BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Diğerlerinin yanına...

Diğerlerinin yanına...

Hıristiyan Batı, Yahudi, Hindu, putperest ve ateistler asırlardır İslâm’a olan düşmanlıklarını kusmuşlar; İslâmiyet karşısında ortak cephe ve koalisyon kurmuşlardır. Misyonerler genel kurulunda “ İslâm Dünyasına hakim olabilmek ve onun zenginliklerini, yeraltı ve yer üstü servetlerini elde etmek için; onların tek dayanağı olan İslâm inancını yıkmalıyız ya da dejenere edilmiş inançlara kanalize etmeliyiz.



Hıristiyan Batı, Yahudi, Hindu, putperest ve ateistler asırlardır İslâm’a olan düşmanlıklarını kusmuşlar; İslâmiyet karşısında ortak cephe ve koalisyon kurmuşlardır. Misyonerler genel kurulunda “ İslâm Dünyasına hakim olabilmek ve onun zenginliklerini, yeraltı ve yer üstü servetlerini elde etmek için; onların tek dayanağı olan İslâm inancını yıkmalıyız ya da dejenere edilmiş inançlara kanalize etmeliyiz. Bizlerin asıl korkusu, Müslümanların geçmişteki gibi güç ve kudretine yeniden kavuşmalarıdır. Bunu önlemek için bütün kuvvetlerimizi İslâmın karşısında birleştirmeliyiz. Aksi taktirde o bizi yutacak ve eritecektir” demişlerdir. Misyonerden itiraflar: 1935 senesinde Kudüs’te toplanan misyonerler konferansında, misyoner teşkilatının başkanı Samaul Zouimer açış konuşmasında şunları söylemiştir: “Sizden Müslümanları Hıristiyan yapmanızı istemiyorum. Sizin asıl göreviniz Müslümanları İslâmdan uzaklaştırmaktır. Doğumdan ölümüne kadar boynuna haç takmasınlar, kiliseye gitmesinler, vaftiz olmasınlar ama Hıristiyan gibi yaşasınlar. Bunu çağdaşlık adı altında temin edebilirsiniz. Onları Allah’ı ve peygamberini tanımaz bir kişi haline getirin. Müslüman milletleri ayakta tutan ahlak, hayâ, iffet duygularından koparın. Eğer bunda başarılı olursanız, İslâm memleketlerinin sömürge haline gelmesi için fetih yollarını aşan ileri karakollar kurmuş olursunuz. Sevketmeye çalıştığınız yolda yürümeleri için İslâm ülkelerindeki bütün beyinleri buna göre hazırlamanız gerekir. Bu ise Müslümanları dinlerinden uzaklaştırmak ve koparmaktan başka bir yolla mümkün değildir. Nefslerini sevsinler yeter Eğer siz onlardan Allah ve peygamber tanımaz bir nesil hazırlarsanız büyük işlerle ve ideallerle uğraşmazlar. Rahatı, tembelliği, parayı ve nefsini severler. Arzularını ve şehvetlerini tatmin için her çareye başvururlar. Hatta öyle hale gelir ki şehvet ve arzuları hayatının tek hedefi olur. Birşey öğrenirse arzu ve isteklerine nail olmak için öğrenir. Malını şehveti için harcar. En yüksek makama gelse de nefis, arzu ve şehvetinin esiridir. Bu uğurda herşeyini feda eder. Ve onları emperyalist siyasetimiz için satın almak kolay olur. Ey misyonerler! Ancak Müslümanları bu hale getirdiğiniz zaman vazifenizi başarılı bir şekilde tamamlamış olursunuz.” (Cüzür-ül-Bela sayfa:275) Aksi takdirde Bu sözler 67 yıl önceye aittir. Bugün geldikleri nokta bellidir. Anadolu’da 11(onbir) bin yıl içinde 30 medeniyet ve yüzlerce devlet tarihin sayfaları arasına gömülmüştür. Temelsiz milletler yıkılmaya mahkumdur. Dinimize, dilimize, mazimize, örf ve adetlerimize sahip olmaya mahkumuz. Aksi takdirde ne mi olur? Anadolunun 31’inci medeniyeti de yok olur. Şu güzel milleti tarih çöplüğüne gömerler.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT