınavları kazananlara yeni sınavla ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıllık bir süre daha vereceğiz!” Bu, sınavı kazanıp da bekleyiş içinde olan herkesin beklediği bir müjde idi. Bu iki yıllık süre içinde, yeni sınavı kazanacaklarla birlikte, herkes eşit olacak, puanlara göre yerleştirilecek. Yeni sınavı ÖSYM yapacak. Bakan Recep Önal’ın belirttiğine göre yerleştirmeyi de ÖSYM yapacak. Devlet Personel Başkanlığı yerleştirme işine karışmayacak. Daha önce yayılan birçok “torpil” iddialarının da önüne geçilmek isteniyor. Artık kimsenin endişe etmesine gerek olmadığı, hakkaniyete uygun bir yerleştirmenin yapılacağı söylendi. Ölçü sadece puan ve doğru tercih olacak. Daha önce yapılan sınavları kazananların yapacakları tek şey, iş taleplerini, ilanlarını iyi takip ederek kaçırmamak, ve tercihlerini doğru yapmak. Gönlü kırık, beklemekten bitap düşmüş, ümitlerini yitirmiş bütün hak sahiplerine taze bir başlangıç, yeni bir ümit. Hayırlı olsun!.. Belediyeler Kanunu revize edilmeli 1930 yılında çıkarılan Belediyeler kanunu halen yürürlüktedir. Belediyeler, bu kanunda belirtilen hizmetleri tam manasıyla yapacak ne mali, ne de teknik güce sahiptir. Kanunun ve sistemin acilen revizyonu gerekmektedir. Sonradan merkezi yönetimin vesayet yetkisi dolaylı bir şekilde büyükşehir belediyelerine aktarıldı. Büyükşehir belediyeleri ile bağlı belediyeler arasında yetki, hizmet kargaşası, gelir dağılımında ihtilaflar ortaya çıktı. Bir an önce yeni bir düzenleme yapılarak, belediyelere belirli bir yönetim ve hizmet standardı getirilmelidir. Belediyelerin yönetiminde etkili olabilecek, eğitim kurumları, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ile yatırımcı devlet kurumlarının söz sahibi olabilecekleri yerel meclisler oluşturulmalıdır. > Turan Kocaman - ERZURUM Allah acısın bize Biz her zaman isteriz, malik olmak dolara Hürmetler olsun diye boyundaki fulara!.. Düştük hep koşuyoruz bir çetrefil kulvara, Kulu acımaz amma Allah acısın bize... Doğunca elimize verdiler borç senedi, IMF’ler bizdeki dermanları denedi. Şimdi gülüyor bize Mişon ile Kenedi, Onlar acımaz asla, Allah acısın bize... Dolara çoban olduk, bir ekmeğe güderiz, Kanımız pahasına borcumuzu öderiz, Belki de ödemeden bu dünyadan gideriz, Kimse acımaz ama Allah acısın bize... Rakamlar öyle uzun, sıfırları bitirdik, Bu kulvarda dostlarım, yolumuzu yitirdik. Kendi isteğimizle bir labirente girdik, Yol-yordamı kaybettik, Allah acısın bize... Daha dünkü devletler yaparken uçak-roket, Hazırladık onlara tebrikler için buket, Kurtuluşun fişine bulamadık bir soket, Kulları acımaz ya, Allah acısın bize... > H. Hilmi Levent - TARSUS Öğrenci burs ve kredileri hangi kıstaslara göre veriliyor? Sayın Hasan Gemici’nin dikkatine; Ailemin yeğeni Çanakkale’de, 18 Mart Üniversitesi’nde okumakta ve kız yurdunda kalmaktadır. Geçen seneki izin döneminde hep bir arada iken, formları doldurmuş, göndermişti. İki gün önce bize çektiği mesajda, bütün arkadaşlarına, hatta hiç ihtiyacı olmayan arkadaşlarına bile burs çıktığını, fakat kendisine çıkmadığını haber veriyordu. Telefonda da ağlayarak, kendini harap ediyordu. Biraz teselli etmeye çalıştık, ama çok ihtiyacı olduğu için fazla başarılı olamadık. Türkiye’de biri üniversitede, biri de süper lisede olmak üzere iki evladımızı okutmaktayız. Kendi özel harcamalarımızdan kısıp, yeğenimize 100 Euro gibi ufak bir yardımda bulunduk. İmkanımız olsaydı, hiç tereddütsüz bu yeğenimizin eğitim masraflarını üstlenirdik. Daha önce de köşenizde bir öğretmenin benzer şikayeti vardı. Orada da, bu bursların ihtiyacı olana çıkmayıp, ihtiyacı olmayana çıktığı, bu konuda adaletsizlik yapıldığı belirtiliyordu. Bizim yeğenimiz de çiftçi bir babanın kızı, annesi de ev hanımı; maddi durumları da iyi değil. Buna çıkmayıp da ihtiyacı olmayana nasıl çıkar? Bu işin sağlam bir kıstası yok mu? Yetkililerin bu yanlışı düzeltip, hakkaniyete uymalarını bekliyoruz. > Fahri Kuyumcu - ALMANYA Neyle meşgulüz?!. Diğer ülkeler bilim ve teknikte ilerleyip, uzay çağını, bilim çağını yakalamışken; biz neyle uğraşıyoruz, hangi çağı yaşıyoruz? Bilim çağının yanına bile yaklaşamıyoruz; çiğ köfte, Adana Kebap, Maraş Dondurması, Kayseri Pastırması, İnegöl Köftesi, Afyon Kaymağı vs... Başkaları uzayda şehir kurmaya çalışırken, bizim yaptığımız da bunlar... İnsanların kılık kıyafeti ile uğraşıyoruz, ilim yollarını kesiyoruz. Ceviz kabuğunu doldurmayan meseleler üretiyor, onlarla uğraşıyoruz. Bu bir rezalettir. Kabuğumuzu kırmalıyız. Eğer biz kabuğumuzu kırmazsak, başkaları kırar. İşte o zaman ezilir, telef oluruz... > Rumuz: Antalya
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT