BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yatırım yapan yandı

Yatırım yapan yandı

Havaalanı kapalı, enerjisi dalgalı, suyu pahalı ve vergiler can yakıyor. Acı ama Tokat’ta sanayi sevdalıları her geçen gün azalıyor



Tokat Sanayii’nin içler acısı haline dün bir nebze dokunmuştuk. Bugün devam ediyoruz. Çorap ve çamaşır piyasasında hissedilir bir ağırlığı olan ve antik Tokat kenti “Comana” adı ile yüksek kalitede pantolon ve tişört üreten Tör-San’ın sahibi Ender Arvas sadece Tokat’a değil bütün Anadolu sanayine oturan reçeteler sunuyor: -Çocukken bize sorarlardı: Tarım mı, sanayi mi? Yöneticilerimiz hâlâ oradalar ve ticareti akıllarına bile getirmiyorlar. Halbuki satılan mal üretilir. Üretmek isteyen yatırım yapar, işçi çalıştırır. İş adamı basiretli olmak zorundadır. Nasıl kar edeceğini araştırır. Devlete düşen alt yapıyı kurmaktır. Geçmiş hükümetler sanayiciliğe soyundular, adım başı temel attılar. Soruyorum size, o şaşaa ile açılan tesislerden kaçı ayakta? Gözümüzü Özal açtı Ama Rahmetli Özal “benim tüccarım çıksın, dünyaya mal satsın” dedi. Nitekim o yıllarda yurtdışına çok şey satıldı. Memlekete su gibi para aktı, üretim de patladı. Eğer sanayi ve ticaret meclisin değil, ekonominin kanunları ile yönetilseydi kriz olmazdı. Bakın şu işe, biz teknolojinin zirvesine oynayan bir tesis kurmuşuz, ama müşterilerimizi Tokat’a getiremiyoruz. Adam ‘ben uçakla gidemediğim yeri yok sayarım’ diyor, iş bitiyor. Elin oğlu Zurich ile Lozan arasında (yaklaşık 100 km) devamlı uçak seferi koymuş. Çağdaşlık bu işte. Eğer Tokat’ı sanayi kenti yapacaksak burayı modern ulaşıma kavuşturmak zorundayız. Ki devletin işi de budur. Milletin parasını harcayanlar ekonominin kurallarını değil siyasi kaygılarını önde tutuyorlar. Politikacıya yakın olmayan teşviklere ulaşamıyor. Para nereye toplanırsa hortumcular oraya üşüşüyor. Bu memlekete yapılacak en büyük iyilik aşırı vergiden vaz geçip sermayeyi tabana yaymaktır. Vatandaş zengin olsun ki yatırım yapsın. Ancak kendini güvende hissetmiyen riske girmez. Bundan iki ay evvel 1 milyon dolar bozduran bu gün 1 milyon ikiyüzbin dolar alabilir. Böylesine tatlı bir kâr dünyanın hiçbir yerinde yok. Doların nereye gideceğini koklayan % 25 kazandı. Gece gündüz çalışıp % 10 kârla ihracat yapan ise % 15 zarar etti. Şimdi bu adaletli mi? Müteselsil sıkıntı Bizim vergimiz bizi ilgilendirir. İhracat yaptığın ülkenin insanları sana vergi vermek zorunda değildir. Siz dışarı yolladığınız malın vergisini düşüp “dünya fiyatını” yakalamalısınız. Devlet geçmişte bu vergileri iade ediyordu. Şimdi dolaylı yollardan alıyor. Dış piyasada rekabet şansınız kalmıyor. Vergi mevzuatı yüzünden maliye ile ihracatçılar davalı hale düştü. Efendim siz KDV’yi ödediniz ama filanca götürüp vermedi. Burada müteselsil sorumluluk işliyor ve başınız ağrıyor. Başkasının ödemediği vergiden ben sorumlu tutulacaksam bırak, sana kendim ödeyeyim. Bu husus sadece dolandırıcılara yarıyor. Biz son sistem elektronik cihazları getirerek öncülük yaptık. Gelgelelim elektrik düzensizliği yüzünden makinelerimiz perişan oldu. Bir dakika elektrik kesilirse bütün iplikler kopar. Robotun 700 iğin ipliğini bağlaması bir buçuk saat sürer ki günde 5 kere elektriği kesilen fabrika boşa çalışmış demektir. Her bir elektronik kart 10 bin mark. Elektrik dalgalandıkca bunlar yanıp gidiyor. “Öyleyse enerjini kendin üret” demek terziye “kasaplık yap” demeye benzer. Herkes işine baksın, konusunda atılım yapsın, zirveye oynasın. Elektrik dağıtanlar hiçbir sorumluluk yüklenmedi. Şimdi ben kötü elektrikten dolayı ettiğim zararı kimden tazmin edeceğim?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT