BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üçüncü parti meselesi

Üçüncü parti meselesi

TBMM’ye yalnızca iki partinin girmesi halinde bir kısım kitlenin orada temsil edilemeyeceği defalarca yazılıp konuşuldu.Barajı iki parti geçtiği için mecliste AK Parti ile CHP olacak. Bir de bağımsızlar.



TBMM’ye yalnızca iki partinin girmesi halinde bir kısım kitlenin orada temsil edilemeyeceği defalarca yazılıp konuşuldu. Barajı iki parti geçtiği için mecliste AK Parti ile CHP olacak. Bir de bağımsızlar. İktidar kuvvetli. Ana muhalefet güçlü. Üstelik hem ahenkler. Karşılıklı anlayış içindeler. Bunlara denecek bir şey yok ama diyen de eksik olmayacaktır. Nitekim şimdiden sesler yükselmeye başladı. Yüzde 45’lik kitlenin oyları boşa gitmiştir.. Ne denir kendi düşen ağlamaz. Kaç kere yazdık. Kaç kere söyledik. Barajın makul seviyesi yüzde 5’tir dedik fakat HADEP kaygısından dolayı o cesareti gösteremediler. Halbuki cesaret gösterememek risk alamamaktır. Risk alamazsan şartlar, işte böyle tırpan gibi biçer. Sonunda zarar yine ülke huzuruna. Bu yüzde 45 temsil edilemiyor meselesi çok kaşınacaktır. Parlamentonun yumuşak karnı, iktidarın boş tarafı orası olacaktır. O halde çare? Kısmi çare şu olabilir. Mehmet Ağar, 4 Kasımdan sonra parti kuracağını söylemişti. Kendisi Elazığ’dan tekrar seçildiği için mecliste. Bu itibarla bir kısım bağımsızları da yanına alarak mecliste üçüncü parti olabilir. Meclis dışında da istediği gibi kadrolaşıp teşkilatlanmaları mümkün. 5 kişi dahi olsalar bir boşluğu dolduracaklardır. Evet, bu partinin grubu olmayacaktır ama sayılarının azlığına rağmen yüzde 45’i arkalarına alıp bir fonksiyonu yerine getirirler. Baykal, o kitleyi kendilerinin temsil edeceğini söylüyorsa da onlar, 3. taraftır. 3. Bir partinin temsil etmesi daha demokratik olur. Bu sebeple Mehmet Ağar’ın elini çabuk tutarak partisini hayata geçirmesi gerekir. O zaman şöyle denecektir. İki buçuk partili demokrasi. Densin. Hiç bir mahzuru yok. Bazı batılı ülkelerde de böyle. Bugün buçuk olanlar yarın tam olur. Yeter ki zamanında adım atılsın. Eğer o adım atılmazsa bir gün tek başına seçilmek de tehlikeye girebilir. Küçük fakat dinamik, gayretli ve kendini temsilcisiz hisseden kitleye sözcülük yapan bir parti. Böyle bir parti bugün bir boşluğu doldurur yarın için de önü açık olur. Kısacası bağımsızlar, sayın Ağar’ın liderliğinde partileşsinler. Zaten bağımsız tek başına bir şey yapamıyor da.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT