BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ŞENOL ÖĞRETMEN /Futbol yüzünden çok dayak yedim

ŞENOL ÖĞRETMEN /Futbol yüzünden çok dayak yedim

Ay-yıldızlı takımın Hocası Şenol Güneş, futbol yüzünden babasından çok dayak yemiş. Babası ona futbolu bıraktıramamış ama o babasını futbol hastası yapmış



Gol yemedi ama fırça yedi 1971-72 sezonunda Sebat’ta oynarken, Gaziantep ile yaptıkları maçta gol yemediği için dayak yiyen, hatta zamanın valisi tarafından uyarılan Şenol Güneş, olaylı maçı şöyle anlattı: “O gün lig şampiyonluğu için çok önemli bir maça çıkmıştık, Gaziantep’te. Maçın 2. yarı ortalarına kadar çok başarılı kurtarışlar yapmıştım ve bunu gollük bir vuruşu kornere atarak pekiştirmiştim. Bu sebeple rakip oyuncuların zaman zaman tekme, yumruk ve küfürlerine hedef olmuştum. Gollük şutu kurtarışımdan sonra bana saldırdılar. Hakem beni koruyordu. Arkasından kornerden gelen topu auta attılar ve bunun üzerine yine sinirlenip bana saldırdılar. Topu kale arkasından gidip aldım fakat saha içine girmeye cesaret edemiyordum. Çünkü oyun futbol maçından çıkıp boks maçına dönmüştü. Hakem beni aut atışı için sahaya çağırıyor ancak ben sahaya giremiyordum. Kaleden 20 metre geride duruyordum. Bizim takımın oyuncuları ve hakem atışı yapmam için bana ricada bulunuyorlardı. Hiçbirşey düşünecek durumda değildim. Sonra G. Antep’in kaptanı Coşkun geldi ve beni ikna etti. Oyuna devam ettim ama tedirgindim. Nihayet maç 0-0 bitti. Bu sefer de boks maçının 2. raundu başladı. G. Antep’in oyuncularının bir kısmı bana saldırdı. Yere düşmüştüm. Yedek oyuncular ve polisler beni onların elinden kurtardı. Soyunma odamıza 1 saatte gidebildim. Vali soyunma odamıza geldi. Oyun hakkında konuşacağı, özür dileyeceği yerde “bir gol yeseydiniz bunlar olmazdı” diyerek soyunma odasından çıktı. Tabi hepimiz donup kaldık.” Türk Milli Takımı’nı 48 yıl aradan sonra Dünya Kupası’na taşıyan Şenol Öğretmenin başarılarının sırrını kendi ağzından dinlemeye devam ediyoruz. “Trabzon’dan ayrılır ayrılmaz Sebat Gençlik’e gittim. İlk yılımda profesyonel oldum. 1970 yılıydı. Sezonun ilk lig maçı için Ankara’da Petrol Ofisi ile oynuyorduk. Hocamız Zekeriya Bali idi. Yedek kulübesindeydim. İlk devre 1-0 yenik kapatmıştık. Devre arasında Zekeriya abi, “kaleci Salih çıkıyor, Şenol giriyor” dedi. Çok sevindim, yerimden fırladım, hemen ısınmaya başladım. Ama sevincim kısa sürdü. 5 dakika sonra bir yanlışlık olduğu bildirildi. Başka bir oyuncunun yerine Coşkun’un gireceği söylendi. Sonradan öğrendim ki, başkan Kazım Kolotoğlu, Salih’in devam etmesini ve benim acemi olduğumu, oynamaya hazır olmadığımı söylemiş. O zamanlar başkan olan Kazım abi mutlaka takım tertiplerinde söz sahibi idi. 250 bin liraya Trabzonsporlu Trabzonspor’dan Sebat’a geldiğimde profesyonel olduğum sene, 15 bin lira karşılığı 2 yıllık bir mukavele imzaladım. 2 yıl içinde cebime giren para sadece sekiz bin liraydı. Sezon sonunda bana birçok kulüpten transfer teklifi yağmaya başladı. Bunun üzerine kalan 7 bin lirayı da verdiler. Ve 250 bin liraya Trabzonspor’a sattılar. 1969-70 ligi sezonunda Trabzonspor’da amatör oyuncuydum. Şunu da belirteyim inançlarıma bağlı bir insanım. Ramazanda yapılan çalışmalarda oruçluydum. Diğer abilerim oruç tutmuyordu. İftar vakti yani top atıldığında idmanda bana top atıyorlardı. Çok güçsüz, bitkin bir haldeydim. Sezon sonuna doğru zatürree olmuştum. Muayene ve tedavimi dispanserde yaptırdım. Tedavilerden sonra durumumu sormaya tenezzül dahi etmediler ve bana sonunda kulüp bulmam söylendi. Sebat Gençlik kulübüne girdim ve profesyonel oldum ondan iki yıl sonra Trabzonspor beni çok büyük paraya transfer etti. Babamı nasıl ikna ettim ? Ailem ve bilhassa babam futbola çok karşıydı. Bu yüzden küçükken çok dayak yerdim. Ama onlar beni futbol tutkumdan vazgeçiremediler. Bu gizlilik içinde futbol oynayarak büyümek Sebat Gençlik’te futbol şampiyonasının grup maçlarında bir takım eledikten sonra aldığım 50 lirayı babama verene kadar sürdü. Küçükken beni futbol oynadığım için döven babam değişmiş, yerine tam bir futbol hastası adam gelmişti. Her maçı radyodan dinliyor, rahatsız olduğu halde hepsini takip etmeye çalışıyordu. Hasta yatağından maça kaldırdılar 1972-73 sezonunda, 2. ligdeyken G. Antep maçında 2 dişi kırılan ve çenesi zorlanarak damağı parçalanan kaleci Şenol Güneş, maç için hasta yatağından kaldırılışını anlattı: “Çok ağır durumdaydım. Evde istirahat ediyordum. 1 hafta yemek yemem mümkün değildi. Yemek ne kelime su bile içemiyordum. 2-3 gün geçtikten sonra sulu şeyler içebilecektim. Bir gün yöneticiler eve geldiler ve bana; “gidiyoruz” dediler. Ben herhalde tedaviye götürüyorlar diye düşünüyordum. Meğer Afyon’da oynanacak olan maça götürüyorlarmış. Çok halsiz ve güçsüz idim. Bir hafta ağzıma hiçbirşey girmemişti. Bu halde beni maça çıkarttılar ve maç 2-2 bitti. Bu büyük suçtu bana göre.” D. Almanya maçına korkarak çıktılar... “1976 yılında Doğu Almanya’nın en formda olduğu dönemlerdi. Dresden’de maçımız vardı. Bu maç için İstanbul’da kamptaydık. Hocamız istifa eden Coşkun Özarı’nın yerine gelen Doğan Andaç’tı. Sarıyer’e otobüs ile idmana gittik. Takımın durumu ise pek iç açıcı değildi. Hafif sakatlığı olan ve grip gibi bazı hastalıklara tutulmuş 5-6 arkadaş oynayamıyordu. Doğu Almanya için basına baktığımızda korkmamak elde değildi. Onları nerelere çıkaracaklarını bilmiyorlardı. “Koşan değil, uçan adamlar” gözüyle bakıyorlardı. Hocamız idman yerine geldiğimizde otobüs içinde bize, “Çocuklar hepinizin durumunu biliyorum, hakikaten rahatsızlığı olanlar var. Ancak bu yüzden idmana çıkmazsanız size Doğu Almanya’dan korktular oynamak istemiyorlar da onun için rahatsız diyeceklerdir. Yalandan da olsun idmana çıkın, çalışma yapıyor görünün” dedi. Bu bize büyük moral verdi. Korku ile çıkılan Doğu Almanya maçından 1-1’lik bir skorla sevinç içinde döndük.” Hoca takımı neden 10 kişi oynattı? Şenol Hoca, Tarsus İdman Yurdu ile kupa maçının rövanşını oynadıkları maçla ilgili unutamadığı şu hatırasını anlatmadan edemiyor: “İlk maçı 4-2 kazandık. İkinci maç Tarsus’ta idi, skor 4-0 olmuştu. Özkan Sümer hocamız Gökhan’ı oyuna almış bir başka oyuncuyu çıkarmıştı. Gökhan’ı oyuna alırken de “Bak Gökhan, asla hücuma katılmayacaksın, geride kalacaksın, tamam mı, yakarım seni” diye uyarıyordu. Ancak Gökhan bir pozisyonda ileri çıkıp, şutunu çekti, net bir gol pozisyonu oluştu, tribünlerden alkış aldı, ama şans eseri top adeta direği yalayarak auta gitti. Başarılı bir çıkıştı, Gökhan alkış almıştı. Ancak, Özkan hoca kulübeden fırladı ve Gökhan’ı bağırarak yanına çağırdı, hakemden izin alıp Gökhan’ı oyundan aldı. Ceza olarak yerine oyuncu da sokmadı. Bu yüzden o maçı 10 kişi oynadık.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110329
    % 0.91
  • 3.8553
    % -0.22
  • 4.5445
    % -0.12
  • 5.1446
    % 0.02
  • 155.844
    % -0.03
 
 
 
 
 
KAPAT