BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmâm-ı Gazâlî “rahmetullahi aleyh”

İmâm-ı Gazâlî “rahmetullahi aleyh”

“Abdullah bin Mes’ud” ki, sahâbe-i kiramdan, Şöyle sual eyledi bir gün Resulullahtan: Dedi: “Yâ Resulallah, ölü kabre girince, Ne ile karşılaşır her şeyden daha önce?” Resul şöyle buyurdu bu sualine onun: (Bana, bunu ilk defa sual eden sen oldun.



“Abdullah bin Mes’ud” ki, sahâbe-i kiramdan, Şöyle sual eyledi bir gün Resulullahtan: Dedi: “Yâ Resulallah, ölü kabre girince, Ne ile karşılaşır her şeyden daha önce?” Resul şöyle buyurdu bu sualine onun: (Bana, bunu ilk defa sual eden sen oldun. Dinle yâ İbni Mes’ud, “Ölü” kabre girince, Vazifeli bir melek yanına gelir önce. Onun adı “Rûmân”dır, eder ki şöyle avâz: “Ey Abdellah, dünyada ne yaptıysan şimdi yaz.” O der ki: “Yoktur benim ne kâğıt, ne kalemim, Mürekkebim bile yok, nasıl yazabilirim?” Melek der ki: “Bu sözün, değildir hiç mûteber, Amellerini yazman elbette îcab eder. Kefenin kâğıdındır, tükrüğün mürekkebin, Parmakların kalemdir, yaz ne ise amelin.” Kefeninden bir parça koparıp ona verir, O da, “Amelleri”ni oraya yazıverir. O kefen parçasını, alır sonra o melek, O mevtânın boynuna asıverir dürerek. Sonra da gâyet korkunç “İki melek” gelirler, Bir insan sûretinde mevtâya görünürler. Yüzleri siyah olup, yere değer saçları, Ve “Gök gürlemesi”ne, benzer konuşmaları. “Münker-Nekir” denir ki, bu gelen meleklere, Bunlar, “Kabir suali” sorarlar ölenlere. Ona da sorarlar ki: “Rabbin kim, dînin nedir? Ve kimdir Peygamberin, kıblen dahî neredir?” Saâdetli kimseler, derler ki: “Rabbim Allah, Peygamberim, hazreti Muhammed Resulullah. Dînim dîn-i islâmdır, Kur’ândır hem imâmım, Kıblem Kâ’betullahtır, müslümanlar ihvânım.” Melekler tasdik edip onun dediklerini, Derler ki: “Halâs ettin elimizden kendini.” Kabrini, “Yetmiş arşın” büyütüp o kimsenin, Cennetten iki kapı açarlar onun için. Sonra “Güzel koku”lar, nâdide fesleğenler, Getirip, mezarını güzel tezyin ederler. “Cennet”in kokuları, açılan kapılardan, Meyyitin üzerine yayılır hiç durmadan. Hayatında yaptığı “Amelleri” de yine, Sevdiği bir dostunun girerek sûretine, Çok neş’eli olarak, yanına geliverir, Güzel şeyler söyleyip, onu hep eğlendirir. Kabri “Nûr ile” dolar, onun bu gelişinde, Tâ kıyâmete kadar olur neş’e içinde. Asırlar geçse bile, ona, “Çok kısa” gelir, Ve kıyamet kopması, ona çok sevgilidir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT