BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıbrıs’a örtülü ENOSİS

Kıbrıs’a örtülü ENOSİS

Geçmişte Girit’i Osmanlıdan ayırıp Yunanistan’a hediye edenler; bugün de örtülü ENOSİS ile Kıbrıs’ı Yunanistan’a vermek için var güçleriyle çalışıyorlar. Girit meselesinde Osmanlının karşısında Avrupa yer alıyordu; bugün de Kıbrıs meselesinde Türkiye ve KKTC’nin karşısında Avrupa Birliği, ABD ve Birleşmiş Milletler bulunmaktadır.



Geçmişte Girit’i Osmanlıdan ayırıp Yunanistan’a hediye edenler; bugün de örtülü ENOSİS ile Kıbrıs’ı Yunanistan’a vermek için var güçleriyle çalışıyorlar. Girit meselesinde Osmanlının karşısında Avrupa yer alıyordu; bugün de Kıbrıs meselesinde Türkiye ve KKTC’nin karşısında Avrupa Birliği, ABD ve Birleşmiş Milletler bulunmaktadır. Avrupa Birliği hiçbir zaman Türkiye’yi tam üye olarak içine almayacaktır. Ama Kıbrıs, Ege, kıt’a sahanlığı, Ortodoks patrikhanesi ve en az yüzü aşkın mesele ve ihtilafla taviz koparmak için AB üyeliğini oltanın ucundaki yem olarak kullanmaktadırlar. Maalesef 1963’ten bu yana AT’ın şimdi de AB’nin oyununa geliyoruz. Bu gidişle daha çok taviz vereceğiz. Yunanistan devamlı ENOSİS peşinde tek vücut iken; Türkiye bu konuda darmadağınıktır. Türkiye ve Rauf Denktaş aleyhinde psikolojik savaş AB’nin parasıyla yapılırken; ülkemizde çok sayıda politikacı, iş adamı, yazar ve entel; AB hayali ile bir nevi Yunan ve Kıbrıslı Rum lobisi gibi icra-i faaliyettedir. AB için görünen bir seraptır Bazı politikacı ve enteller AB’ye giriş konusunda “serap” görüyorlar. AB ülke politikacılarının bazıları Türkiye’nin AB’ye girmesinin mümkün olmadığını itiraf ettikleri halde, yine de uyanamıyoruz. Asırlardır “Batı afyonu” ile öyle uyutulmuşuz ki, bu konudaki becerisizliği başarıyla oynuyoruz. En son bir itiraf: Almanya Başbakanı Gerhard Schröeder’in en büyük rakibi (10 puan üstünde) bu yıl Eylül ayında seçimlerde iktidar olması beklenen ve şu anda Bavyera Başbakanı olan Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) lideri Edmund Stoiber’in Londra’da Almanya Büyükelçilik binasında seçkin davetliler önünde itirafı şöyledir: “AB’nin coğrafik sınırları olması gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin NATO’da önemli bir müttefik olduğu ve Almanya ile iyi ilişkiler içinde olması gerektiği fikrindeyiz. Ancak bütün bunlar Türkiye’nin AB’nin üyesi olması gerektiği anlamına gelmez. AB’nin sınırları Türkiye-Irak sınırları olamaz. Türkiye üye olursa Avrupa’ya yakın Tunus ve Fas da üye olmak isteyecektir. Avrupa’nın birliğini tehlikeye sokacak herkes üye olmak isteyecektir. Türkiye’nin Avrupa Birliğinde yeri yok. Bu gerçeği neden anlamıyorlar...” Şu var ki, AB’ye aday 12 ülkeden Polonya hariç diğer 11 ülkenin nüfus ve yüzölçümü toplamı Türkiye’den azdır. AB zaten Türkiye’yi Gümrük Birliği ile sömürgesi haline getirmiştir. Çözümsüzlüğü onlar istiyorlar Kıbrıs konusunda vermesi imkansız tavizler isteyerek Türkiye’yi AB’den dışlamak bunların temel politikalarıdır. AB, Kıbrıs ile Türkiye’den kopmak istiyor. Avrupa Birliği yanlış varsayım üzerindedir. Mevcut hükümetin iç politikada AB’ye, ekonomide IMF’ye ve dış politikada ABD’ye teslimiyetçi tavrından cesaret alarak, Kıbrıs meselesinde tavizler koparmak, örtülü ENOSİS metodlarıyla hedeflerine varmak ve Türkiye’yi tecrit etmek başlıca hedefidir. Askeri strateji ilmine göre zaten Edremit Körfezi’nden Kaş Burnu’na kadar Türk sahilleri Yunanistan’ın stratejik işgali altındadır. Açık denizlerle irtibatımız Kaş Burnu-İskenderun arasıdır. Bunun güvenliği ise KKTC’dir. KKTC’nin fiilen ve hukuken sona erdiği an Türkiye tamamen kuşatılmış olacaktır. Maalesef bu durumu gören hiçkimse yoktur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT