BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üstad’ın hedefi

Üstad’ın hedefi

Eserlerine ve fikirlerine yeniden dönmemiz, yorumlamak ve anlamak için yeniden çaba göstermemiz gereken Üstad Necip Fazıl Kısakürek'i vefatının 19. yılında rahmetle yadediyoruz.



Üstad Necip Fazıl Kısakürek aramızdan ayrılalı tam 19 yıl oluyor; yani onsuz bir çeyrek asra yaklaşıyoruz... 25 Mayıs 1983'te vefat eden Üstad şiirleri, fikirleri, aksiyon adamlığı ve ortaya koyduğu birbirinden önemli eserleriyle hâlâ en çok sevilen ve okunan bir isim, bir deha... Bize bıraktığı mirası diri tutabildiğimizi, dik tutabildiğimizi, inancımızı aynı kararlı tavırla sürdürebildiğimizi tartışmak yerine, ondan sonraya kalanlarla bugün neler yaptığımızın, neler başardığımızın konuşulması gerektiğini düşünüyorum. Mücadele yöntemi değişse de, problemler farklı kanallarda ve farklı dayatmalar öne çıkarsa da, Üstad'ın mutlaka her "ahval ve şerait" için ortaya koyduğu bir teklif bulunuyor. Büyük bir dava ve cemiyet adamı olan Üstad Necip Fazıl Kısakürek'i her yıl farklı etkinliklerle anıyoruz. Eserlerinden uyarlanmış oyunlar, şiir matineleri, konferanslar (en çok da konferanslar dikkat çekiyor ama bu konferanslarda söylenenlerin 19 yıldır hiç değişmediğini de hatırlatmak isterim), sergiler ve daha pek çok rutin program... Peki, bütün bunlar böylesi bir deha için yeterli mi? İşte, bu sorudan çıkarak hafıza tazelemeye başlarsak belki daha doğru bir sonuca ulaşmış oluruz. Hedef ve yön... "Mehmed'im sevinin, başlar yüksekte, Ölsek de sevinin, eve dönsek de, Sanma bu tekerlek kalır tümsekte Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir, Gün doğmuş gün batmış, ebed bizimdir." Yukarıdaki mısralarla bir hedef gösteren ve bu mısraların içinde saklı bir ruhun işaretlerini başka açılımlarla bize gösteren Üstad, dik durmanın, diri durmanın formülünü de sunuyordu: "Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!" Üstümüzdeki kara bulutların, fikirsizliğin, eylemsizliğin ve muhtevasızlığın daralttığı beynimizde kurşun gibi patlayan her kelimeyi bir anahtar olarak alırsak eğer, hedef ve yön tayininde daha da rahat hareket ederiz. Tamamen bir insanlık dersi verdiği "Sakarya Türküsü"nde söyledikleriyle de, tam bir "kul" olduğunu/ olmamız gerektiğini vurguluyordu: "İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal, Hamallık ki; sonunda ne rütbe var, ne mal!" Üstad'ı, gösterdiği bu yüksek hedeflerle yeniden ele alırken, vefatının 19. yılında bir kere daha rahmet ve minnetle yadediyorum... Hâlim Bilmem hangi âlemden bu toprağa düşeli; Yataklara serildim, cam kırığı döşeli... Kafam bir cenk meydanı, kokusu kan ve barut; Elindeyse düşünme, gücün yeterse unut! Takılıyor yerdeki gölgelere ayağım; Sanki arz delinecek ve ben yutulacağım. Bana yanmak düşüyor, yangın görsem resimde; Yaşıyorum zamanın koptuğu bir kesimde. Alırken dilenciyim, verirken de borçluyum; Kalmadı eşya ile aramda hiçbir uyum. Taş taş üstünde koysam, bozuk diyorlar, devir! Bir ok çeksem, diyorlar; peşinden koş ve çevir! Nefes alırken bile inkisar ve pişmanlık; Kimse edemez bana benim kadar düşmanlık. İşte şüpheci aklı çatlatan borkunç nokta: O ki sonsuz var, nasıl aranır dipsiz yok'ta? Olur ve olmaz her şey, yokluk da O'nun kulu; Bu noktaya vardın mı, el tutuk, dil burkulu. Allah'ı hakikate soran kafa ne sakat? Hakikat de ne; Hakk'ın muradıdır hakikat. Balonunu kaçırmış çocuk gibi ağla dur! Rabbim böyle emretmiş, ya dize gel, ya kudur! Hayat bir zar içinde, hayatı örter bir zar Bana da hayat yeri "BAĞLUM" KÖYÜNDE MEZAR... > Necip Fazıl Kısakürek (1982) Hep Necip Fazıl! Yitik Düşler, Kayseri'de yayımlanan bir dergi. Hacmi küçük ama her yayını ses getiren dergi, mayıs sayısını çok önemli bir dosyaya ayırdı: Üstad Necip Fazıl Kısakürek dosyası... Türk edebiyatının seçkin kalemlerinin şiirleri, yazıları ve değerlendirmelerine yer verilen dergide Nurullah Genç, Mustafa Uçurum ve Kemalettin Bal'ın Üstad'a ithaf ettikleri şiirlerin yanısıra Prof.Dr. Orhan Okay, Beşir Ayvazoğlu ve Mustafa Özçelik'le Üstad hakkında yapılmış röportajlar da dikkat çekiyor. Ömer Lekesiz, Hüseyin Arı, Rafet Cingil, Bekir Oğuzbaşaran, M.Said Türkoğlu, Özcan Ünlü, Hüseyin Kaya, Hasan Hüseyin Cesur, Elif Konar ve Nuh Utku da, Üstad hakkındaki yazılarıyla destek veriyor Yitik Düşler'e... Derginin okuyucularına bir de hediyesi var. Üstad'ın şiirlerinin yer aldığı resimli şiir kartları da en az dergideki yazılar kadar önemli... (P.K. 284, Kayseri)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT