BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kapanmayan yara

Kapanmayan yara

Hiç tanımadığı misafirler gelmişti bugün. Sevgi hanım telâş içindeydi. Birkaç gün önce Rezzan isminde bir kadın telefon açmış, Sevgi hanımın da yakından tanıdığı bir kadının selâmını da söyleyerek, bir-iki gün sonra misafirliğe geleceklerini belirtmişti.



O gün akşama kadar sahilde geçirmişti gününü genç kız... Bir müddet oturmuş, bazen dolaşmış, bazen bir köşede ağlamıştı. Akşama doğru eve geldiğinde annesi açmıştı kapıyı. Eli ayağı tutulmuştu Burçin’in. Emel hanım bir kelime bile konuşmamıştı kızıyla. Babası onunla konuşmuş olmalıydı. Fakat kızın eve geldiğine sevindiği gözlerinden belliydi. O gece yine korkunç rüya görmüştü. Ve bu rüyalar hep devam etmişti günlerce. Mete’nin o gün eve kapandığını, kapıyı kilitlediğini, bağıra çağıra ağladığını, ancak ertesi sabah ev halkıyla konuştuğunu öğrenmişti. Ne olursa olsun herşeyi göze alarak Mete ile konuşmak, özür dilemek istiyordu. Ve büyük heyecanlar, titremeler içinde telefon açmıştı. Karşısına çıkan hizmetçi, Mete’nin konuşmak istemediğini söyleyince yıkılmıştı Burçin. Sonra Eskişehir’e gittiğini öğrenmişti Mete’nin. Demek İstanbul’u terketmekte bulmuştu çareyi zavallı Mete!.. Orada başından geçen olayları, Burçin’in o sözlerini unutmaya çalışacaktı. Bundan sonrasının ne olacağı belirsizdi Burçin için ve bu belirsizlik çok korkutuyordu onu...  Sevgi hanım telâş içindeydi. Hiç tanımadığı misafirler gelmişti bugün. Birkaç gün önce Rezzan isminde bir kadın telefon açmış, Sevgi hanımın da yakından tanıdığı bir kadının selâmını da söyleyerek, bir-iki gün sonra misafirliğe geleceklerini belirtmişti. Hem tanışmak, hem hayırlı bir iş konuşmak istiyorlardı. Sevgi hanım bu beklenmedik misafirler karşısında heyecanlanmış, kapılarının her zaman açık olduğunu söylemişti. Doğrusunu söylemek gerekirse aslında şu sıralar hiç misafir kabul edecek durumda değildi. Hâlâ Mete’nin olayına üzülüyorlardı. Kocasına kaç kez söylemişti. “Ben dayanamayacağım Coşkun, ne olur biz de gidelim Eskişehir’e. Oğlumun başına bir şey gelmesinden korkuyorum.” “Onu yalnız bırakmamız en iyisi,” demişti kocası. “Bırak biraz kendine gelsin. Eskişehir’de moral bulacağına eminim.” Coşkun beyin de yüzü gülmüyordu o günden beri. O neşeli, hareketli adam bir anda eriyip gitmişti sanki. Sabah olunca hemen fabrikaya gidiyor, akşam eve geç geliyordu. Fabrikada da çalıştığı yoktu. O gün Sevgi hanım, Emel hanıma ağır sözler söylerken, Coşkun Bey olayın büyümesini engellemişti. Emel hanım zaten anlayışlı bir kadın olduğu için Sevgi’nin acısını hissediyor, bir karşılık vermiyordu. “Emel hanımın ne suçu var da böyle yükleniyorsun. Ayıp bu yaptığın. Kadın belki bizden çok üzüldü görmüyor musun?!.” Gerçekten de o büyük insan, tanınmış yazar harap olmuştu. Öfkesi geçtikten sonra özür dileyerek sarılmıştı Emel hanıma. Emel hanım çocuk gibi saçlarını okşamıştı Sevgi Hanımın. “Üzülme hayatım, bunlar da geçer” demiş, teselli etmeye çalışmıştı. Bu olaydan en çok etkilenen Banu, hâlâ olanlara inanamıyordu. Burçin’in nasıl böyle birden değiştiğini, nasıl bu kadar zalim olduğunu anlayamıyordu. Mete ile çok yakından ilgilenen, onunla dostluk ve güçlü bir arkadaşlık kuran bu Burçin değil miydi? Mete’yi bulunduğu durumdan kurtarmayı başaran, onu topluma kazandıran o kız değil miydi?.. Ne kadar sevmişti onu, minnet duymuştu. Burçin kadar iyi niyetli, temiz yürekli bir kızın olamayacağını düşünüyordu. Fakat aynı kız, tüm güzellikleri öldürmüş, Mete’yi öldürmekten beter etmişti. Günlerce ağlamıştı, hâlâ da ağlıyordu. Şermin bile küçük bir çocuk olduğu halde ağzını bıçak açmıyordu o günden beri. Burçin’e kızıyor, eline geçirirse bir kaşık suda boğacağını, kuyulara atacağını filân söylüyordu. *** Misafirlerin geldiği gün Coşkun Bey evde durmamış, fabrikaya gitmişti. Rezzan hanımlar arabalarıyla gelmişlerdi. Kocası Canip bey ve oğlu Raşit de vardı yanında. Arabalarına ve kıyafetlerine bakılırsa oldukça varlıklı bir aileye benziyorlardı. Hele Rezzan hanım çok şık ve süslüydü. Sevgi hanım ve Banu bahçede karşıladılar misafirlerini. -Buyurunuz efendim, hoşgeldiniz. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT