BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İğne ve çuvaldız

İğne ve çuvaldız

Beyinle ağız arasındaki mesafe çok kısadır. O yüzden insanların çoğu bir nefeste konuşuverirler ve ortaya sorunlar çıkar. Bu işin formülü önce konuşup sonra düşünmek değil, önce düşünüp sonra konuşmaktır.



Beyinle ağız arasındaki mesafe çok kısadır. O yüzden insanların çoğu bir nefeste konuşuverirler ve ortaya sorunlar çıkar. Bu işin formülü önce konuşup sonra düşünmek değil, önce düşünüp sonra konuşmaktır. Türkiye’de en çok karşılaştığımız problemlerden birisi iletişimsizlik. Hepimizin ana dili aynı olduğu halde bir türlü anlaşamıyoruz. Bu sıkıntının sebebi, biraz önce yazdıklarım. Bütün bunların nereden çıktığını merak ediyorsunuzdur. Son günlerde izlemeyeni dövecekler neredeyse, Hande Ataizi’nin Sevda Demirel’den yediği tokat hadisesini biliyorsunuzdur. Olayı ilk izlediğimde şaka zannettim. Böyle bir şeyin gerçekten yaşanabileceğine en ufak bir ihtimal veremedim. Bir televizyon programı, bir sunucu, bir konuk... Yanlış olan, hiç olmaması gereken ise üslup! Birbirlerini fuhuş yapmakla suçlayabilen sunucuyla konuk olabilir mi? Bu mertebelerdeyse insanlar, fuhuş gibi çirkin bir kelime hayatlarına girmiş olabilir mi? Hal böyleyse biz, benim bildiğimden daha çok bitmişiz demektir. Çirkin, yapışkan kelimelerden kurulu cümleler söylendikçe gerilen sinirler ve yerinden fırlayıp sunucuya tokat atan bir konuk! İnanılır gibi değil. Sonrası daha da tuhaf. Olaydan sonra on dakika ara veriliyor. On dakikanın bitiminde dayağı yemiş olan Hande Ataizi stüdyoya dönüyor, seyirciden özür diliyor ve çekim kaldığı yerden devam ediyor. Bu nasıl tahammül böyle? Yediği tokadın etkisiyle yıkılmış olması gerekmez mi? Elbette gösteri devam etmeli kuralını biliyorum ama her şeyin bir dozu olması gerekmez mi? Yoksa bütün haysiyet sınırları kalktı mı ortadan? Sevda hanıma gelince... Ona söyleyecek söz bulamıyorum. Ne denebilir ki? Gururuna dokunan sözler sarf edildiyse stüdyoyu terk edebilirdi. Ya da kalıp derdini anlatmaya çalışabilirdi. Ama tokat atmak ne demek? İnsanlar artık hiçbir şeyden çekinmiyorlar. İkisinin de hanım olması, orada canlı yüzlerce seyirci önünde bulunuyor olmaları, kameraların kayıtta olması falan hiç umurlarında değil. İyi de bu insanlar neyi umursuyorlar o zaman? Ölçüsüz ve sınırsız özgürlük, pervasızlık işte bu sonuçları getiriyor. İnsanlar kavga edebilirler. Benim kadar asabi bir insanın bunu anlaması zor değil. Fakat işi bu boyuta taşımak kabul edilemez. Sonuç? Sonuçta bu programları çocuklar izliyor, eğitimsiz kişiler izliyor ve etkileniyorlar. ‘Demek böyle yapılabiliyormuş’ mesajını alıyorlar. Televizyon denen gücün kötüye alet edilmesinden başka bir şey değil bu. Birde kimleri sanatçı diye ünlü yaptığınızı görün istiyorum. Bu insanlar siz izlediğiniz için oralardalar. İğneyle çuvaldız hikayesi kısacası.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT