BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Karnelere reklamlar...

Karnelere reklamlar...

Haber, gazetelerin satır aralarında kaldı... Milli Eğitim Vakfı'nın yöneticileri; karne ve diplomalara reklam alınması için çalışma başlatmış... Karnenin bir tarafında reklam, öbür tarafında da notların yazılması düşünülüyormuş... Yani karnesine Spor Toto Teşkilatı'nın reklamı denk düşen öğrencinin ayvayı yemesi kaçınılmaz olacak... Onun dışında güzel bir fikir gibi geldi... Hatta şöyle 80 yıl kadar geç kalınmış bir girişim... Herhalde 80 yıl önce yapılsaydı, şu karnelere, şu reklamlar alınırdı



Öğrenci ismi: Bülent Ecevit Reklam metni: Nireyeee?... Daha garpuz keseceğidik... Öğrenci ismi: Devlet Bahçeli Reklam metni: Calgon makinanızla uyum içinde çalışır, hiç problem çıkarmaz... Öğrenci ismi: Mesut Yılmaz Reklam metni: Yahu sınırlı özgürlük olur mu hiç?... Öğrenci ismi: Necmettin Erbakan Reklam metni: Hea dayı gapatıyom, kontör yazdı. Bah bah bah... Öğrenci ismi: Ahmet Necdet Sezer Reklam metni: Devir lale devri değil ki, e hesap devri anacım... Öğrenci ismi: Süleyman Demirel Reklam metni: Kim yapacak bunu kim yapacak, bunu kim yapacak bunu kim yapacak? Öğrencinin ismi: Deniz Baykal Reklam metni: Bir vurdumduymazlık, bir "adam sen de"celik, bir "bana dokunmayan yılan bin yaşasın"cılık... Öğrenci ismi: Mircea Lucescu Reklam metni: Daha fazlasını iste... Öğrenci ismi: Abdürrahim Albayrak Reklam metni: Bakın İnciluz bile diyi ki çay budur... Öğrenci ismi: Sevda Demirel Reklam metni: Çakar çakmaz, çakan çakmak... Öğrenci ismi: Ariel Şaron Reklam metni: Yıkıyorum, çıkıyorum... Ben bunu hep yapıyorum... İbibik... > Çok üretken bir tavuk... Fol-Time görev yapıyor... > Bu zamlarla Telekom kontörün topuzunu kaçırdı... > Patavatımı aldırdım, şimdi patavatsızım... > Yuvayı dişi kuş yapar, taksitlerini dişi olmayan kuş öder... > Şimdiki çocuklar alfabeyi Jean-Ali kitaplarından öğreniyor... TEMEL’İN YERİ Uzaklarda bir ülkede yaşayan yakışıklı prensin adı Temel... Ancak prens daha küçükken ülkedeki kötü kalpli cadının hışamına uğramış ve üzerindeki bu lanet yüzünden her yıl sadece 1 kelime konuşabiliyormuş... Mesela Temel 2 kelime söyleyeceği zaman bir yıl boyunca susuyor, böylece ertesi yıl da 2 kelime söyleme hakkı oluyormuş... Bir gün yakışıklı ama talihsiz prens Temel, dere kenarında otururken, bir de bakmış karşıda küçük bir kulübe ve kulübenin bahçesinde muhteşem görünüşüyle Fadime... Saçları altından daha sarı, gözleri gökyüzünden daha mavi... Temel bu güzelliği görünce aklı başından gitmiş, o anda vurulmuş ve 2 yıl boyunca konuşmamaya karar vermiş, 2 yıl sonunda kıza; "çok güzelsiniz" diyebilmek için.... Ama 2 yılın dolduğu gün prensin içindeki bu ateş daha da büyümüş ve Fadime'ye "Size aşık oldum" demek için yanıp tutuşur olmuş... Böylece "Çok güzelsiniz... Size aşık oldum..." demek için geçen 2 yılın ardından 3 yıl daha konuşmamayı göze almış... ...Ve 5 yılın sonunda Temel konuşmak için hazır olduğu sırada, birden bu muhteşem güzel ve zarif kızla evlenmeyi, onu sarayının prensesi yapmayı ne kadar istediğini farketmiş... Böylece "Çok güzelsiniz... Size aşık oldum... Benimle evlenir misiniz" diyebilmek için 5 yılın ardından 2 yıl daha sabretmeye karar vermiş.... Prens bu platonik duygularla 7 koskoca yılı tamamladığı gün, artık dünyanın en heyecanlı ve en mutlu erkeği olarak kızın yaşadığı kulübeye koşmuş.... Fadime yine kulübenin bahçesinde oturuyormuş ve bir kitap okuyormuş... Prens Temel elindeki bir tek kırmızı gülü kıza uzatmış ve sormuş: "-Çok güzelsiniz... Size aşık oldum... Benimle evlenir misiniz?..." Fadime başını kaldırıp Temel'e bakmış... Kulaklarını örten altın sarısı saçlarını geriye atmış ve prense şöyle demiş: -Pardon ?..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.8638
    % -0.7
  • 4.5501
    % -0.72
  • 5.1428
    % -0.02
  • 155.771
    % -0.08
 
 
 
 
 
KAPAT