BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Can Dündar’ın armut bahçesi!

Can Dündar’ın armut bahçesi!

Çarşamba günü “Kemal Abi’nin Haftalığı”nda Can Dündar’ın, “Bahçedeki Fener” adlı sözüm ona Fenerbahçe belgeselini ağır bir biçimde eleştirmiştim.



Çarşamba günü “Kemal Abi’nin Haftalığı”nda Can Dündar’ın, “Bahçedeki Fener” adlı sözüm ona Fenerbahçe belgeselini ağır bir biçimde eleştirmiştim. Dündar’ı bu işe yönelten ve de öğrendiğime göre tonla da para veren 1907 Fenerbahçe Derneği acaba son bölümü izledi mi? İzlemiştir de, kulübünün tarihi iyi bilmeyenlerden kurulu bu dernek hiç bir şeyin farkına varamamıştır. Üstelik, hangi hak ve yetkiyle böyle bir fos işe F.Bahçe adını kullanma izni verilmiştir? F.Bahçe yönetiminin sadece tanıtım gecesine katılmamakla gösterdiği tepki yeterli değildir. Hukuk yolundan giderek bu belgeselin önü kesilmelidir. Neden mi? Bakın 3. bölümdeki en büyük eksikliği anlatayım sizlere... Okuyun da, sonra kimin haklı olduğuna karar verin. Can Dündar muhteremleri, 1967-68 sezonunu anlatırken, F.Bahçe’nin 5 kupayla kırılması güç bir rekora imza attığını vurguluyor. Belli ki, arşivleri araştırmış... Araştırmış da, kendisi de ve de yazık ki karşısına alıp konuştukları da en önemli başarıyı atlamışlar. Ne mi? Ey 1907, ey Can Dündar, F.Bahçe o sezon, bir Türk takımı olarak UEFA resmiyetinde olmasa da yabancılarla organize edilmiş ilk kupayı kazanmıştır. O kupanın adı da Balkan Kupası’dır. Bu büyük başarıdan tek kelime bile etmeden F.Bahçe belgeseli hazırlıyorsan, onun adı ancak böyle “Bahçedeki Fener” gibi ipe sapa gelmez bir isim alır. Ama Can Dündar muhteremleri detay olarak sadece oynanmadan kazanılan Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı vurguluyor. Vah, vah, vah! Belli ki, 1943’deki Maarif Kupası heybeti ile Can beyi etkilemiş. Pişirip pişirip onu koyuyor sofraya... Tabii ki, muhteşem... Ama o kupayı kazanan takımın fotoğrafının altını okuyup oyuncuların isimlerini sıralıyor. Öyle olmaz... Kim hangi mevkide oynamışsa, öyle sayacaksın... Ama bunu yapabilmen için F.Bahçe’nin tarihini bilmen lâzım... Tabii başkalarının da... Bu üçüncü bölüm galiba son bölüm... Vah, vah, vah! Hani nerede Nice ve Csepel maçları... Manchester’e takılıp kalmış Can bey! Ama asıl önemlisi Şenol’lu, Birol’lu takımın Avrupa Kupaları’ndaki başarıları... Dizi, sünnet düğünü gibi geçip bitiyor. Güle güle kullanın...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT