BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > RAPORUNUZ HAZIR

RAPORUNUZ HAZIR

Başına gelmeyen bilmez.Özellikle büyükşehirlerde trafik kazalarından sonra rapor almak bir büyük derttir.Ölü, yaralı olması şart değil.. İki otomobil birbiri ile tokuştu mu, evvela bekleyeceksiniz.. Ekip gelecek. Şöyle bir bakacak.Sonra evraklarınızı toplayacak.



Başına gelmeyen bilmez. Özellikle büyükşehirlerde trafik kazalarından sonra rapor almak bir büyük derttir. Ölü, yaralı olması şart değil.. İki otomobil birbiri ile tokuştu mu, evvela bekleyeceksiniz.. Ekip gelecek. Şöyle bir bakacak. Sonra evraklarınızı toplayacak. Sonra, “Yarın raporunuzu filan yerden alın” diyecekler. Ve genellikle filan yerden alınan rapor sürücüleri şaşırtır. Bazen kazanın oluş şekli memurun aklında yanlış kalır, bazen arkadan çarpan TIR, raporda park halinde görünür, bazen, “yahu bak senin kaskon var, bu adamın yok..rapor şöyle olsun da o da mağdur olmasın denir”.. Ara sıra araya hatır gönül girer. Peki bu işin nasıl hale yola konulacağına kafa yoran bir büyüğümüz var mı? Yok.. Büyükler genelge yayınlar. Eminim bu konuda yayınlanan genelgeler üst üste konulduğu zaman benim boyumu aşar..Ama kimsenin yarasına merhem olmaz. Ben bir küçük olarak şunu teklif ediyorum: Kaza raporunu tutan ekip rapora, taraflara ulaşılabilecek telefon numaralarını da yazsın. Bir üst makam da ekiplere şunu söylesin: Raporları dilediğiniz gibi tutabilirsiniz. Tuttutuğunuz her raporun bir nüshasını filan yere göndereceksiniz. O yer, gerekli görürse taraflarla konuşur. Taraflardan birinin şikayetini ciddi bulursa, kazanın oluş şeklini inceler, bilirkişiye kadar her kapıyı çalarak araştırmasını genişletir. Eğer tutulan raporda bir suiistimal bulursa.. 1) İşinizi kaybedersiniz. 2) Sahtekar muamelesi görürsünüz. 3) Bir daha kamuda hizmet veremezsiniz vs. Her raporu tek tek incelemek de gerekmez. Her gün yüzlerce rapordan üçüne, beşine bakmak yeterlidir. Bu mantık sadece kaza raporu için değil her işte hem kamu görevlisi için hem vatandaş için büyük kolaylıktır. EZİYET KUYRUĞU İyi vatandaş ne yapar? Vergilerini zamanında öder. Bir iyi vatandaş bir ilçe belediyesine gitmiş, temizlik vergisini ödeyecek. Görevli, “sizin burada bir eviniz daha var” demiş. İyi vatandaş, “yok” demiş. Var-yok’un sonu gelmeyince iyi vatandaş bir dilekçe yazmış: “İlçeniz sınırları dahilinde oturduğum evimin dışında hiçbir gayri menkulüm yoktur. Tapu kayıtlarının incelenerek tarafıma da bilgi verilmesini....” Görevli, “bu dilekçenizi kabul edemem” demiş; “bizdeki kayıtlara göre evinizin olduğu gözüküyor. İyi vatandaş, “Peki o zaman siz diğerinin vergisini alın, onu sonra hallederiz” demiş. Görevli onu da kabul etmemiş..”Olursa ikisi birden”. Ben olsam hiç yatırmam. Bedeli katlanmış cezalar olsa da yatırmam. Başımızda büyüklerimiz var..Onlar zaten iki senede bir af çıkarırlar. Af çıkmasa da başka bir yolunu bulurum. 30 milyon lira yatırmak için niye iki günümü heba edeyim. 10 senedir mahalli idarelerin talepleri doğrultusunda düzenleme yapamadılar. Temizlik vergisine pratik bir tahsilat yolu bulamadılar. (Ve iki soru: Belediyeler topladıkları vergilerle tahsilat masraflarını karşılayabiliyorlar mı? Sıraya girerek vergi yatırılan bir başka ülke tanıyorlar mı)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT