BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sinema günleri

Sinema günleri

Ben, doğuştan sinema severim. Çocukluğumun en mutlu olduğum zamanları, akşamları gittiğimiz bahçe sinemasında iki filmi üst üste seyrettiğim saatlerdi.



Ben, doğuştan sinema severim. Çocukluğumun en mutlu olduğum zamanları, akşamları gittiğimiz bahçe sinemasında iki filmi üst üste seyrettiğim saatlerdi. Uykudan kırılırdım ama yine de filmlerin hiçbir sahnesini kaçırmamak için direnirdim. O zamandan bu zamana hiçbir şey değişmedi. Ben hâlâ sinema severliğimi koruyorum. Bütün filmleri seyretmek isteyecek kadar hevesliyim ama hem bilinçli olduğum için, hem de enerjim kısıtlı olduğu için seçici davranıyorum. Çevremde birbirinden güzel filmler getiren konforlu sinema salonlarının olması beni keyiflendiriyor, kendimi şanslı sayıyorum. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın yıllardır tertiplediği Uluslararası İstanbul Film Festivallerini şimdiye kadar elimden geldiğince ve imkanlarım elverdiği ölçüde takip etmeye çalıştım. Sinema Günleri’nin bir sinema sever için ayrı bir tadı vardır. O günlerde sinemadan başka bir şey düşünmemeye, başka programlar yapmamaya çalışırsınız. Sanatçılar, entelektüeller ve sinema meraklısı gençler arasında oluşan ortak bir heyecanı paylaşırsınız. Sanata sevdalı kocaman bir yüreğin bir parçası olduğunuzu hissedersiniz. Tanımasanız, konuşmasanız bile güzel bir filmi tek yürek olarak seyrettiğiniz seyirciler sizin yabancınız değildir. Sanatın sihirli atmosferi insanları birbirine öylesine yaklaştırır. Sinema günleri, şu veya bu sebeple ihmal ettiğiniz yan coşkuları da yaşamanıza bir vesiledir. Söz gelimi, sık sık Beyoğlu’na çıkarsınız. Çoğu genç olan insan seline kapılarak vitrinlere, ayak üstü müzik yapanlara, simitçilere, çiçek ve kitap satanlara bakınırsınız. Eğer biraz derin düşünmeye ve duymaya meyilliyseniz bu, içinizde, evrenin sevgi kanalından herkesle ve her şeyle birlikte akıyormuşsunuz gibi bir his uyandırır. Ellerindeki kitapçıklara bakıp o sinemadan bu sinemaya koşturan üniversiteliler size gençliğinizi hatırlatır, isteseniz de istemeseniz de bilinçaltında nostaljiyi gündeme getirir. Onlar gibi matineden matineye koşturduğunuz günler, zincirleme anılar peş peşe aklınıza gelir. Hüzünlenmekle birlikte yıllar sonra aynı heveslerin peşinde koşturabildiğiniz için şükürlerle bezenmiş bir mutluluk da duyarsınız. Bu yıl, 17 Nisan 2 Mayıs tarihleri arasında yine İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 18. Uluslararası İstanbul Film Festivali, tiryakisi olan sinema severler tarafından büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Ben şahsen, bu onbeş günlük süre içinde Amerikan filmlerine paydos dedim. Ancak festivaller aracılığıyla gündeme gelen dünya sinemasının seçkin örneklerini seyretmeye çalışıyorum. Festivalin bitimine birkaç gün var. Eğer bugünlerde farklı bir şey yapmak, değişik ufuklarda dünya insanlarıyla buluşmak istiyorsanız, siz de birbirinden ilginç filmlerden seçin ve görün derim. Hoşunuza gideceğinden eminim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT