BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üç büyükler

Üç büyükler

Başlığa bakıp bizim de futbol yazacağımızı zannetmeyiniz. Kulüplerimiz alınmasın ama Türkiye 18 Nisan’daki “kupa maçına” kilitlenmiş durumda. Futbol kimin umurunda?..



Başlığa bakıp bizim de futbol yazacağımızı zannetmeyiniz. Kulüplerimiz alınmasın ama Türkiye 18 Nisan’daki “kupa maçına” kilitlenmiş durumda. Futbol kimin umurunda?.. Bu üç büyükler FB, GS ve BJK değilse peki kimler? FP, DSP ve DYP mi? Hayır onlar da değil. Onları büyük yapacak olan İstanbul, Ankara ve İzmir’in Büyükşehir Belediye Başkanları... Önce bir dünya şehri olan megakent İstanbul’u ele alalım. Belli başlı partilerimiz bu kente en iyi kadrolarını aday gösterdiler. Fazilet Partisi; beş yıllık tempolu hizmetlerinin meyvelerini almak istiyor. Evet Recep Tayyip Erdoğan bu kupa maçında “kırmızı kartlı” ve oyun dışında. Ancak onun estirdiği rüzgâr Gürtuna’nın yelkenlerini şişiriyor. Diğerlerine kıyasla pek fazla tanınmayan ve medyatik de olmayan Gürtuna; mütevazı olmanın semeresini göreceğe benzer. Demokratik Sol Parti; Temizel ile atağa geçmekle stratejik bir hata yaptı. Başta esnaf ve sanatkârlar olmak üzere çeşitli ticaret erbabı ilk anda Temizel’e sıcak bakmadı. DSP’nin bu stratejik hatası, taktik başarılarla telâfi edilemez. DSP, aday tespitinde sınıfta kaldı da denilebilir. ANAP’a gelince; tartışmasız en tecrübeli, en medyatik ve en bilinen üyesini aday yaparak iyi bir tercih sergiledi. Ne var ki İstanbul seçmeni Ali Talip Özdemir’i fazla profesyonel bularak çekimser kaldı. İstanbul’da ümidi olmayan Doğru Yol Partisi de, yıpranmamış bir yüzü cepheye sürerken kendisine taze kan aradı. Ancak beyefendi insan Dr. Yalçın Özer’in bu kurtlar sofrasında pek şanslı görülmediği de ortadadır. Politize olmayan mülâyim vatandaşların desteklediği Dr. Yalçın Özer başkanlık yarışında başarılı olamasa da ciddi bir siyasi tecrübe kazandı... CHP adayı Adnan Polat gerçekten bir âlem doğrusu... Meşhur, popüler, medyatik ve üstelik de kulüpçü. Ticari özellikleri sebebiyle önce piyasayı kızıştıran Polat; DYP ve ANAP’la uzun süre flört ettikten sonra, tabiri caiz ise CHP’nin başına kaldı. İstanbul için adayın hası durumundaki Ahmet Vefik Alp; MHP’nin yüzakı. Mesleğinin zirvesindeki profesörümüz yüzen bir kayığa binebilseydi, bu “kupa maçı”nın tartışmasız galibi olurdu... Gelelim İzmir’e... İzmir bayram yeri gibi. Şarkılar, türküler ve eğlenceler arasında bir karnaval yaşanıyor. Kanaatimizce İzmir çok coşkulu bir seçim arefesi yaşıyor. Deve dişi gibi adayların yarıştığı İzmir’de Dr. Burhan Özfatura atakta. DYP Burhan Özfatura gibi bir isimle üç büyükler arasına girmeye aday. Özfatura ismi hizmet ve ciddiyetle eşleşmiş durumda. Tatlı sert yönetimi, kararlı ve kalıcı yatırımları, vatandaşla birlikteliği ile DSP ve CHP adaylarını adeta sürklâse eden Dr. Özfatura bir dönem daha hizmet vererek İzmir’i kültür ve turizm merkezi yapmaya and içmiş gibi... ANAP’ın adayı eski Bakan ve İzmir’in eski Valisi Kutlu Aktaş, bürokrat olarak hizmet vermenin dezavantajını yaşıyor. İzmirliler bürokrasiden gelen adaylara pek sıcak bakmıyorlar. DP, AP ve DYP’nin kalesi olan Ege’de çekirdekten politikacılar revaçta. DSP’li Priştina ve CHP’li Çakmur için söylenecek birşey yok!.. Priştina’nın Parlamento’dan gelişi bile geniş halk kitlelerince bilinmemekte hatta bazıları Priştina ile ilgili haberleri duyunca; Kosova’daki Sırp zulmünü hatırlıyor... Daha sandığı ve DSP’yi hatırlayana rastlayamadık. CHP’li Çakmur mu? Karşıyaka’nın sevgilisi Çakmur için, bütün İzmirliler’in birleştiği bir tanım dilden-dile dolaşıyor. Çakmur tam bir vitrin insan!.. Yerimiz daraldı Ankara’yı da yarın inceleyelim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT