BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Başbakanlık boşluğu...

Başbakanlık boşluğu...

Doğrusu nedir; sayın başbakan, hangi sebeple hasta; iç organlarından dolayı mı, adale tutulmasından mı, düşmekten mi? Yoksa her üçü de mevcut mu?



Doğrusu nedir; sayın başbakan, hangi sebeple hasta; iç organlarından dolayı mı, adale tutulmasından mı, düşmekten mi? Yoksa her üçü de mevcut mu? Bu ara partisinden hekim milletvekilleri bir de yanlış teşhis konduğu iddiasını ortaya attılar. Yanlış teşhis konduğunu söyleyebilmek için hastayı görmeleri gerekirdi. Görmeden, muayene etmeden teşhisin yanlış olduğunu nereden biliyorlar? Herhalde yukarıda sıralananların hepsi mevcut. En ağırıysa düşmeden olduğu anlaşılıyor. Düşme yaşlıları bekleyen büyük tehlikedir, Ecevit de ona yakalanmış. Ne var ki düşmesiyle alakalı söyledikleri muntazam bir ifade değil. Başbakanlığın asansörü yokmuş. Olan asansörün nerede bulunduğunu bilmiyormuş. Asansörle çıkınca nereye geldiğini anlayamamış. Devlete yük olmamak için hastaneye gitmiyormuş. Tansiyonunu da bayan Ecevit ölçüyormuş... Ve tebessümlük cümle... Başbakanlığın her merdiveni ayrı şekilde yapılmış imiş...döne döne çıkmaktaymış. Onun için onları değiştirtecekmiş. Evet, Başbakan adale ağrılarını merdiven değiştirerek yenecek. Sene 1974 “Halkçı Ecevit” ilk defa başbakan. Ne olacak şimdi? Başbakanlığın arabaları yabancı marka...O ise, yabancı malına karşı. O sıralarda merkeplerin kemirdiği bir yerli otomobil vardı. Bülent Ecevit, binsin diye onlar makam arabası olarak alındı. Olacak iş değil tabii. Bir süre sonra değiştirme zarureti doğdu? Peki gerekçe? “Yerli arabanın kapısı engin, onun için başbakan binip inerken midesi ağrıyor” denildi, değiştirme sebebi bu gösterildi. Bir kimsenin 70’inde de aynı olacağına örnek göstermek için bu merdiven meselesiyle o otomobil hikâyesi arasında irtibat kurulabilir. Mimari olarak her basamağın ayrı olması, her birinin adeta bir tarafa gitmesi mümkün mü? Ona merdiven denir mi? Keşke emekli başbakanlık olsaydı. Emekli cumhurbaşkanlığı gibi. Böyle meslekler bulunmadığına göre bu sıfatları alamıyorlar. Şimdi önceden kararlaştırılmış dış seyahatler için de makul bahaneler bulunuyor. Sıcaklık ve mesafe faktörü deniyor. Her şey ortada ki başbakan hasta. Bir insana hasta diye söylenecek bir söz olamaz. Kim hasta olmayı ister. Kabulü zor olan şu görüş. Başbakan koalisyonu ayakta tutan unsur. Doğru; lakin, başbakan, bir gün göçerse ne olacak? O zaman dünyanın sonu gelmez. Öyleyse neden bu ısrar? Belki de başbakandan çok, onun orada kalmasından dolayı menfaati olanlar, ısrarlılar. Halbuki ahir ömründe evinde istirahat etmeye, kitapları ve daktilosuyla olmaya ikna edilse bu daha insani olmaz mı? Ne başbakan, ne bayan Ecevit ve ne de O’nu orada görmeye devam etmek isteyenler, korkmasınlar. Bu millet, bu devlet, bu mülk... Ecevitten önce de vardı, sonra da olacak.. Bir farkla... koalisyon olmayacak... Koalisyon bitecek. Onun için başbakanlık boşluğuna bile bile razılar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT