BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eko Life

Eko Life

Küba ile çok büyük anlaşmalar yapıp Tekel’in bünyesinde kurulan puro fabrikası, daha birinci yılını doldurmadan “nadasa” çekildi. Ümitle başlayan Türkiye’nin puro macerası ne yazık ki hüzünle noktalandı.



Puro işini beceremedik Küba ile çok büyük anlaşmalar yapıp Tekel’in bünyesinde kurulan puro fabrikası, daha birinci yılını doldurmadan “nadasa” çekildi. Ümitle başlayan Türkiye’nin puro macerası ne yazık ki hüzünle noktalandı. Tekel’in Cevizli’deki Ambalaj Fabrikaları içerisinde kurulu bulunan puro fabrikası, verilen ifadeye göre “şimdilik” kapatıldı. Sebep! Türk tiryakilerin puroya ilgi göstermemesi oldu. En küçük paketleri 6 milyon liradan satışa sunulan midi ve mini Küba purolarında beklenen satış olmayınca, fabrikanın kapısına kilit vuruldu. Yıllık 10 milyon adet puro üretmeyi amaçlayan Tekel, bunların 7.5 milyonunu ihraç 2.5 milyonunu ise yurtiçine vermeyi planlıyordu. Üretilmiş bulunan 3 milyon 800 bin adet puro ise şu anda klimalı depolarda bekletiliyor. Sadece iç piyasa için değil ihracat için de düşünülen purolara için yurtdışından da talep gelmeyince bütün planlar alt üst oldu. Edindiğimiz bilgilere göre, aylar önce deneme için Hollanda’ya, İsviçre’ye, Almanya’ya Türkiye’de üretilen Küba puroları gönderildi. Ancak hiç bir sipariş gelmedi. Hatta Yunanistan bile numune istedi. Onlar da itibar etmeyince, Türk-Küba purosuna “depo yolu” gözüktü. Olayı biraz eşelediğimiz zaman karşımıza yine devlet çıktı. Vergilerin ağırlığı yüzünden puroların iç piyasaya ucuz verilemediğini öğrendik. Sadece tütünün kilosunda ithal edilirken 3 dolar fon alınması, satış fiyatının yüzde 70’inin vergi ve fon olarak devlete geri dönmesi puroyu sigara karşısında mağlup ettirmeye yetti. Üstüne üstlük bir de kriz başlayınca, puro macerası başlamadan bitti. Fabrika ileride açılacak, diyorlar. Zor açılır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışırsan, başına gelecek işte budur. Bu madalyonun bir yüzü... Diğer yüzünde ise, bir dram yaşanıyor. Kapanan puro fabrikasında çalışan 30 kişinin iş akitleri feshedildi. Yani işten atıldılar. Fabrika tekrar açılırsa, işe alınma önceliği bu çıkarılan kişilerde olacakmış. Bu kriz ortamında milyonlarca dolarlık böyle bir yatırım macerasına girmenin ne alemi vardı, diye sorduğunuzu, duyar gibi oluyorum. Puro fabrikasının açılacağı günlerde yazmıştık, tekrar yazalım: Şu işe girişmeden önce, piyasada bir araştırma yapsaydınız... Türk insanı puro içer mi içmez mi, diye sorsaydınız, fena mı olurdu sanki? Yazık değil mi şimdi, o batan milyonlarca dolara? Sana ne ülke meselelerinden! Manisa’da 3 aylık bebeğin açlıktan ölmesinden sonra Zonguldak’ta 1.5 yaşındaki bir bebeğin de açlıktan ölmesini yazmayacaksın. Onun yerine, “memleket güllük gülistanlık” yazıları yazacaksın. Üretim yok, tüketim yok, millette para kalmadı, enflasyon tabii ki düşer, demeyeceksin. Ne diyeceksin peki? Hükümet başarılı ekonomi politikalarıyla enflasyonun canına okudu, diyeceksin. Anayasa Mahkemesi Başkanı, Yargıtay Başkanı bile yasaklara kızarken, öğrencilerin kıyafet yüzünden okullara alınmamasını eleştirmeyeceksin. Aferin, devlet işte böyle korunur, diye haberler döktüreceksin. TRT 1’de arabeski yasakladınız, TRT’nin öbür kanallarında yayınlanan ‘Rock Müzik Market’ adlı programda yabancı grupların ağıza alınmayacak derecede küfürlü ve müstehcen sözlerle dolu şarkıları bas bas çalınıyor, diye hatırlatma yapmayacaksın. Arabesk kötü, bol küfürlü rock müzik çağdaşlıktır, diye yazacaksın ki, entelliğin ortaya çıksın. Türk işadamları yurtdışına kaçıyor, oralara yatırım yapıyor, indirin şu vergileri, bitirin şu bürokrasiyi, diye yazmayacaksın. Onun yerine, artırın şu vergileri, zaten bu işadamları dünya kadar para kazanıyor, vergi vermemek için yurtdışına kaçıyorlar, diye yazacaksın ki, ne kadar liberal ekonomist olduğun belli olsun. Elin oğlu Almanya bile İsrail’e silah yaptırımı uygularken, siz niye 1 katrilyon liralık ihaleyi tam bu aşamada İsrail’e veriyorsunuz, biraz daha bekleyemez miydiniz? diye sormayacaksın. Araplar zaten tarihte bize düşmandı, oh iyi oldu, diye haberler ve makaleler döktüreceksin ki, o sırada işlenen soykırımı kimse farketmesin. Sana ne ülke meselelerinden, diye bazen aklıma bir soru takılıyor. Çoluk çocuğun ölmesinden, işsizlikten, yapılan tutarsız icraatlardan sana ne! Al bir köpek, bol bol resim çektir, hayvan sevgisi üzerine yazılar yaz. Burayı çok mu aradınız? Yenibosna’da kurulu bulunan Dış Ticaret Kompleksi’ne gidenler kapıdan içeri girene kadar burunlarını tıkamak zorunda kalıyorlar. Burun direklerini kıran müthiş bir çöp kokusu eşliğinde komplekse gelen yerli ve yabancı işadamları, başlarını hemen çevirdiklerinde, yolun karşısında bir yığın çöp kamyonu ve tenekelerinin yığılı olduğunu görüyorlar. Yani anlayacağınız yolun bir yanında Dış Ticaret Kompleksi yolun karşısında ise Bahçelievler Belediyesi’nin “katı atık temizleme” tesisleri... Hemen yanında da, Büyükşehir Belediyesi’nin “araba bakım servisi”, ağırlıklı olarak da çöp arabalarının tamiratı... Devlet Bakanı Kemal Derviş başta olmak üzere, yerli ve yabancı bir çok siyasetçi bu komplekse çeşitli defalar gelip gitmekte... Yetkililere sormak istiyoruz; Katı atık temizleme tesisleri yıllardır orada kurulu bulunduğuna göre, gelip tam karşısına Dış Ticaret Kompleksi’ni kurmak hangi akla hizmettir? Ticari bağlantılar yapmak üzere burada bir araya gelen yerli ve yabancı işadamlarını çöp kokularının içerisinde buluşturmak hangi dahinin fikridir? Bence Hülya Avşar Futbol Milli Takımımız için Dünya Kupası’nda çalınacak şarkıyı kim söyleyecek. Futbol Federasyonu’na bakarsanız, Tarkan... Dünya Kupası’nın sponsorlarından biri olan Sony firmasına bakarsanız, Hülya Avşar... Tarkan’ın söylediği şarkının sözleri çok basit... Tıpkı ‘vatan, millet, Sakarya’ edebiyatını andırıyor. Evet, müziği hoş ama sözlerinde derin bir anlam yok. Hülya Avşar’ın şarkı sözleri ise, daha anlamlı... Tarkan, “Zırdeliyiz biz” derken, Hülya Avşar, “Dünyayı kucaklamak istiyoruz” diyor. ‘Vatan, millet’ edebiyatı yerine derin ve anlamlı sözler içeren şarkının daha etkili olacağını düşünüyoruz. Bir de olayın traji-komik bölümü var. Tarkan, yılın en az yarısını yurtdışında, Amerika’da geçiren bir sanatçı... Hülya Avşar ise, sürekli içimizde... Her gün Türkiye’nin havasını kokluyor. Sinema oyunculuğunu beğenmesek de, yukarıda söylediğimiz kriterlerden yola çıktığımız zaman, Milli Takım’ın şarkısını Hülya Avşar’ın okumasının daha yerinde olacağını düşünüyoruz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT