BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kimseye haksızlık edilmez!”

“Kimseye haksızlık edilmez!”

Allahü teâlâ Fussilet sûresinde “İyilik ile kötülük müsâvî değildir. Sen (kötülüğü) en güzel bir tavır ile önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki yakın bir dost olur. Bu (haslete) ancak sabır eden kimseler kavuşturulur. Eğer şeytan tarafından hatırına bir vesvese gelirse, Allahü teâlâya sığın ki o her şeyi işitir ve bilir” buyurmuştur.



Allahü teâlâ Fussilet sûresinde “İyilik ile kötülük müsâvî değildir. Sen (kötülüğü) en güzel bir tavır ile önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki yakın bir dost olur. Bu (haslete) ancak sabır eden kimseler kavuşturulur. Eğer şeytan tarafından hatırına bir vesvese gelirse, Allahü teâlâya sığın ki o her şeyi işitir ve bilir” buyurmuştur. Resûlullah Efendimize bir kişi, “Yâ Resûlallah! Benim kölelerim var. Bana karşı yalan söylüyorlar, hıyânet yapıyorlar ve sözümü dinlemiyorlar. Ben de onları dövüyorum ve kötü sözler söylüyorum. Şimdi benim onların yanında durumum nasıl olur?” dedi. Cevâbında buyurdular ki: “Onların yalan, hıyânet ve isyânları senin onlara yaptığın döğme, söğme ile hesâb edilecektir. Eğer senin yaptığın kötülük onlarınkinden az ise, sana fazîlet olacaktır. Senin ikâbın, azarlaman, dövmen, sövmen onların günâhı kadar olursa berâber olacaktır. Eğer senin kötülüklerin onların günâhlarından fazla olursa, fazlalık kadar senden karşılığını alacaklardır.” O kişi bunu duyunca ağlamağa ve yüksek sesle inlemeğe başladı. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” “Kur’ân-ı kerîmde okumadın mı ki, Allahü teâlâ (Kıyâmet günü adâlet terâzîleri kurarız. Artık hiç kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş) bir hardal dânesi kadar da olsa onu (adâlet terâzisine) getiririz. Hesab gören olarak biz (herkese) yeteriz” buyurmuştur. Bunun üzerine o kişi, “Onlardan ayrı kalmaktan dahâ iyi bir şey düşünemiyorum. Sizi şâhid yapıyorum ki onları âzâd ettim” dedi. Allahü teâlâ kerim olan Resûlü hakkında Kalem sûresi dördüncü âyet-i kerîmesinde “Elbette sen yüce bir ahlâka sâhibsin” buyurmuştur. Âl-i İmrân sûresi, yüzellidokuzuncu âyet-i kerîmesinde de, “Allahın rahmeti sebebi ile halka yumuşak davrandın. Eğer kötü huylu ve kötü kalbli olsaydın, elbette etrafından ayrılırlardı. O hâlde onların kusûrlarını bağışla, mağfiret olunmaları için duâ et, her işte onlarla meşveret et” buyurulmuştur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT