BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HADEP, Kurtuluş Savaşı’ndan ne payı istiyor?

HADEP, Kurtuluş Savaşı’ndan ne payı istiyor?

HADEP Parti Meclisi’nin bir üyesinin, Türkiye’yi bölmek gibi bir düşünceleri olmadığını belirterek “Biz sadece Kurtuluş Savaşı’nda Türklerle birlikte savaşmış olan atalarımızdan kalan paya sahip çıkmak istiyoruz” dediğini 12 Mayıs 2002 Tarihli ‘Milliyet’ gazetesinde yayınlanan bir haberden öğreniyoruz.



HADEP Parti Meclisi’nin bir üyesinin, Türkiye’yi bölmek gibi bir düşünceleri olmadığını belirterek “Biz sadece Kurtuluş Savaşı’nda Türklerle birlikte savaşmış olan atalarımızdan kalan paya sahip çıkmak istiyoruz” dediğini 12 Mayıs 2002 Tarihli ‘Milliyet’ gazetesinde yayınlanan bir haberden öğreniyoruz. Bu haberi okuduğum zaman kafamda beliren ‘HADEP Kurtuluş Savaşı’ndan ne payı istiyor?’ sorusunun Milli Mücadele’nin hangi şartlarla başladığını ve kazanıldığını az çok bilen her kişinin kafasında da belirdiğinden şüphe etmiyorum. Zira Kurtuluş Savaşının başlıca nedeni olan ve Osmanlı Devleti’nin yenik çıktığı Birinci Dünya Savaşında Limni Adası’nın Mondros Limanında, 30 Ekim 1918’de imzalanan 25 maddelik Mondros Mütarekesi’nin çok ağır şartlar taşıdığını, mütarekeden ziyade ağır bir barış antlaşmasını andıran ve Sevr’in kötü habercisi olan bu ‘Sözde’ Mütareke hükümlerine göre, düşmanın Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını işgal ettiğini, Osmanlı Ordusu’nun terhis edilerek, eldeki silah, cephane ve diğer gereçlerin düşmana bırakıldığını, küçük gemiler hariç bütün donanmanın düşmanın gözetimine, ulaşım ve haberleşme ağının da düşmanın denetimine verildiğini biliyoruz. Mütarekenin en ağır maddeleri ise düşmana ülkemizin dilediği yörelerini güvenlik gerekçesiyle işgal etmek imkanını sağlayan 7. maddesi ile ‘Vilayat-ı Sitte=6 Vilayet”te yani Van, Bitlis, Erzurum, Diyarbakır, Elazığ ve Sivas gibi Türk ve Kürt kökenli Müslüman vatandaşların çoğunluk oluşturduğu vilayetleri İtilaf Devletlerince işgal edebilmelerine imkan tanıyan Mütarekenin 24. maddesidir. Bu maddenin amacını, Mütareke’nin İngilizce metninde bu altı vilayetten ‘Altı Ermeni Vilayeti’ olarak söz edilmesinden anlıyoruz. Yani 24. madde, Türk ve Kürt unsurunun çoğunluk oluşturduğu Doğu Anadolu Bölgesinde bir Ermeni Devleti kurmak projesini oluşturmaktaydı. Esasen Mondros Mütarekesi’nin bütün hükümleri 1915-1917 Yılları arasında yapılan ve Osmanlı Devletinin paylaşılmasını öngören gizli antlaşmaların yürürlüğe konulması anlamına geliyordu. İşte, Anadolu’nun Türk ve Kürt kökenli insanları, Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da başlattığı Milli Mücadeleye, bütün bu haksızlıklar karşısında, omuz omuza ve kahramanca katılmış ve 26-30 Ağustos 1922’de bu mücadeleyi ‘Zafer’e ulaştırmıştır. Bu zaferin sonucunda da, Ermenilere Bağımsız Devlet, Kürtlere de Özerklik tanıyan 10 Ağustos 1920 tarihli Sevr antlaşması tarihin çöplüğüne atılmış ve Türkiye’nin Milli Mücadelede gözettiği Misak-ı Milli Sınırlarına 24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması ile ulaşılmıştır. Yoksa, HADEP’in sayın Parti Meclisi Üyesi pay isterken, Türkiye’nin Müslüman vatandaşlarının üç yıl omuz omuza yaptığı mücadeleyi görmezlikten gelerek, tarihin çöplüğüne atılmış Sevr antlaşmasından mı pay istemektedir?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT