BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anadolu yollarında

Anadolu yollarında

Göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor zaman... Binlerce kilometreyi aşalı çok olmuş, kamyoncu tabiriyle devireli çok olmuş...



Göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor zaman... Binlerce kilometreyi aşalı çok olmuş, kamyoncu tabiriyle devireli çok olmuş... KOLAY MI!.. İstanbul'da, Büyükkent'te yaşamanın bizlere unutturduğu TAT'ları arama yolunda binlerce kilometre... Göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş, DESEM! Yo, diyemem. Hatırlıyorum. Anadolu'da Ayşelerin, Fatmaların sıcak gülüşlerini. Ahmet Dede'nin " Yolun açık olsun, kızım" deyişini, Nigar Abla'nın açtığı böreği. Halil Usta'nın eliyle diktiği yemenileri giyiyorum ayağıma hâlâ, İstanbul'da, evimin soğuk akşamlarında. Ve kuruluyorum bilgisayarın başına.(Yetişmesi lazım yazının sabaha. Aslında baskıya yetişmek değil kaygım, karıncanın yuvasına yemek götürürken ki telaşıdır bendeki...) Kaç il gezdim, kaç ilçe?.. Kaç gözle konuştum?...Ya kaç insan tanıdım, kaç farklı hayat hikayesi...Gözleri hâlâ aklımda, Dudu Ablalar, Halil Ustalar... Hepsinden birer TAT, kalbimde... Evet, kendi büyük kentimden uzak, Anadolu'da katettiğim binlerce kilometre... İstanbul!.. Büyükkent!...Tek güzel!... derken, ne acı ki, gördüm. ALDATILMIŞIZ!... Göreli çok oldu, bakmayın bugün yazdığıma. Zorla değil, suçlu aramayalım. Kendi kendimizi kandırmışız. Büyükkentte yaşamanın bizlere sunduğu avantajları ne de büyütmüşüz gözümüzde. Doğrudur, artıları vardır. Ama ne bedeller ödemişiz. Ödüyoruz ya da hâlâ... Herbirimizin kendi özeli değil kastettiğim. Ortak sıkıntımızdır dile getirmeye çalıştığım. Başta söyledim ya, 100 bin kilometreyi devireli çok oldu. Güneşin sadece İstanbul'da doğup, İstanbul'da batmadığını gördüm. Ve bunu haykırma isteği belki, ilk günkü heyecanı canlı tutan içimde. Düşünüyorum da, şimdi bütün bu yaşayıp gördüklerim bir kitap olsa, bugünün Seyahatnamesi mesela. Kitap ne gün basılır bilemem, daha yolun başındayım.. Emin olduğum tek şey, birgün mutlaka sizin sokağınızda da elimde mikrofon soracağım: " Kardeş, nasılsın bugün?" İÇİMİZDEN BİRİ 24 yaşındayım KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile resepsiyonda röportaj yapıyorum. Hem de, bütün dünyanın gözünün Kıbrıs'ın üzerinde olduğu bir dönemde, Sayın Denktaş'ın Klerides'le görüşmesinden birkaç gün önce. Yıllardır süren çetin bir mücadeleden bahsediyordu Sayın Cumhurbaşkanı.Ve sonuçta gelinen nokta.. Daha bitmedi ama başaracağız diyordu gözleri. Unutulur mu belki birgün, o anki heyecan?!.. Yo, unutulmaz.! Ve buradan, Türkiye'den, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne, Sayın Denktaş'ın şahsında bütün kardeşlerimize Merhaba diyelim mi, bir kez daha hep birlikte.. Merhaba Kıbrıs! Kalbimizin yarısı, eskimeyen dost Merhaba!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.8638
    % -0.7
  • 4.5501
    % -0.72
  • 5.1428
    % -0.02
  • 155.771
    % -0.08
 
 
 
 
 
KAPAT