BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Neden Amerika’dan geliyorlar...

Neden Amerika’dan geliyorlar...

Mehmet Ali Bayar ismi, önce Mehmet Ali Aybar’ı hatırlatmıştı. Sahiden; bugün, Aybar’ı kaç kişi bilir? Hani o bir zamanların meşhur Türkiye İşçi Partisi. Aralarında Çetin Altan ve daha nice marksist entellektüelin -o günlerde daha bu kelime yoktu, ilericilik adına münevver yerine aydın deniyordu- olduğu meşhur TİP. TİP, bir avuç milletvekiliydi; fakat iktidardaki Adalet Partisi’ne dolayısıyla Demirel’e kök söktürüyorlardı. İşçilerin sınıf iktidarını kurma hayallerindeki o parti, unutulup gitti. Zaten aralarından pek azı düşüncelerini bugünlere taşıdı.



Mehmet Ali Bayar ismi, önce Mehmet Ali Aybar’ı hatırlatmıştı. Sahiden; bugün, Aybar’ı kaç kişi bilir? Hani o bir zamanların meşhur Türkiye İşçi Partisi. Aralarında Çetin Altan ve daha nice marksist entellektüelin -o günlerde daha bu kelime yoktu, ilericilik adına münevver yerine aydın deniyordu- olduğu meşhur TİP. TİP, bir avuç milletvekiliydi; fakat iktidardaki Adalet Partisi’ne dolayısıyla Demirel’e kök söktürüyorlardı. İşçilerin sınıf iktidarını kurma hayallerindeki o parti, unutulup gitti. Zaten aralarından pek azı düşüncelerini bugünlere taşıdı. Aynı zamanda Nazım Hikmet Ran’ın yeğeni olan Aybar, TİP’in genel başkanıydı. TİP’i hatırlayanlar 50’li yaşlarında olanlar. Ne gariptir. Mehmet Ali Bayar, Mehmet Ali Aybar’ı hatırlattığı gibi teşebbüsü de Güven Partisi’yle çakışıyor. Yaşı 40’ın altında olanların “o da ne?” dediklerine eminiz. CHP’de ortanın solu rüzgârı esip, parti önce yavaştan yavaşa sonra da bütünüyle Bülent Ecevit’in kontrolüne girince -hakimiyetine değil- bir grup Atatürkçü partiden koptular. Ilımlı isimlerdi. Başlarında da Kayseri milletvekili Prof. Turhan Feyzioğlu vardı. CHP’nin meşhurlarındandı ancak risk almamasıyla tanınmıştı. Turhan Feyzioğlu da sinema oyuncusu Turan Feyzioğlu ile karıştırılırdı. Turhan Feyzioğlu ve arkadaşlarının partilerinin ismini açıkladıkları günün ertesi sabah, Necip Fazıl Kısakürek’in Bugün gazetesindeki ‘sermakale’sinin başlığı şöyleydi: ‘Güven Kasabı’. Bu keskin hiciv, kısadan izahtı. Turhan Feyzioğlu, ara dönemleri çok sevdi. Bir kerecik olsun başbakan olmak için yanıp tutuştu, siyasi literatüre “Atatürk milliyetçiliği” diye bir tabir soktu ama ancak ve ancak Milliyetçi Cephe hükümetinde Süleyman Demirel’in yardımcılığına kadar yükselebildi. Sonra da o kadro elenip gitti. O kadar uzağa gitmeye lüzum var mı? Şimdi 20’li yaşlarının saltanatını süren gençlerden hangisi 10 sene önceki Yeni Demokrasi Hareketi’ni hatırlar? O gençlerden 10’unu çevirip “YDH” size neyi çağrıştırıyor diye sorsanız?” Acaba, kaçı, Cem Boyner’le bir münasebet kuracaktır. 1 Bilemediniz 2 kişi ancak çıkar. Halbuki “Beymen’le kimin arasında ilgi kurarsınız?” deseniz; 10’un en az 8’i “Cem Boyner” diyecektir. Bir parti bir giyim firması kadar köklü olamazsa onun yaşama şansı yoktur. Boyner, siyasette, ticaretteki başarısını gösterememiştir. İsmi Mehmet Ali Aybar’la karıştırılan Mehmet Ali Bayar’ın AP’li bakanlardan Nuri Bayar’ın oğlu olduğunu daha sonra öğrendik. Bir diplomatmış. Efendi ve çalışkan biri olduğu belli. Ama siyaset sipariş üzerine yürümez. Birileri bir gün kalkıp üstelik yerini dolduran bir diplomatı istifa ettirip iki manşet eşliğinde Türkiye’ye taşıyor. O da daha ilk adımda Kur’an-ı kerîm öpüyor, bayrak kokluyor vs. Koç kesip -adına da hiç alakasız bir şekilde kurban demezler mi?- kanını alnına neden sürmediler acaba? Bunlar çok yersiz davranışlar. Politik malzeme yapılma isteği de çok gerilerde kalmıştır. Görünen o ki halkın tabiriyle ‘Şemsiye Partisi’ Bayar’la birlikte makyajlanıp iyi halliler partisi, tuzu kurular, sermayedarlar partisi olacaktır. Halkın uzağında, kökü bu toprağa uzamayan bir heves hareketi. Doğruyu söylemeli... Bayar’a yazık olmuştur. O belki de hakikaten ileride mükemmel bir siyasetçi olacaktı. Onun için bu yurdun şartlarında pişmesi gerekirdi. Hiç bir hazırlık olmadan paraşütle Ankara’ya inmek olmaz, olamaz... kimse Demirelleri, Özalları karıştırmasın. Onlar, Anadolu’yu, Anadolu köylüsünü, köyü, kasabayı, esnafı, çiftçiyi, işçiyi, memuru, dulu yetimi, yoksulu biliyorlardı, halka halkın diliyle hitap edebiliyorlardı. Halk kendinden bir parça görmediğine oy vermez. Üstelik siyaset alanı parsellenmiş durumda. Bayar, şunu yapsaydı isabet olurdu. Kendine yakın bir partiye dahil olur, siyaseti ve Türkiye’yi tanır, ondan sonra bu yola girebilirdi. Siyasetçi bir aileden gelmesi yetmez. İlla ki bu toprakların hamuruyla, çamuruylu karılacak. Kemal Derviş, enflasyonu yüzde 3’e düşürse, TL’yi dolardan kıymetli yapsa... Bir ay sonra da siyasete soyunsa şansı hiç değişmez. Bir kere halk hükmünü vermiştir. ‘İthal bakan’. Derviş de Bayar da ‘yabancı’ sayılıyor. Çünkü halk, şuuraltıyla reaksiyon göstermekte “neden Amerika’dan geliyorlar?” Diyeceksiniz ki “kredi de oradan geliyor.” Evet öyle ama işte o zıt kavramları çözdüğünüz zaman bu milleti tanırsınız. Üstelik lider olmak öyle zor ki. Lokomotif olmak... Ne demektir o? O, çok büyük bir hadise. Lider, asırlar içinde çıkar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT