BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu hesaplamalar nasıl yapılıyor?

Bu hesaplamalar nasıl yapılıyor?

Sayın Yaşar Okuyan’ın dikkatine; Ben, 40 yaşında, sanayide kendi çapında iş yapan bir esnafım. Birikimlerimle bir ev sahibi olalım dedik ve 1999 Ağustos depreminden sonra evin temelini attık. Sigortasını, Yapı Ruhsat belgesini, projesini, vs. tüm bürokratik işlemleri yaptırdım. Çalıştırdıklarımın sigortalarını da Afyon SSK Müdürlüğü’ne bildirdim.



Sayın Yaşar Okuyan’ın dikkatine; Ben, 40 yaşında, sanayide kendi çapında iş yapan bir esnafım. Birikimlerimle bir ev sahibi olalım dedik ve 1999 Ağustos depreminden sonra evin temelini attık. Sigortasını, Yapı Ruhsat belgesini, projesini, vs. tüm bürokratik işlemleri yaptırdım. Çalıştırdıklarımın sigortalarını da Afyon SSK Müdürlüğü’ne bildirdim. Ödemeleri gününde yapmama rağmen, bazı sağlık problemlerim nedeniyle, 31.12.2000 tarihindeki 8.048.096 liralık ödemeyi unutmuş görünüyorum. Bize herhangi bir yazı ya da bilgi gelmemesine rağmen, 10.11.2001 tarihinde, faiziyle birlikte 28 milyona yakın bir para tahsil ettiler. Allah hasip etti, evimi bitirip, oturma iznimi almak için belediyeye gittim. Bana, sigortadan “borcu yoktur” kâğıdı getir, dediler. Ben de 16 Mayıs 2000 günü Afyon SSK’ya bir dilekçeyle başvurdum. Bana, icraya verildiğimi ve bu borcu kapatmadan istediğim kâğıdı veremeyeceklerini söylediler. Bunun üzerine, 11.05’ten, akşam 15.45’e kadar uğraşarak, 8.048.096 lira olan borcumun 33.381.583 lira olarak yatırılması gerektiğini söylediler. Sayın Bakanım; bu nasıl bir sistem, bu fatura neye göre hesaplanıyor? Bu rakam küçük değil de, 8 milyar olsaydı, bir işveren olarak bunun altından nasıl kalkardım? Yoksa, resmi olarak bütün şartlarına riayet ederek iş yapmak suç mu? Bağ-Kur primleriyle ilgili olarak da şikayetim var. 2002 yılı 3 aylık enflasyon küçük gösterildi, ama bir de bakıyoruz ki Nisan 2002’den itibaren Bağ-Kur prim borçlarına %32.50 zam geliyor. Aynı şey SSK primleri için de geliyor. Aradaki fark nereye gidiyor, bu vatandaşa eziyet değil mi? “Vur abalıya” sistemiyle, bu işi nereye kadar götüreceksiniz? Lütfen halkın arasına inin ve vatandaşın, esnafın, çiftçinin, köylünün durumlarını yakından görün!.. > Rüstem Dölek - EMİRDAĞ Tekelci anlayışa son verilsin! Nevşehir Valiliği’ne; İlçemiz Derinkuyu’da bir tek taşıma kooperatifi bulunmaktadır. Bu şekilde keyfi uygulamalar olmakta ve yeterince sağlıklı bir seyahat ortamı oluşturulmamaktadır. İlçemiz nüfusu yaklaşık olarak 15 bin cıvarında, Nevşehir ve Niğde’ye dersanelere gidip gelen 200-250 öğrencimiz de bulunmaktadır. İlçemizin turistik bir bölgede olması da gözününe alınınca, ulaşım ihtiyacı daha açık bir şekilde anlaşılacaktır. Hal böyle iken, yetersiz araçlarla seyahat etmek zorunda kalan insanlarımız ve turistler, çoğu zaman sıkışık bir şekilde ve ayakta seyahat etmek mecburiyetinde kalmaktadır. Tarım kesimi olan ilçemizde sezon başlayınca, komşu illerden çalışmak için gelen onbinler de katılınca durum daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Ne zaman ilçemizde ikinci bir yolcu taşımacılığı firması faaliyet göstermek istese, bazı çevrelerin engellemeleri ile karşılaşır, tekelci anlayışlar sergilenir. Bizler “Öz Derinkuyu Turizm LTD. ŞTİ” olarak hazırlığımızı yaptık, bu işe talibiz; önümüzün tıkanmamasını, bize engel olunmamasını istiyoruz. Özellikle Belediye Başkanımızın bir yandan ikinci firmanın açılmasını istemezken, öbür yandan da ikinci bir hattın ihaleye çıkarılması için istekli olmasını anlayamıyoruz. Lütfen, halkımızın hayrına olan bu teşebbüs engellenmesin, tekelci uygulamalardan vazgeçilsin... > Mustafa Gemici - DERİNKUYU Böyle bir eğitim kurumu kapatılır mı? 1999 yılında ROTA Denizcilik Eğitim Merkezi ismi ile kurmuş olduğumuz, denizcilik eğitim kurumu; Milli Eğitim Bakanlığı’ndan kısa süre içerisinde müsaadelerini almış ve ancak 1 yıla yakın bir süre sonra da Denizcilik Müsteşarlığı’ndan müsaade alarak “Uzakyol Vardiya Zabitliği” eğitim faaliyetine başlamıştır. Bu müsaadeyi zorlukla alabildiğimiz Denizcilik Müsteşarlığı, daha sonra bir inceleme komisyonu oluşturarak, tesbit ettiğini iddia ettiği önemsiz gerekçeler ile eğitim programını iptal etmiştir. Denizcilik Müsteşarlığının, kurumumuzun faaliyete başladığı tarihe kadar geçen süre içerisinde müsaade verdiği tek eğitim kurumu mevcuttur: TÜDEV Denizcilik Eğitim Merkezi-İstanbul; Bazı armatörler tarafından kurulan bir vakfın, iktisadi işletmesinin kurduğu ve işlettiği bir eğitim kurumu. ROTA Denizcilik Eğitim Merkezi’ nin programının kapatılması ile oluşan fiili durum, diğer kurumun tekel hüviyetinin devamı anlamına gelmektedir. Kurumumuzun binlerle ölçülen öğrenci kapasitesi imkanı mevcut olmasına rağmen, iki sınıfta toplam 28 öğrencimiz vardır. Bu sayılar ve yapılan yatırımın büyüklüğü hangi özveriler içerisinde olduğumuzun sanırım önemli bir delili olacaktır. Denizcilik Müsteşarlığı’nın programımızı iptal etme kararı, hukuki gerekçelere dayanmadığı gibi, son derece insafsız bir uygulama olmuştur. Denizcilik Müsteşarlığı bu kararında mevcut öğrencilerin durumlarının ne olacağı konusunu belirtmemiş ve kurumumuzda mevcut 28 öğrenci ve aileleri aylardır psikolojik sıkıntı içerisindedir. Gelecek endişesi yaşamaktadırlar. Kurumumuza yapılan haksız ve kanunsuz uygulamanın iptali için mahkemelerde davalar açılmıştır ancak, geçen süre içerisinde mevcut öğrencilerin durumlarının ne olacağı hususu açıklığa kavuşmadığından öğrenciler son derece perişan vaziyettedir. Anlaşılan odur ki; ROTA Denizcilik Eğitim Merkezi’nin kapatılmasına karar veren bazı bürokratlar mevcut öğrencileri, göz ardı edilebilir (harcanabilir) unsurlar olarak görmüşlerdir. Bu tür anlayış içerisinde bulunan bürokratların eylemlerine caydırıcı bir etki oluşturmak ve ülkemizin daha yaşanabilir bir ülke olmasına fayda temin etmesi bakımından; bu konunun kamuoyuna duyurulmasının faydalı olacağı inancındayız. Etik değerlerin yitirilmesi; ülkemizin geri kalmasına sebebiyet veren çok önemli bir unsurdur. Etik değerlerden yoksun insanların elinde devlet gücünün bulunması ise; çok önemli fiili sonuçlar doğurmaktadır. Kurumumuzun başına gelen olaylar, bu unsurların hemen hepsini taşıdığından; topluma önemli mesajlar vereceği inancındayız. > Av. Handan İLAĞA (Kurum Avukatı) Darphane binası SSK Hastanesi yapılsın Sayın Yaşar Okuyan’ın dikkatine; Semtimiz Yenibosna’da bulunan Darphane binasının yapımına 1988’de başlandı. 1995 yılından bu yana, her ne hikmetse bu bina çürümeye terkedilmiş bulunmaktadır. Arsa kısmı 46 bin 800 metrekare, inşa edilmiş kapalı alanı 22 bin 630 metrekare olan bu binanın bazı bronz kısımları sökülmüştür. Semtimizde bulunan vatandaşlarımız 2 araba değiştirerek yeni açılan Güngören SSK Hastanesine gitmektedirler. Hastane için çok uygun olan bu bina SSK Hastanesi yapılırsa; Yenibosna, Sefaköy, Güneşli, Mahmutbey, Küçükçekmece, Avcılar, Esenyurt, Büyükçekmece ve Silivri’de bulunan 2 milyon vatandaşımız bundan istifade edecektir. > Mahalle Muhtarları İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT