BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çukurova’nın Efsane kenti... SEYHAN

Çukurova’nın Efsane kenti... SEYHAN

Buralarda bir efsane, bir deyiş var halk arasında: “Adana selden, Tarsus yelden, Misis, yılandan gidecek”diye. Efsane, Doğu Akdeniz’in tarihten gelen bu 3 önemli merkezinin, gelecekte karşılaşacakları ve kaçamayacakları tehdit üzerine kurulmuş. Ama insan isteyince nelere kadir!.. Evet, 50’li yıllara kadar Seyhan Nehri Toroslardan gelen coşkun sularıyla esir etmiş Adana’yı ve Çukurova’yı. Sel hayatlarının bir parçası olmuş yüzlerce yıl. Ancak, Seyhan Barajı ile 56’da Seyhan’ın azgın sularına gem vurmuş insan eli. Toroslardan aldığı bereketi, ülkemizin tarım merkezi, “sopa diksen ağaç olur” denen Çukurova’ya sunuyor Seyhan Nehri... Pamuk oluyor... Ve göz alabildiğine portakal bahçeleri... Ve Çukurova’nın, hani meşhur ağaları var ya, eski siyah-beyaz filmlerden tanıdığımız pamuk ağaları!.. İşte onların memleketindeyiz bu hafta.



Ama ne ilçe!.. Doğu Akdeniz’in büyük merkezi Adana’nın kalbinde, adını güzeller güzeli Seyhan Nehri’nden almış. Nüfusu ve geliriyle Türkiye’nin “EN”lerinden Seyhan Belediyesi 800 bin’i aşan nüfusuyla “BENİM! DİYEN İL’DEN BÜYÜK” bir ilçe. Zaten yeni tamamlanmış belediye hizmet binası ihtişamıyla bunu gözler önüne seriyor. Türkiye’nin en büyük ilçesi ama farklı bir büyüklük!.. Geçen hafta da dikkat çekmeye çalıştığım GÖÇ bunun sebebi. İşte bu büyüklük ikiye ayırmış Seyhan’ı. Şehrin iki yüzü var sanki! İstanbul’da Nişantaşı’nın lüks butiklerini aratmayan, gösterişli otomobillere sıkça rastlayacağınız caddeleri zenginliğinin göstergesi... İhtişamı tartışılmaz yüzünün yanısıra, Güneydoğu’dan göçün getirdiği yük, kentin diğer yüzü. Seyhan’ın bu diğer yüzünde ise lüks butiklere, gösterişli otomobillere rastlamak mümkün değil. Yaşama mücadelesi hakim oralarda. Güneydoğu’daki işsizlik yollara dökmüş insanlarımızı. Binlerce insan iş bulmak için , yeni memleketleri Adana’ya, Seyhan’a gelmiş çoluk çocuk. Yük aslında kentin, belediyenin sırtında değil sadece. Gelenler hâlâ zor hayat şartlarıyla birlikte, memlekettten getirdikleri işsizliği sırtlarında taşıyor. Ankara’nın göçle gelen bu sıkıntılara çare bulması Seyhan Belediye Başkanı Yıldıray ARIKAN’ın tek dileği. Bana da buradan ilgililere seslenmek kalıyor. Türkiye genelindeki diğer ilçelerle kıyaslandığında, Seyhan Belediyesi’nin gücü tartışılmaz. Tıpkı şehrin üstesinden gelmesi gereken sorunlarının büyüklüğü gibi. Sözkonusu bölgelerde kentin “gülen yüzünü” yakalamak gerçekten zor. Ancak Başkan en azından yollarda standartı sağlama çabasında. Beton-parke yolları gösteriyor. Ve bunu kentin tamamında başaracağını anlatıyor. İnancı tam. Amacı kent genelinde standartı yakalamak. Kararlılığı, başaracağının göstergesi sanki. Örnek olmalı!.. Başkan ARIKAN belediyeciliğin yanısıra sosyal yönüyle de dikkat çekiyor. “Belediye bizim kadar onların da belediyesi. Dertlerine ortak olmak yetmez, herşeye rağmen onları ayakta tutan umut ışığını hep canlı tutmak içindir bütün çabamız. Belediyecilik sosyal sorunlara da çözüm üretmektir” diyor. Birlikte geziyoruz... Seyhan Belediyesi Bakım Yurdu, Doğal Park ve Engelli Çocuk Parkı... Böyle hassas bir konuda belediyenin hizmet anlayışı ve başardıkları ortada. Gördüm ki başarmışlar “mutluluğu sunmayı”... Buruk bir mutluluk. Sırtımdaki yükü aslında gördüklerimi geçen hafta TGRT ekranlarında sizlerle paylaşmak aldı. Engelli çocuklara sağlanan imkan, ailelerinin de yüzünü güldürüyor herşeye rağmen. Ve Yaşlılar Bakım Yurdu’nda birbirlerinin yalnızlığına çare bulmuşlar, çare olmuşlar sanki. Üç metrelik kebap Sıkı durun, 3 metre Adana kebabı geliyor! Dünyada zaten tekti. Kendi rekorunu kırdı. Evet, gördüm, tam 3 metre. Hem de ne lezzet!.. Adana’da kebabçılar yarışıyor aslında. Haksızlık etmemek lazım diğer ustalara. İstanbul’da yediğimiz Adana kebabı değil. Buradaki, bambaşka. Şalgamından mı, havasından mı bilmem ama Adana kebabı, Adana’da yenmeli. Ya da Adana’dan İstanbul’a usta transfer etmeli. Tarihi Büyüksaat’in yanıbaşındayız. “Tenekeciler” diyorlar buraya. Bambaşka bir ortam. Doğru, kebap burada yenirmiş. Tenekecilerin geçmişten gelen özgün havası kaybolmamış. Lüks değil, ama otantikliği tartışılmaz. ÖNEMLİ UYARI: Bu haftaki uyarımız çok önemli. Kulak sağlığınızla yakından ilgili. Tenekecilerde “Gerçek Adana Kebabı’nı, özgün havasında yiyeyim” derken, kalıcı işitme problemleriyle karşılaşabilirsiniz. Tek çıkar yolunuz, cebinizden 500 binlikleri eksik etmemektir. Aksi taktirde Zurnacı Veysel’in kulağınızın dibindeki ısrarından kurtulamazsınız. Unutmadan, 500 binin takdimi de önemli. İlk başta zurnanın kulak parçalayan ısrarından paniğe kapılsanız dahi, korkmayın!.. Adanalı’lar yardımınıza yetişecektir. Çünkü gerçekten konuksever insanlar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107921
    % 1.38
  • 3.8353
    % -0.54
  • 4.5054
    % -0.9
  • 5.1351
    % -0.04
  • 153.999
    % -0.04
 
 
 
 
 
KAPAT