BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Miloşeviç ve Sırpların iç yüzü

Miloşeviç ve Sırpların iç yüzü

Kosova’da bütün dünya kamuoyunun gözleri önünde İslam dünyası, NATO, AB, ve ABD’nin hatası, hatta ihaneti ile yanlız 20. asrın değil tarihin en büyük



Kosova’da bütün dünya kamuoyunun gözleri önünde İslam dünyası, NATO, AB, ve ABD’nin hatası, hatta ihaneti ile yanlız 20. asrın değil tarihin en büyük ve en korkunç soykırımı Sırplar tarafından Kosovalılara yapılmaktadır. Cani Miloşeviç ve Sırpların iç yüzünü tanımak gerekir. Kosova katliamını ancak geçmişteki Sırp emperyalizmi, kini ve Bosna’daki soykırımı ve Batının Sırplara açık ya da gizli desteği gibi bilgi ve donelerle anlayabiliriz. Dışişlerimiz pasif politika takip etmektedir. Kosova ve Balkanlardaki katliamların nihai hedefi Anadolu’dur. Kosova Anadolu’nun son kalesidir. Eğer bu kale yıkılırsa, sıra Anadolu’ya gelecektir. Bizler gaflet uykusundan ne zaman uyanacağız? Belgrad Taş Meydanında Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç 17 Aralık 1992 tarihinde şu ibret verici açıklamayı yaptı: “Büyük Sırbistan ve Sırp imparatorluğunun kurulmasına kısadan da kısa bir zaman kaldı. Tam 1389 Kosova Meydan Muharebesinden bu yana Büyük Sırbistan kurulamadı. O gün artık gelmiştir. Dünya basınına bakmayınız. Batılılar toparlanıp üzerimize gelmezler. Aldıkları kararlar ve uyguladıkları ambargo dünya kamuoyunu oyalamak içindir. Gizlice bizi destekliyorlar. ABD, AT ve Güvenlik Konseyi Balkan savaşı çıkmasından korkar. O halde biz, Büyük Sırbistan’ın doğması için en kısa yoldan, hareketimizi sürdürmeliyiz. Tek çare Büyük Sırbistan’ın doğmasını bugüne kadar önleyenlerin tasfiye edilmeleri ve bu suçluların faturasını kanları, malları, mabetleri ve ırzları ile ödemeleridir. Faturayı biz ödeyecek değiliz. Yugoslavya’nın tarihi birliğine ve Büyük Sırbistan’ın kurulmasına varlıkları ile engel olan bazı Hırvatlar, Müslümanlar, Kosova ve Makedonya’daki Arnavut ve Türkler bu faturayı ödeyeceklerdir. Bu büyük ideal peşinde koşulurken en büyük zaaf, acıma hissine kapılmaktır. Büyük Sırbistan’ın varlığına tahammül gösteremeyenlere, biz de hoşgörü ile bakmayız. Bu bir kurtuluş savaşıdır ve buna engel olanlar da cinsi ve yaşı ne olursa olsun etnik temizliğe tabi tutulacaklardır. Engel olanları, kökleri ile sökmek vazifemizdir. Ya geçmişe bağlılık hayallerini bırakıp, Sırp ve Ortodoks olurlar ya da yok edilirler. Hiç merak etmeyiniz, Batı kendini toplayıp göstermelik hareket edinceye kadar biz bu temizliği, Sırp olmayanları imhayı, ABD ve AT gizli desteğiyle bitireceğiz. Bu tarihi fırsatı kaçırırsak 500 sene daha parçalanmış olarak yaşarız. Bu engellerin, her türlü silahla, topla, kişisel gayretlerle kaldırılma faaliyeti sürecektir. Acımak yok! Büyük Sırbistan’a mani olan kim olursa olsun faturasını ödeyecektir. Bana gülmeyen başkan diyorlar. Son Müslüman engel de ortadan kalktıktan sonra ben de güleceğim.” (Not: Bu sözler Paniç’e destek veren gazeteci Draskoviç tarafından not edilmiş, teybe alınmış ve Almanya’da yayınlanmıştır.) Osmanlı Devleti’nin ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun parçalanması ile “Büyük Sırbistan Hayali”nin gerçekleşmesi için çalışmalar başlatıldı. 1908’de Sırp Milliyetçiliği doruğa ulaştı. Aslında, Sırpların yayılma politikasının temelleri 1844 yılına dayanıyor. Büyük Sırbistan hayalinin mimarlarından biri de o zamanki Sırbistan İçişleri bakanı İlliya Garaşanın idi. Sırp milliyetçilerinin bu hayali, resmi olarak 1906 yılında basına yansıdı. Basına sızan bilgilerin yayınlanması hemen yasaklandı. Çünkü Sırp milliyetçilerinin hayal ettikleri Büyük Sırbistan, Bosna-Hersek’in, Bulgaristan’ın, Karadağ’ın, Kuzey Arnavutluk’un, Kuzey Yunanistan’ın ve Romanya, Macaristan, Makedonya’nın bir kısmından oluşmaktaydı. Bu topraklar ise Avusturya-Macaristan egemenliği altındaydı. Sırp tarihinde bu yayılmacılık politikası her zaman görüldü. Obrenoviç, Karacorce, Draze Mihailoviç ve son zamanda Miloşeviç gibi hükümdarların ulaşmak istediği hedefleriydi. Not: İzmir Büyükşehir Belediyesi Kosova’ya Yardım kampanyası çerçevesinde aynî yardım için Telefon numaraları: (0232) 441 42 88-483 39 54 Santral: 482 11 70’ten (276)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT