BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir hoş sadâ

Bir hoş sadâ

Kurulduğu 1972 yılında bu yana çok önemli kültür faaliyetlerine imza atan ve yaptığı bir çok etkinlik geleneksel hale gelen Türk Edebiyatı Vakfı (TEDEV), "Çarşamba Sohbetleri"ni kitaplaştırmaya başladı.



Kurulduğu 1972 yılında bu yana çok önemli kültür faaliyetlerine imza atan ve yaptığı bir çok etkinlik geleneksel hale gelen Türk Edebiyatı Vakfı (TEDEV), "Çarşamba Sohbetleri"ni kitaplaştırmaya başladı. Sohbetlerin 30. yılı münasebetiyle başlayan "Devler Konuşuyor" başlıklı dizinin ilk kitabında, Türk fikir, siyaset, bilim, sanat ve edebiyat hayatının bugün birçoğu hayatta olmayan önemli isimlerinin hatıra ve düşünceleri sohbet havası içinde sunuluyor. Edebiyat tarihçisi ve gazeteci-yazar merhum Ahmet Kabaklı ile bir grup kültür aşığı insanın kurduğu Türk Edebiyatı Vakfı, Türk Edebiyatı dergisinin yanısıra haftalık sohbet toplantıları ile de günümüze kadar geldi. İlk sohbet toplantısını bir çarşamba günü derginin Cağaloğlu Yeşilay Hanı'ndaki küçük mekanında gerçekleştiran Kabaklı, tam 30 yıl sürecek bir geleneğe de imza atmış oldu. Daha sonra Türk kültür dünyasının yıldız isimleriyle devam eden sohbetlerde, yıllarca sanat, kültür, dil, siyaset, bilim ve edebiyat konuşuldu... Kürsüdeki isimler Kimler geçmedi ki o kürsüden: Milli Mücadele'nin Galip Hocası Celal Bayar; şiir, nesir ve fikir üstadı, kabına sığmayan kalem Necip Fazıl Kısakürek; halk kültürünü tuvale yansıtan, aynı zamanda "İstanbul'un Ortası" isimli nefis eseri ile zengin bir hayat tecrübesini günümüze taşıyan Malik Aksel; dil bilgini, siyasetçi, fikir adamı Tahsin Banguoğlu; edebiyat incelemelerinde çığır açan bir bilim adamı, velut bir yazar ve fikir adamı Mehmet Kaplan; Türk nesrini yirminci yüzyılda yazdığı denemelerde gözalıcı bir üsluba kavuşturan Cemil Meriç; psikiyatri ile kültürü, müziği, fotoğrafçılığı ve gazeteciliği şahsında birleştiren Ayhan Songar; Tek Parti devrinde milli değerlerin serdengeçtiliğini yapan fikir ve nükte adamı Osman Yüksel Serdengeçti; korkusuz kalemi ile her devirde inandığını söyleyen Necmettin Hacıeminoğlu; genç yaşında imza attığı onlarca eseri ile genç yaşta aramızdan ayrılan sosyolog Erol Güngör; değerli şair ve sohbet üstadı Yavuz Bülent Bakiler... Ve bütün bu fikir ve kültür yumağının etrafında döndüğü edebiyat tarihçisi, gazeteci-yazar, sohbet adamı Ahmet Kabaklı... (0 212 527 50 32) Beklenen kitap Ahmet Kabaklı'nın sağlığında kitaplaştırmayı çok istediği "Nazım Hikmet" isimli çalışması, vefatından sonra Türk Edebiyatı Vakfı tarafından yayımlandı. Eser, bugüne kadar Nazım Hikmet hakkında yayımlanmış en objektif çalışma özelliğini taşıyor. Kabaklı, eseri yazış amacını şu sözlerle açıklıyor: "Bugün memleketimizde hâlâ Nazım'ı tanımak ve tanıtmakta tereddütler, çekinmeler bulunmaktadır. Onu hâlâ okuyup, objektif ölçüler içinde söz konusu etmektense, Nazım'a tapmayı, onu bir kavga ve öç alma aleti olarak kullanmayı tercih edenler vardır. Nazım'a 'Hain, satılmış, Moskof uşağı' diyerek, işin içinden sıyrılmak isteyen, nefretini sanat ve edebiyat zanneden kişiler vardır. Ben, 'bu şair üzerinde çağdaşları hiçbir hüküm vermemiş, yalnızca övmüş veya yermişler' diye, gelecek kuşaklar bizi ayıplamasın istediğim için bu eseri yazdım."
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT