BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dünyanın aydınlandığı gece

Dünyanın aydınlandığı gece

Bu akşam Mevlid Kandili. Âlemlerin sultanı sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın dünyayı şereflendirdiği gece. Resûlullah efendimiz, Rebî’ul-evvel ayının onikinci Pazartesi gecesi sabaha karşı, güneş henüz doğmamış; tan yeri ahenk ve ihtişam ile ağarırken O kararmış dünyayı aydınlattı.



Bu akşam Mevlid Kandili. Âlemlerin sultanı sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın dünyayı şereflendirdiği gece. Resûlullah efendimiz, Rebî’ul-evvel ayının onikinci Pazartesi gecesi sabaha karşı, güneş henüz doğmamış; tan yeri ahenk ve ihtişam ile ağarırken O kararmış dünyayı aydınlattı. Bütün kâinatın dört gözle beklediği bu mukaddes doğum, mîlâdî 571 yılına ve Nisan ayının yirmisine rastlamaktaydı. Bu geceye, Peygamber efendimizin doğum zamanı manasına Mevlid Gecesi adı verildi. Bu gece, Kadir Gecesi’nden sonra en kıymetli gecedir. Hatta bu geceden daha kıymetli olduğunu bildiren âlimler de oldu. Her peygamberin ümmeti, kendi peygamberinin doğum zamanını bayram yapmıştır. Müslümanlar da Muhammed aleyhisselâmın doğum zamanını bayram yaptılar. Dünyanın dört bir tarafındaki Müslümanlar, her sene bu geceyi Mevlid Kandili olarak kutlamaktadır. Her yerde Mevlid kasîdeleri okunarak, Resûlullah hatırlanmaktadır. Bu gecede ve diğer zamanlarda Muhammed aleyhisselamın hayatını, güzel ahlâkını okuyup, öğrenip bu ahlâkla ahlâklanmaya çalışmamız lâzımdır. Sevgili Peygamberimiz, gelmiş gelecek bütün insanların en üstün ahlâklısı ve en akıllısı idi. Aklı o kadar çoktu ki, Arabistan yarım adasında, sert, inatçı insanlar arasında gelip, çok güzel idare ederek ve cefalarına sabrederek, onları yumuşaklığa ve itaate getirdi. Bu gece Peygamber efendimizin güzel ahlâkını ve doğduğu sırada görülen hâlleri, mucizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevaptır. Mevlid Gecesi’nde Resûlullah efendimiz doğduğu için sevinenler affolunur. Ayrıca bu gece kaza namazları kılmalı, Kur’ân-ı kerîm okumalı, dua, tövbe etmeli, hayır hasenat yapmalı, Müslümanları sevindirmeli, bunların sevablarını ölülere de göndermelidir. Bu gecelere saygı göstermelidir. Saygı göstermek günah işlememekle olur. Bütün müminlerin, bu mübarek gece ve günlerin kadrini çok iyi bilmeleri, mümkün mertebe en güzel biçimde değerlendirmeleri gerekir. Bu gün ve gecelerde, evlerimiz gerçek bir bayram havasına bürünmeli, akraba, dost ve yakın arkadaşlar bir araya gelerek “Kâinata rahmet olarak gönderilen” Yüce Peygamberi şanına lâyık bir şekilde, büyük bir aşkla hatırlamalı, çoluk ve çocuğumuzun gönül ve kafaları, sevgi nûrları ile aydınlatılmalıdır. Günümüzde, bu mübarek gün ve geceleri değerlendirmek konusunda, müminlerin sorumlulukları daha da artmış bulunmaktadır. Çünkü son yıllarda bazı kimseler, yazıları ile programları ile hiç ara vermeksizin, yüce dinimize, Sevgili Peygamberimize ve mukaddeslerimize doğrudan veya dolaylı yoldan dil uzatmayı marifet bilmekteler. “Hz.Peygamberin vazifesi, Kur’an-ı kerimi getirmek suretiyle bitmiştir, İslamiyeti yaşamak için Peygambere ihtiyaç yoktur, vardır diyen dinden çıkar, bize Kur’an yeter...” gibi sözlerlerle dinde reform yapıp, Müslümanları Resulullahtan uzaklaştırmak istiyorlar. Aslında bunların gerçek maksatlardı, insanları İslam dininden uzaklaştırmak, dinsiz yapmaktır. 15 asırdır, beşeriyete yol gösteren, bütün sahte mâbutları yıkarak Allah’a giden yolu açan, milyarlarca insanın gönlünde taht kuran, birçok milletin kültür ve medeniyetine ruh veren, dünyayı yeniden şekillendiren ve dünya yaşadıkça etkisi giderek büyüyen Yüce dinimize dil uzatmak için kitap yazan, program yapan nasipsizler, varsın kendi nasipsizliklerine yansınlar. Kesin olarak bilmek gerekir ki, para için şöhret için çırpınan ve şunun bunun maşası olan bu zavallılar, kendilerinden öncekiler gibi çok yakın zamanda unutulup gidecekler, fakat, saldırmak cüretini gösterdikleri bu Yüce Peygamber, yine bütün haşmeti ile mevcudiyetini sürdürecektir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT