BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu kapılar ne zaman vatandaşa açılacak?

Bu kapılar ne zaman vatandaşa açılacak?

Sayın Yaşar Okuyan’ın dikkatine; SSK Hastaneleri ile ilgili hassasiyetlerinizi tüm sigortalılar gibi ben de takdir ediyor ve kuyruksuz günlerin özlemini duyuyorum. Tenha ve şirin bir ilçemiz olan, Karaman’ın Ermenek ilçesinde bulunan sigortalıların sızlanmalarına bir kulak vererek, problemlerinin çözümüne yardımcı olursanız seviniriz.



Sayın Yaşar Okuyan’ın dikkatine; SSK Hastaneleri ile ilgili hassasiyetlerinizi tüm sigortalılar gibi ben de takdir ediyor ve kuyruksuz günlerin özlemini duyuyorum. Tenha ve şirin bir ilçemiz olan, Karaman’ın Ermenek ilçesinde bulunan sigortalıların sızlanmalarına bir kulak vererek, problemlerinin çözümüne yardımcı olursanız seviniriz. Efendim, Ermenek Karaman’a 170, Konya’ya da 270 kilometre mesafede. Burada SSK doktoru yok. Devlet Hastanesi’nin acil doktorlarından başkasına gitme şansımız da yok. Sevklerde yaşanan komiklikler de işin cabası... Sevkli olarak Konya SSK Hastanesine gittim. Ermenek Devlet Hastanesi, muayene etmeden önce sigortalı katılım payını alır ve sevk evrakının üzerine, alındığına dair bir mühür basar. Ancak Konya SSK Bölge Hastanesi yetkilileri bu mührü kabul etmez ve tekrar muayene fişi ister. Diyeceksiniz ki “650 bin lira ne olacak?” doğru, mesele bu miktar değil; bunu yükseltin ama vatandaştan bir defa alın ki, beklediğimiz kuyruklar boşa gitmesin... Yüzde yüz haklı olduğumuza inandığımız meselemizi Konya Bölge Hastanesinin yetkililerine aktarmak istedik, başhekim yardımcısı ile görüşme isteğimiz, kapıdaki görevli tarafından reddedildi. Başhekime gitmeye kalkıştım, oradaki görevliler de kapıyı göstererek kibarca kovdular... Belki ben haksızım, belki usul onların yaptığı gibi; ama ne olursa olsun, o kapılar, o yetkili ve etkili bildiğimiz kişilerin kapıları bize hep kapalı mı kalacak? O yetkili kişiler vatandaşla görüşmeyecek mi? Bu kuruma 25 yıl prim ödeyerek emekli olmuş, zar-zor geçinebilen bir SSK mensubu ile görüşmeyecek de, her zaman günübirlik siyasetçilerle, ya da ilaç firmalarının yetkilileri ile mi görüşecekler? Sayın Okuyan, çabalarınıza yine de devam edin, ancak bu sistemin çarkları arasında hepimiz yuvarlanıp gitmekteyiz, pek de ümitvar olmayın. Bu çarkın dişlileri, sizin de aşkınızı, şevkinizi, çalışma azminizi törpülemeye yetecektir sanırım... > Rumuz: Çilekeş Ermenekli İntibak işlemlerim bir türlü yapılmadı Milli Eğitim Bakanlığı’na; Öğretmenliğe başlamadan önce 2 yıllık (önlisans) seviyesinde ve 4 yıllık (lisans ) seviyesinde iki ayrı okul bitirdim ve Önlisans diploması ile öğretmenliğe başladım. Daha sonra intibak işlemimi yaptırmak için başvurdum. Ama yaptığım meslek bıranşı ile alakası olmadığını ve 657 Sayılı Kanunun 36. mad. (A) bendinin 12/d bendince bir üst öğrenim sayılamayacağı bana tebliğ edildi. Ben de, İdare Mahkemesine başvurdum, oradan da aynı sonucu aldım (1996). Fakat daha sonra çıkan Maliye Bakanlığı’nın Tebliğlerine istinaden tüm memurların (Polis, Genel İdari Memurları, Teknisyen ve Teknisyen yardımcılarının) son diplomasi ne ise, ona göre intibak işlemleri yapıldığı halde benim işlemlerim yapılmadı. Bu konuda aynı cevap verilse de, şifahen, bu işin yapılması gerektiğinin kanunlarda açık bir şekilde belirtildiğini söyledim. Fakat “benim konumumun bu maddeye de girmediği, yanlış değerlendirildiği, 657’ye göre ‘memuriyette’ ve ‘memuriyetten ayrılarak’ ibaresi bilindiği, benim ise memuriyete başlamadan okulu bitirdiğim” şeklinde cevap verildi. Tekrar mahkemeye mi vermem lazım, yoksa branşımda lisans mı tamalamam gerekiyor? Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bu konuda bir cevap verilmesini istiyorum. > İsmi Mahfuz Çeklerimizi nasıl tahsil edelim? Sayın Adalet Bakanı’nın dikkatine; Bizler 30 yıllık esnafız. “Çek”te hapis cezası kalktı. Şu anda çeklerimizi tahsil edemiyoruz. Müşterinin dönen, ödenmeyen çekini nasıl tahsil edelim? 10. aydan beri çekler dönüyor, kasalarımızda bir yığın çek var. Geçen yıllarda çek döndüğü an, müşteri yalvarıyor, “ne olur birkaç gün müsaade et” diyordu. Çünkü avukata verdiğimiz zaman hapis kararı çıkıyor, en az 8 ay yatma korkusu caydırıcı oluyordu. Biryerlerden bulup çekler ödeniyordu. Şimdi ise aynı müşteriler bizi ciddiye almıyor, “avukata verirsen ver, neyimi alacaksın; üzerimde birşey yok, sonra avukat masrafını da sen ödersin” gibi bizi çileden çıkaran cevaplar veriyorlar. Vergimizi ödüyoruz, namuslu bir şekilde borcumuzu ödüyoruz. Ama devlet görevlileri bizleri yeteri kadar hırsızlardan koruyamıyor, paramızı tahsil edemiyor. Çünkü ellerindeki caydırıcı yetki alındı... Kanunumuz var iken, polisimiz var iken bizi neden mafyaya muhtaç ediyorsunuz? Çekimizi, senedimizi tahsil ettirmek için mafyanın randevu kuyruğuna mı girelim? Lütfen bu tür kararları alırken bizim gibi esnafı da düşünün, buna bir çare bulun!.. > Bir grup esnaf - OSMANİYE Böyle “Öğrenim Kredisi” mi olur? Sayın Hasan Gemici’nin dikkatine; Ben emekliyim. Oğlum ve onun gibi nice talebeler yüksekokul okumanın sıkıntısını yaşamaktalar. Maddi olarak ağır bir külfet getiren yüksekokul hayatını, bir nebze de olsa kolaylaştırmak adına, gerek Başbakanlığın ve gerekse de Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun, “Öğrenim Kredisi” adı altında verdikleri kredilere hak kazanmış bulunuyoruz. Bütün istenen evrakları da göndermemize rağmen, maalesef neredeyse okul bitecek ve her iki kredi de; ne toplu paralar, ne de her ay ödenmesi gereken tutarlar çocuklarımıza verilmiş değil. İnternetten öğrendiğimiz kadarıyla, bu ay sonuna kadar Başbakanlık, Ekim ayında da Kredi Yurtlar Kurumu öğrenim kredileri hesaplara geçecekmiş. Daha önce de Şubat-Mart ve Nisan diye bizi oyalamışlardı. Neredeyse okul bitecek, çocuklarımıza para yetiştirmek için gırtlağımıza kadar bankalara borçlandıktan sonra, anılan öğrenim kredileri verilse ne olur, verilmese ne... Devletimizin ve Maarifimizin bu durumda olması bizi çıldırtıyor. Çocuğumu okuldan almaktan başka çarem kalmadı. Bizi bu hale getirenler nasıl nefes verecek?.. > Burhan Şener - SAMSUN Memurdan hükümete bir teklif Devlet memurları olarak çok zor şartlar altında geçinmeye, hayatımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Maaşlarımız en zaruri ihtiyaçlarımızı bile karşılayamıyor. Devler memurları arasında bulunan eşitsizlik daha da büyüdü. Hükümet’e aşağıdaki tekliflerde bulunuyoruz: 1. Zorunlu Tasarruflar, askerlik borçlanması ya da derece ilerlemesi için mahsup edilemez mi? 2. Aile, çocuk ve kira yardımı yeniden ayarlanamaz mı? Kira yardımı niçin bunca yıldır aynı komik rakam da, 200 bin lira olarak ödeniyor? Bununla ekmek bile alınamıyor... 3. Memurların durumunu iyileştirici bir adım atılacaktı; Bakanlar Kurulu’na böyle bir yetki verilmişti. Bu hususta ne zaman memurları sevindirecek bir açıklama yapılacak? > İsmi Mahfuz
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT