BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MHP’li Adnan Uçaş: Tek başımıza iktidara hazırız

MHP’li Adnan Uçaş: Tek başımıza iktidara hazırız

MHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Uçaş, “Türkiye’de insanların kafalarının karışıklığını biliyoruz. Ama biz siyaseti iyi takip ediyoruz. Bu tablodan MHP iktidarı çıkacaktır. Bu ülkenin makus talihini ancak MHP değiştirebilir” dedi.



İSTANBUL - Koalisyon ortağı MHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Adnan Uçaş, erken seçim, hükümet ortakları arasındaki uyum AB - Türkiye ilişkileri ve seçim sisteminde yapılması düşünülen konular ile ilgili düşüncelerini Türkiye Gazetesi İstihbarat Servisi Müdürü Reşat Şüphesiz’e anlattı. R.Şüphesiz- Sizce koalisyonun kırılma noktaları nelerdir? A.Uçaş - Koalisyonda tabi ki uzlaşmazlıklar olacak. Koalisyonun yürüme şekli şöyle; protokolle birbirimize bağlıyız. Protokolün dışındaki anlaşmazlıkları liderler zirvesine getirir, orada çözeriz. Orada da çözemezsek erteleriz. AB ile gelinen noktada hükümet içerisinde bir anlaşmazlık var. Ama bunun çözümü 2 ayda olmazsa olmaz demek değil. Hükümet, altında üç liderin de imzası olan ulusal bir yol haritası hazırlamış. Burada gündeme gelen Kıbrıs, idam ve Kürtçe yayın ve eğitim konusuyla ilgili yapabileceklerimizi yazmış ve altını imzalamışız. Bunda çok büyük bir değişiklik olmadı. AB ile tabi ki müzakere edilecek. Ama ‘2 ay içerisinde edilirse edilir, olmazsa olmaz’ gibi bir anlayış yanlış. İkincisi AB, PKK’nın ve DHK-C’nin bayrağını indirdi, ‘AB’ye giriyoruz, hemen şunları verelim’ gibi bir anlayış da yanlış. Kıbrıs meselesinde orta bir çözümün bulunması var. Yani o kadar kısa bir zamanda AB ile netleşmek mümkün değil. Onun için kırılma olacağını zannetmiyorum. Derviş siyaseti bilmiyor R.Şüphesiz- Ekonomi Bakanı Kemal Derviş’in, “seçim tarihi belirlenmeli” demecini nasıl değerlendiriyorsunuz? A.Uçaş- Kemal Derviş Bey, ABD’den geldiği için seçim tarihini de bilmiyor. Oysa seçim tarihi belli. 18 Nisan 2004. Bunun ötesinde bir tarih bildirmek demek, bir hükümetin kendi kendisini lağvetmesi demektir. Bu da sayın Derviş’in siyaseti bilmediğinin bir ölçüsüdür. Başörtüsünden rant sağlıyorlar R. Şüphesiz- Başörtüsü ile bağlantılı yeni gelişmeler hakkında MHP ne düşünüyor? A.Uçaş- Bu konuda genel başkanımızın da bir kaç defa açıklaması oldu. İmam-Hatipliler meselesi birinci yarıyılda yoktu. Birden 2. yarıyılın açılma gününde ve 28 Şubat’a denk gelen bir tarihte birileri öğrencileri bir yere kanalize etti. Anlaşılmaz bir şekilde de polis bunların önünü kesti ve İmam-Hatip meselesi bomba gibi Türkiye’nin gündemine düştü. Bunda biraz farklı davranıldığı ve yöneticilerin ihmali olduğu kanaatindeyim. Bizim bakış açımız şudur; 21. yüzyıl Türkiye’sinde 21.yüzyıl dünyasında bu tür meselelerin bir ülkenin gündeminde olmasını yanlış buluyoruz. İsteyen başı açık isteyen kapalı olarak üniversiteye gidebilir. Bu inancına göre davranış modelidir. Üniversiteler hizmet veren alanlardır. Paranızı verdiğiniz zaman devlet veya vakıf üniversitesinde okuyorsanız, oraya istediğiniz kıyafetle gitme özgürlüğünüz vardır. Bu insanlığın tabii sonucudur. Bu meselenin çözülmesini istiyoruz. Ama bu meseleden siyasi rant elde etmek isteyen bir kaç grup var. Bir kısım diyor ki, ‘Bu mesele çözülmedikçe ben gündeme getiririm bundan siyasi rant elde ederim’, bir kısım diyor ki, ‘Bu bir simgedir ve bunu engelleyeceğim’. Bir kısım da yeni bir açılım arıyor. Asıl dikkat çekici olanı da yeni açılımı arayan kesimdir. Kürtçe eğitim konusunda da aynı şeyler yaşandı. Bir senedir Kürtçe eğitim konusunda dilekçe verenler polis tarafından gözaltına alındı. Birisi de çıktı dedi ki, ‘Bunları tutuklamaya gerek yok, bunlara baskı yapılıyor. Eğer acilen AB’ye girilirse başörtüsü de Kürtçe eğitim hakkı de idam meselesi de çözülür’ gibi popülizm peşinde olan ve bu meselelerden rant elde etmeye çalışan bir kesim de var. Bunlara hep beraber dikkat etmemiz lazım. Bunların Türkiye’nin meselesi olmaktan çıkartılması lazım. R.Şüphesiz- Ekonomik düzelme muhalefeti telaşlandırıyor mu? A.Uçaş- Muhalefet, hükümetin en zayıf zamanında seçim ister. Ama Türkiye 10 yıldır ekonomik manada çok istikrarsız bir dönem geçiriyor. Çok kapsamlı çalışmalar yaptık. Ama yeterli değil. Önümüzde vergi adaletinden reel sektörün yeniden yapılandırılması ve ekonomin rant ekonomisinden üretim ekonomisine geçmesi için bir dizi önlemler var. Bu önlemlerin bir an önce gerçekleştirilmesi ve halka sunulması gerekir. Bu zamanı iyi kullanmak lazım. Bana göre seçimden ziyade hükümetin geçen 3 yılın muhasebesini yapıp geride kalan 2 yılı reformlarla, ekonominin ve devletin de içinde bulunacağı şekilde yeniden yapılanmasıyla Türk ekonomisini artık rayından çıkmayacak bir hale getirmeli. İstanbul’u istiyoruz R.Şüphesiz- Sayın Bahçeli, ‘İstanbul istiyorum’ derken neyi kastediyor? A.Uçaş- Tabi Türkiye’de iktidarın yolu İstanbul’dan geçiyor. Ve biz en fazla ilden milletvekili çıkarmış partiyiz. MHP 63 ilden milletvekili çıkartırken en yakın rakibi 54 ilden milletvekili çıkartabildi. İstanbul’u çıkardığınız zaman oy oranında biz açık ara birinciyiz. İstanbul’u Türkiye’nin iktidarı olabilmek için istiyoruz. Biz de tüm teşkilatımızla çalışarak bir dahaki seçimlerde genel başkanımıza İstanbul’u hediye etmek istiyoruz. Burada 2 amacımız var. Bir teşkilatımızın durumuna bakıyoruz. Yerinde tesbit ediyoruz. Kim tespit ediyor bunu? Genel Merkez yöneticisi ve başka ilin milletvekili. İki türlü rapor hazırlıyoruz. Teşkilatın durumu ve vatandaşın durumu... İki rapor da genel başkanımıza gidiyor ve değerlendirilmeye alınıyor. Siyasette yakınlık hedefe bağlı R.Şüphesiz- MHP’ye en yakın ve en uzak partiler hangileridir? A.Uçaş- Siyasette siyasi partilerin birbirlerine olan mesafeleri sevgiye ve gönül işine göre değildir. Bu Türkiye’nin problemlerinin çözümüne bakış açılarıyla hassasiyetlerinden kaynaklanıyor. Mesela kendinize çok yakın gibi gördüğünüz kişilerin veya partilerin milli hassasiyetleri yok. Kendinizden uzak gördüğünüz birilerinin de milli hassasiyetleri olabilir. Ama siyasette yakınlık ve uzaklık tamamen realiteye ve hedeflerin uyuşmasına bağlıdır. Türkiye’yi yönetmek kolay değil R.Şüphesiz- MHP, bugünkü siyasi yapının ve insanların kafasının karışık olduğunu biliyor mu? A.Uçaş- MHP mutlak iktidara kilitlenmiş ve inanmış bir şekilde yoluna devam ediyor. Türkiye’nin bugünkü siyasi yapısının ve insanların kafalarının karışıklığını biliyoruz. Ama biz siyaseti iyi takip ediyor ve okuyoruz. Bu tablodan MHP’nin iktidarının çıkacağına inanıyoruz. Bunun için tabiki çalışmak lazım. Fikri olarak her türlü yapıya hazırız. Türkiye’nin yönetilmesinin kolay olmadığını biliyoruz. Ama bunu başaracak kadronun fikri yapının ve programın MHP’de olduğuna 3 senelik dönemi gördükten sonra daha fazla inanıyoruz. Onun için biz İstanbul’a talip olduğumuz gibi Türkiye’ye de talibiz. Türkiye’yi lider ülke yapmaya talibiz. Bu ülkenin makus talihini ancak MHP yenebilir, değiştirebilir. Seçim kanunu çıkartırmalı R. Şüphesiz- MHP siyasi partiler yasası ve seçim yasası hakkında ne düşünüyor? A. Uçaş- Seçim yasası ve siyasi partiler yasası, kamuoyunun çok tartışıp uzlaşması ile ortaya çıkan bi yasa olması lazım. Seçim yasası ile 1982 Anayasası’nı baz alırsak 13 defa oynanmış. Bu da istikrarsızlığa neden olmuş. Her iktidar, yeniden iktidara gelebilmek için değişiklik yapmış fakat istikrarsızlığa neden olmuşlar. Biz seçimin zamanında yapılmasını arzuluyor ve zamanında yapılmasının ülkeye daha fazla yarar sağlayacağına inanıyoruz. Onun için seçim yasası önümüzdeki parlamento döneminde çok fazla tartışılarak ve Meclis’teki tüm siyasi partilerin uzlaşmasıyla çıkartılmalı. R.Şüphesiz- Türkiye’de nasıl bir seçim sistemi olmalı? A.Uçaş- Türkiye için 2 turlu seçimin, dar bölgenin ve tercih sisteminin faydalı olmadığı kanaatindeyiz. Bunlarla ilgili çok ciddi araştırmalarımız var. Tercih sisteminin geniş bir coğrafyada başarılı olma şansı yok. Ön plana bazı ayrıcalıklar çıkar diye düşünüyoruz. Bu da Türkiye’nin tekrar bir gerginlik ortamına gitmesine vesile olur. 2 turlu seçimin Türkiye’de görüşlerin tamamını yansıtmayacağı ve belli yerlerde mecburi anlaşmalar olacağını düşünüyoruz. En yakın örneğini Fransa’da yaşadık. Fransız Sosyalistleri, “Hırsızlarla beraber ırkçılara hayır” diye bir sloganla yola çıktılar. Bu ehven-i şer bir yönetim ve zorlamaya götürüyor. Türkiye’de koalisyon kültürünün yerleşmesine, oturmasına ve temsilde adalet, yönetimde istikrarı sağlayacak bir formülün bu seçim sisteminin bir takım değişikliklerle daha faydalı olacağı kanaatindeyim. Mesela; Türkiye’nin tercihler ve dar bölge yerine seçim ittifaklarını tartışması lazım. Ama seçim ittifaklarını tartışırken de seçimde ittifak yapacak partilerin seçim beyannameleri aynı zamanda hükümet programı olması ve onunla ortaya çıkıp, ‘biz iktidar olursak şunları yapacağız’ demeleri lazım. Her siyası partinin ittifak içerisinde alacağı oy, kendi hanesine yazılmalı sonra oylar toplanmalı. Böylece ittifak içinde birinciler de ortaya çıkar. 2 parti 3 parti ittifak yapabilir. En fazla oy alandan başbakan çıkar. Bunların da tartışılması lazım. Ama Türkiye’nin birinci önceliği seçim yasası veya siyasi partiler yasası değildir. R.Şüphesiz- MHP tabanlı parti ya da kişilerle yakın temasınız var mı? A.Uçaş- Bugün Türkiye’deki ülkeyi bölmek istemeyen her siyasi partiyle yakınlıklarımız ve ilişkilerimiz var. MHP’den kopmuş veya ayrılmış tabirini biz kabul etmiyoruz. Çünkü MHP ana nehirdir, ana nehirden açılan kanallar hiç bir zaman su da taşımamış ve zamanla kurumuşlardır. Bunun için her siyasi partinin kendi oluşumu vardır. Bunların içerisinde eğer BBP’yi kastediyorsanız, aradan artık 10 yıldan fazla zaman geçmiş, BBP hem kendisi hem de lideri eskimiş. 10 yıldır liderlik yapıyor, bir başarıya da imza atamamış. AKP de öyle parti hüviyeti de henüz oluşmuş değil. Onun için bütün siyasi partilere aynı mesafedeyiz. İttifak konuşulurken istikrar adına konuşuyoruz. Sadece Meclis’e taşınmak ya da birilerini taşımak adına değil. Eğer kanun çıkarsa istikrar adına diğer siyasi partilerle bir araya gelinebilir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT