BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ege’nin incisi, gizemli şehir: EDREMİT

Ege’nin incisi, gizemli şehir: EDREMİT

Karşı kıyıda olup bitenleri izliyorlar, sayabiliyorlar oturdukları çay bahçesinden. 1...2...3...4...5...6. Evet, günde tam 6 uçak iniyor, Edremit’in hemen karşı kıyısındaki Yunanistan’ın Midilli Adası’na. Bizim Edremit’e ise, haftada 2 uçak!. Edremit Belediye Başkanı Av. Tuncay Kılıç anlatıyor; hayretle dinliyorum... Defalarca talep gelmiş yabancı turizm firmalarından, defalarca görüşmeler yapılmış bu yüzden. Çabaları Edremit ve çevresinin tek hayat kaynağı Körfez Havaalanı’nın uluslararası ihtiyaca hizmet vermesi, İstanbul’dan yapılan aktarmalı seferlerin en azından günlük hale gelebilmesi...



Yazışmalar... Ankara’da, Bakanlıklar’da geçen günler...”Anlatamadık.” diyor Başkan. “Un var, yağ var, şeker var... Neden helva yapmayalım?!.. Zaten havaalanı faaliyette, ama anlatamadık.” Başkan, yabancı turizm firmalarının talebini ve Edremit’in halini Ankara’ya duyurma derdinde... Benden yazması. YETKİLİLER artık duyacaktır elbet. Bu haftaki yazımıza tersten başladık sanki. Edremit’in onca güzelliğini anlatmak varken.. Haydi, Ege’nin incilerinden Edremit’i gezelim. Rakım sıfırdan 1700’lere Sahilden Kaz Dağlarına uzanalım, ne dersiniz.. ÖNCE EDREMİT, AKÇAY Uzayıp giden kumsal... Son derece temiz, berrak bir deniz... Hani bir an aldanıp da, deniz suyunu besleyen tatlı su kaynaklarına kansak, denizin tuzunu unutsak, avuç avuç içilir desem yeridir.. Balıkesir ilimizin bir ilçesi diye geldiğim Edremit, beni cidden şaşırttı. Çünkü KENT havasını yakalamışlar. Akçay’daki tatil kasabası dinginliği, 10 dakika mesafede, merkez Edremit’te hızlı yaşayan bir kentin dinamizmine bırakıyor yerini. Başkan Kılıç’ın dilinden düşmeyen “Kentler insanlar içindir” sözünde, Edremit’in diğer kentlerden farklılığı yatıyor aslında. “İstanbullu’nun, Ankaralı’nın nefes aldığı sayılı yerlerden biridir Edremit. Ama bu yetmez. İşte karşı kıyıdaki Yunan Adası. En az onlar kadar dış turizme hizmet vermeliyiz. Havaalanı ile ilgili hem bizim, hem de yabancı turizm firmalarının talebi çok açık. Artık gerekli düzenlemeler yapılmalı.” Düşününce hak vermemek elde değil. “1 TATİL- 2 ÜLKE “ sloganı ve Yunanistan’la yaptıkları ortak çalışmalar sonucunda yabancı turiste, Türkiye’yi ve Edremit ve çevresini tanıtıyorlar. Ayrıca kent genelinde belediyenin asli görevlerinden olan gerek temizlik, gerekse sahil bandının gerçekten bir Avrupa kentindeki gibi düzenlenmiş olması Edremit’in üzerine düşeni yaptığının ve gelecek yabancı turiste gerekli altyapıyı sunmaya hazır olduğunun ispatı. Havaalanının yeni düzenlemesiyle ilgili giriştiği mücadelede Başkan’a başarılar dilemek kalıyor bize. “Havaalanıyla ilgili düzenleme ne zaman gerçekleşir bilinmez” diyorlar, ama teslimiyet içinde değiller. Edremit Belediyesi, Bandırma ve Edremit arasında mekik dokuyan bir otobüs ağı kurmuş! Kısacası Edremitliler üzerlerine düşeni, imkanları dahilinde başarmışlar. Kaz Dağlarına uzanıyoruz Edremit dendiğinde akla, sadece, Ege Denizi sahilleri geliyor. Ancak en az onun kadar turistlerin ilgisini çeken Kaz Dağları bambaşka güzellikler sunuyor. Trekking’ten jeep safariye, yamaç paraşütünden dağcılığa kadar tüm doğa sporlarına imkan tanıyor Kaz Dağları, habersizmişim. Görünce anladım. Hayran kalmamak elde değil. Karaçamdan köknarlara, yeşilin farklı tonları arasında uzayıp giden yoldayız. 1,5 saatte zirveye, 1784 rakıma ulaştığımızda, artık körfez ayağımızın altında. Güçlü rüzgar ve Kaz Dağlarının efsanevi ev sahibesi SARI KIZ karşılıyor bizi. Günahını almışlar Sarı Kız’ın, tarifsiz güzelliği ve insanların kıskançlığı sebep olmuş buna. Acıklı bir hikaye, yazmak gelmiyor içimden aslında. En iyisi ben sizi uğur böcekleriyle uğurlayayım. Anlatsalar inanmazdım, bu kadar çok uğur böceği bir arada. Elini atsan, üzüm salkımı gibi. Yalnız bırakmıyorlar ne Sarı Kız’ı, ne de sizi zirvede. Küçücük bedenlerine bakmadan, tarifsiz soğuğa ve rüzgara meydan okuyorlar, bütün şirinlikleriyle... ‘Yaşlı Balıkçı’ Uçsuz bucaksız sahilde, binlerce deniz yıldızı, çaresiz, bekliyor. Güneşin gökyüzündeki yerini almasına az kaldı. Az sonra herbirinin hayatla son bağlarını alacak GÜNEŞ ellerinden. Doğdukları yerden, denizden çok uzaktalar. Birkaç metre!.. Onlar için deniz ulaşılmaz artık. Ve hayatla tek bağları, son umut.. Yaşlı balıkçı. Yaşlı balıkçı saatlerdir bir telaş içinde. Sadece onlarcasını denize, doğdukları yere kavuşturabildi. Ne zamanı, ne gücü yetmeyecek her birine çare olmaya, biliyor. Ama yılmıyor. Bir tane daha, bir daha.. Ve deniz yıldızlarının kaygısından habersiz genç adam. Yaklaşıyor yaşlı balıkçının yanına: “ Bilmiyor musun, hızın güneşe yetmeyecek. İşte, daha binlerce deniz yıldızı sahilde. Ne değişecek ki?!.. Hiçbir şey!.. Görmüyor musun? “ Yaşlı balıkçı durmuyor, tüm yorgunluğuna rağmen bir daha, bir daha.. Her biri bir hayat. Bakmadan yüzüne cevaplıyor genç adamı: “ Hızım güneşe yetmez. Ama sanma ki hiçbir şey değişmez. Bak, sor denizle kavuşan son denizyıldızına, az öncekine sor, ya da avucumdakine. Onun için çok şey değişti.” Bu hafta içimizden biri, adı bile olmayan. YAŞLI BALIKÇI. ASLINDA O’NU HEPİMİZ ÇOK İYİ TANIYORUZ. Yaslayın sırtınızı koltuğa ve dalıp gidin geçmişe... Hatırlayın bugüne kadar tanıdığınız insanları birer birer. Ne çok değil mi?!.. Bir kez daha düşünün şimdi. “O, başkasının mutluluğu için çaba gösterendi” diyebileceğiniz kaç kişi var? Ne az değil mi! Neredeyse hiç yok denecek kadar. İşte o, hiç yok denecek kadar az olanlardır, isimsiz, hayaldeki yaşlı balıkçının şahsında gizli olan. Yaşlı balıkçı herbirimizin kimbilir adını bile zor hatırladığımız eski, belki de yeni gerçek dostudur aslında. İstanbul’dan çok uzakta, Edremit’te, uçsuz bucaksız sahilde, dalıp gitti gözlerim. “Hayaldeki yaşlı balıkçıyla”, İstanbul’daki günlük koşuşturmacadan uzak olmak, hayallere dalabilmek ne güzel...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109015
    % -0.59
  • 3.8624
    % -0.74
  • 4.5529
    % -0.66
  • 5.1834
    % -0.7
  • 156.266
    % -0.22
 
 
 
 
 
KAPAT