BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > EL ÖPENLERİNİZ ÇOK OLSUN

EL ÖPENLERİNİZ ÇOK OLSUN

Ankara polisi, boyları kadar çoluk çocuğa karıştığı halde kaydı-kuydu olmayan aileler için bir kampanya düzenlemiş.Hani gazetelerde okuruz sık sık, “700 toplu nikâh” filan, o hesap... Törene çocuklarıyla birlikte katılan aileler, “kayıt altına alındıktan” sonra sıraya geçip, bayramda büyükbabalarının elini öper gibi, emniyet müdürünün eline sarılıyor. Babalar, anneler...



Ankara polisi, boyları kadar çoluk çocuğa karıştığı halde kaydı-kuydu olmayan aileler için bir kampanya düzenlemiş. Hani gazetelerde okuruz sık sık, “700 toplu nikâh” filan, o hesap... Törene çocuklarıyla birlikte katılan aileler, “kayıt altına alındıktan” sonra sıraya geçip, bayramda büyükbabalarının elini öper gibi, emniyet müdürünün eline sarılıyor. Babalar, anneler... Vatandaş müdürün elini öptükçe, onlara elini uzatan müdür de şefkatli avuçlarıyla vatandaşın yanaklarını okşuyor. Anne ve babalar, burada, bir insanın elini öperken, şüphesiz devletin elini öpüyor. Müdür de kendi elini değil, devletin elini öptürüyor elbette... İnsanın “sahibinin” olması ne güzel. ..... Şimdi “çatlak ses” çıkarıp, sebeb ne olursa olsun, bir vatandaş emniyet müdürünün elini niye öpsün, deseniz. Kırk yıllık cevap hazırdır: Türkün örfü, adeti, devlete olan bağlılığı, devlet büyüklerine hürmeti, der devam ederler: Burada öpülen müdürün naçiz eli değil, devletin elidir. Emniyet müdürü devlet büyüğü olunca öbür büyükleri nereye oturtacağız? Vatandaş hükümet büyüklerini seçecek, hükümet büyükleri devlet büyüklerini atayacak, onlar da vatandaşa hamilik edecek. Bu büyüklere, “Afedersiniz efendim, maaşınızı nereden alıyorsunuz?” deseniz iyi niyetinizden şüphe ederler. Çünkü bizde kamu görevlilerinin maaşı vatandaştan toplanan vergilerle ödenmez. Devlet öder, devlet de kutsiyetinden dolayı vatandaşın ödeyeceği vergiye muhtaç değildir. SİZE NE? Fransızlar Le Pen sayesinde, kırk yıllık Chirac’larına yeni kavuşmuş gibi yüzde 80 oy vermişler. Bu demokrasinin zaferiymiş. Fransa kazanmışmış... İyi güzel de size ne? Siz nasıl kazanacaksınız, ona bakın. Kaldı ki bizim kazanmak, kaybetmek gibi bir derdimiz yoktur. Adamların başbakanı, cumhurbaşkanlığı seçimine katıldı, ilk turda üçüncü sıraya düşünce siyaseti bıraktı. Bizde bu oranla iktidar olunuyor. Bizim de bir Le Pen’inimiz olsaydı, Fransızlar kadar telaşa kapılmazdık. Niye? Çünkü sonradan ortaya çıkanı hesaba katmazsanız parlamentoya giren beş tane parti var.. Bu partilerin seçim meydanlarında ne söylediklerinin, ne vaat ettiklerinin bir önemi yok. İcraatlarına baktığınız zaman aralarında bir fark görebiliyor musunuz? Hangisi sağcı, hangisi solcu, hangisi liberal, hangisi fanatik.. Bütün yollar Roma’ya çıkar misali, seçimden önce kim ne derse desin iş başa düşünce aynı icraatı yapıyor. İcraat aynı oluyor, nimetlerden istifade edenlerin adı değişiyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT