BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Turgut Özal’ın ölümü...

Turgut Özal’ın ölümü...

Cumhurbaşkanı Özal’ın ölümü, millet nezdinde daima şüpheli kalmıştır. Bu bizim milletin bir hususiyetidir. “İsbat et” deseniz belki isbat edemez ama inançla aynı sözü sarfeder “öldürdüler”. Evet. Turgut Özal için milletin hükmü budur. “Öldürdüler”. Buna samimiyetle inanır. Aynı şüpheyi taşıyanlardanız. Yazılarımızda da hep ifade ettik..



Cumhurbaşkanı Özal’ın ölümü, millet nezdinde daima şüpheli kalmıştır. Bu bizim milletin bir hususiyetidir. “İsbat et” deseniz belki isbat edemez ama inançla aynı sözü sarfeder “öldürdüler”. Evet. Turgut Özal için milletin hükmü budur. “Öldürdüler”. Buna samimiyetle inanır. Aynı şüpheyi taşıyanlardanız. Yazılarımızda da hep ifade ettik.. Nitekim bir Entellektüel Boyut programında Korkut Özal da bunlara temas etti ama bütün ısrarımıza rağmen “kim?” sorusuna cevap vermedi, veremedi. O tarihlerde Özal ailesi, başta Semra Özal olmak üzere öldürülme ihtimaline pek iltifat etmiyorlardı. Bugün kanaat değiştirmiş durumdalar. Tabii o kadar yıldan sonra katil izi aramaları kendilerini zora sokmuştur. Haliyle “neden bu kadar sustunuz?” sorusuna cevap vermekte sıkıntıya düşerler. Açıklanan şekliyle Turgut Özal’ın hayatını kaybetme şekli bir sabah koşu bandında spor yaptıktan sonra yorgun düşüp vefat etmesidir. Bunu Semra Özal da açıklamıştı. Zaten öyle olup olmadığını da en iyi kendisi bilirdi. Şimdiyse 17 Nisan sabahı bandda yürümediğini, bir odadan diğerine geçerken arkasında kendisini takip eden kocasının aniden yere yıkıldığını, dönüp üstüne eğildiğinde aynen kendi söyleyişiyle “gitmiş” olduğunu haber vermekte. Peki niçin bu gerçek başka türlü izah edilirken hep susuldu? Yoksa Özal ailesi bir tehdit altında mıydı? Bir de Ahmet Özal’ın anlattığı var. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden bir hekim, Özal’ın hastanede kan numunesi olduğunu, bunu istediği zaman alabileceklerini haber verdikten bir buçuk gün sonra kan yok olur. Aynı hekim, kanı bir hemşirenin yanlışlıkla döktüğünü iddia eder. Üzerinde ‘Turgut Özal’ yazan bir kan şişesini hemşirenin dökmeye cesareti olabilir mi? Konu biraz da Demirel’in etrafında odaklaşıyor. Özal döneminin başbakanı net açıklama yapmalıdır. Turgut Özal’ın kalan ömrüyle alakalı malumat, Houston hastanesinden ne zaman gelmiştir. Bu malumatın geliş şekli nasıldır? Haberi kim yollamıştır? Evrak var mıdır? Demirel, bu bilgileri kime vermiştir? Hüsamettin Cindoruk’a açıklamış mıdır? O’na arkadaşı olduğu için mi, yoksa meclis başkanı olması münasebetiyle mi haber vermiştir? Cindoruk’a haber vermesi, resmi kanalla mı olmuştur? Haber, Cindoruk’la paylaşılmışsa neden aynı zamanda Özal ailesi de haberdar edilmemiştir? Diğer taraftan böyle bir bilginin varlığı, şu karşı görüş önünde tartışmalıdır. Ne deniyor? Amerikan hastanecilik sisteminde şeffaflık hakimdir. Dolayısıyla ömrüyle alakalı o bilgiler doğrudan hastanın kendisine söylenir. O halde geriye yalnızca merhumun saç örneği kalıyor. Ancak bu safhadan sonra saç örneğinden elde edilen veriler ne kadar inandırıcı olabilir? Kime güvenilecek? Turgut Özal, bilindiği gibi bir suikast yaşamıştır. Suikasti kim veya kimlerin yaptığını ne yazık ki kendisiyle beraber bir sır olarak mezara götürdü. En azından bugünkü tahmin o yönde. Demek ki Özal’ın mevcudiyetini ortadan kaldırmak isteyenler vardı. Öldürmek isteyenler de onlar olabilir. Veya tamamen başka merkezler de mümkün. Ölüm tarihi Balkanlar, Orta Asya ziyaretleri sonrasına denk geldi. Buralara ziyaretler yapıyor, uçaklar dolusu işadamımızı beraberinde götürüyor, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Büyük Türkiye’den söz ediyor, “21. Asır Türk asrı olacak” diyordu. Bunlar, bazı başkentleri tedirgin etmiştir. Orta Asya’da yemeğine katılan ve tedricen ölüme götüren bir zehirle öldürülmüş olması çok da mantıksız değil. Bunu Türkiye’nin müttefikleri de muhalifleri de yapabilir. İçerden olamaz mı? Her şey mümkün. En iyisi bir araştırma komisyonunun kurulmasıdır. Bu komisyon, suikastçi Kartal Demirağ’ın, Amerika’da ameliyatını yapan hekimlerin, tedavinin seyrini takip eden hekimlerin, ameliyatta refakatçilik yapanların, ziyaret edenlerin, seyahatinde yanında bulunanların, korumalarının ifadelerine müracaat etmeli, gerek hastanede ve gerekse Balkanlarla Türk cumhuriyetlerindeki yemek menülerine kadar araştırma yapmalıdır. Bunları yaparken, diplomat, savcı asker, istihbarat elemanı, dedektif ve emniyet mensuplarından istifade olunmalıdır. Üzerinde özellikle durulacak hususlar şunlardır: Şayet vaki ise Demirel’e ulaşan bilginin kaynağı. Bu bilginin kullanılış şekli. Vefat günü köşkte ambulans ve hekim sıkıntısı çekilmesinin sebebi? Hacettepe Hastanesi’ne kimlerin ne şekilde haber verdiği? Semra Özal’ın neden ifade değiştirdiği. Ahmet Özal’ı arayan doktorla kanı kazaen döktüğü söylenen hemşirenin bildiklerinin anlattırılması.. Ailenin diğer fertlerinin, dünürlerin dinlenmesi. Bu yazıyı aynen halkın kullandığı cümleyle bitiriyoruz: “Adamı öldürdüler”... Kim, ne zaman, niçin? Bunlar, herhalda hiçbir zaman anlaşılmayacak. Onun için her türlü araştırmayı yapmalı, fakat merhumu mezarında da rahat bırakmalı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT