BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HİİİÇ DERT ETMEYİN

HİİİÇ DERT ETMEYİN

İş övünmeye kalınca, “bin yıllık devlet geleneği”nden sözediyoruz. Demek ki 1000 yıllık geleneği olanlar başbakanları hastalanınca elleri ayakları birbirine dolanıyor. Çok geriye gidip yorulmayın, 91’den sonraki maceramızı hatırlayın yeter.



İş övünmeye kalınca, “bin yıllık devlet geleneği”nden sözediyoruz. Demek ki 1000 yıllık geleneği olanlar başbakanları hastalanınca elleri ayakları birbirine dolanıyor. Çok geriye gidip yorulmayın, 91’den sonraki maceramızı hatırlayın yeter. 11 senede ne yaptık, neleri tartıştık, kaç hükümet kurduk, kaçını yıktık, nereden nereye geldik. 89 mahalli seçimlerinde Özal’ı tersyüz ederken sağduyumuzu kullanmıştık. Demirelli İnönülü hükümet kurarken sağı-solu barıştırmaya karar vermiştik.. Sonra neler yapmadık ki.. Babamızı Çankaya’ya çıkardık, İnönü’yü evine gönderdik. İki seçim yaptık, 7 hükümet kurduk. Amerikalının ne erken seçim derdi var ne de başkanımız hastalanırsa ne olur halimiz korkusu. Başkanları hastalanırsa ne yapacakları belli. Bizdeki gibi onlarca ihtimalin hesabı yapılmıyor. Vekalet mi versin, yerine bir veliaht mı tayin etsin, aynı partilerle yeni bir hükümet mi kurulsun, başbakanlık öbürüne mi geçsin. Bu işe asker ne der, IMF nasıl bakar, muhalefet ne düşünür, piyasalar ne olur.. Ya da erken seçime mi gitsek.. Erken seçim olursa.. Kimi öne çıkaralım, kimin önünü keselim, kimle kimin hükümetine vize verelim. Ömrü bu tip konuları tartışmakla geçen ülkeden hayır gelir mi? Bütün bu tartışmaları bitirecek, istikrar korkusunu ortadan kaldıracak, herkesi yerli yerine oturtacak sistem başkanlık sistemi.. O da bizim işimize gelmiyor. Efendim mazallah iş diktatörlüğe gidermiş. ..... Bana sorarsanız -soran olmaz da- hiiiç dert etmiyorum. Ikınsak da, sıkılsak da, dirensek de, eninde sonunda ve yakın zamanda bu işler bizde de rayına oturacak. Çünkü problem seçim, hasta başbakan, istikrar, kriz meselesi değil.. Vesayetin kaldırılıp kaldırılmayacağı meselesi. Hisselerinin yüzde 49’u halka açık olan bir ülkede seçmene havanda su döğmekten başka iş kalmıyor. DEĞMEZ BAŞBAKANIM! Deniz Hanım’ın maruzatı: “Geçen gün, Başbakanımızı hastane odasından el sallarken gördüm. Sevenlerine elini sallarken bile zorlanacak kadar güçsüzdü, gözleri donuktu... Sevgili Başbakanımız, bizler için canı pahasına görevini yerine getirmeye çalışıyor.. Canınızı feda etmeğe değmez Başbakanım. Bizler ne sıkıntılar, ne krizler gördük; bugüne kadar sırtımıza koyduğunuz hangi kambura ‘itiraz’ ettik?!. Sizin görevinizi bırakmanızla sırtımıza yüklenecek yeni kamburları da kaldırabiliriz. Ben çocuktum siz vardınız. Şimdi çocuklarım var, siz yine varsınız. Torunum da geliyor, maşallah yine varsınız. Allah size uzun ömürler versin.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT