BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aydınların Karadeniz ocağında buluşması

Aydınların Karadeniz ocağında buluşması

Ankara'dan Sungurlu'ya hiç durmadık. Mustafa Mavi yol güzergahındaki tesislerinde ağırladı. Dört yıldızlı oteli yaz sezonu dolu yabancılarla "Bereket versin" diyor bu doktoralı iktisatçı işadamımız. İki kızı da Bilkent mezunu. İstanbul'da çalışıyor "hayatı öğrensinler" diye. Taşradaki bu insanlar ve kuruluşlar yüzakı...



Samsun Ankara'dan Sungurlu'ya hiç durmadık. Mustafa Mavi yol güzergahındaki tesislerinde ağırladı. Dört yıldızlı oteli yaz sezonu dolu yabancılarla "Bereket versin" diyor bu doktoralı iktisatçı işadamımız. İki kızı da Bilkent mezunu. İstanbul'da çalışıyor "hayatı öğrensinler" diye. Taşradaki bu insanlar ve kuruluşlar yüzakı... Samsun'a girerken iyod burnunuzu yakıyor kokusuyla... Şehir özellikle de Meydan ve Çiftlik caddesi sabahlara kadar cıvıl cıvıl. Hareketli ve bereketli. Üniversitede "iç barış" limonlu ama Samsun'un atar damarı olmuş 27 bin öğrencisiyle. Taraflarda köylülük hakim. Mutluluğu paylaşmada sorun yaşıyorlar. İddiaların ardı arkası kesilmiyor. Bunun mes'ulü ise üniversite idaresi çünkü yönetime talip olmuşlar kimse onları zorlamamış. DİE'ye göre kükürtdioksit konsantrasyonu en yüksek 2. il Samsun'da, eğer mevcutsa "akademik kirlilik"i üniversitenin çözmesi, temizlemesi lâzım. Aydınlar Ocakları 21. Büyük Şûrası için Samsun'dayım. 83 yıl sonraki heyecanı 1919'daki gibi yaşıyorum bu bayramda. Vali Muammer Güler, Üniversite Vakfı'nın malı Omtel Otel'd#ki toplantıda "Cumhur artık, eski cumhur değil; merkezi yönetimden yana olmuyor, katılımcılık istiyor" diyor. Bandırma Vapuru Samsun'da. Ancak meşhur Fuar yok, "Rus Pazarı" var. Samsun'daki sorunların, ülke meselelerinden hiçbir değişik yanı yok. Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Hüseyin Peker bilim ve aklın yol göstericiliğini anlatıyor, Karadeniz'deki bölücü ve Hristiyanlık faaliyetlerine dikkat çekiyor. Milletvekili Musa Uzunkaya'ya göre aydınlar konjonktüre esir olmuş, çağı iyi okuyamıyor. Hükûmete basit bir fiske dahi bir iktidar milletvekilinin ayrılmasını gerektiriyor! Toplantıdan çıkıyor. Prof. Mustafa Erkal Hoca Türkiye'nin önüne kurulan tuzakları hatırlatıyor... Şeref Başkanı Prof. Nevzat Yalçıntaş ekonomik buhrana, dışa bağımlılığa, insan haklarına, bölücülüğün siyasallaşma çabalarına, manevi hayatın zayıflatılmasına, eğitimde kalite kaybına, Türkçenin yozlaştırılmasına, YÖK'le, RTÜK'e işaret ediyor. Dünya bilimine katkıda 51. sırada olduğumuz için Prof. Cafer Marangoz'a göre Türk aydını okur-yazarlığı unutmak üzere! İlk 100 zengin arasında Türkiye var, bilim adamı listesinde yok. Avukat Tevfik Karabulut (Ordu) işgale karşı ekonomik ve kültürel bağımsızlığın şart olduğunu vurguluyor. Dr. Nef'i Demirci Yahudi misyonerliğe, sözde Kürdistan haritalarına, Anayasalarına, Mahmur'daki silahlı 50 bin militana; Doçent Şinasi Gündüz ise İsrail'le aynı minval örtüşen plânlarına dikkat çekiyor. Denktaş'a destek için şûra ortak karar alıyor. Deklarasyon yayınlıyor. Vural Savaş ve Yekta Güngör Özden bölgede konferanslar veriyor. Atatürkçü Düşünce Derneği 500'e yakın temsilciliğiyle üniversiteleri, yönetimleri etki alanına alıyor. Fotoğraflar renkli... Atatürk, 19 Mayıs şölenlerini hiç görmedi. Bayram Kanunu Haziran 1938'de çıktı, çünkü. Bir sonraki nesil bu heyecanı yaşıyor. Zaten bayram, milli kalkınma ve refahı yakalamak değil mi? O halde şûralar, bölgesel de olsa sıklaşmalı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT