BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hurma vaaar hurmacık var

Hurma vaaar hurmacık var

Kulakları çınlasın yıllar evvel Abdülmetin Hoca hurma üzerine öyle bir vaaz etmişti ki unutamam. Önce menkıbeleri dillendirmiş, ardından “birbirinize niye hep kadayıf, baklava götürüyorsunuz, arasıra da hurma taşısanız ne olur” demişti. Usta hatip vaazını hoş bir hatıra ile noktalayıp, süslemişti. -Efendim ben yine böylesi bir ramazan günü kürsüye çıkmış, hurma yemenin ve hurma dağıtmanın faziletinden bahsediyorum. Cemaat dikkat kesilmiş dinliyor. Ama içlerinden biri çok farklı. Adam nasıl iki göz iki çeşme ağlıyor, benim bile yüreğim titriyor. İçimden “aramızda ne hisli insanlar var, kıymetleri bilinmiyor” diyorum. Neyse namazı kılıp çıkıyoruz. Ne görsem beğenirsiniz? Aynı adam tezgâhını kapıya dayamış “hurmaya gel vatandaş” diye yırtınıyor.



Mısır Çarşısı’nda Ortalıkta “hurmaya gel” diye bağıran seyyar çok ama ben daha çok çeşit bulmak için Mısır Çarşısı’na gidiyorum. Tarihi çarşı senenin en hareketli günlerinden birini yaşıyor. Tezgahtarlar küreklerini hurma dağlarına daldırıp daldırıp çıkarıyor, yıpratıcı bir tempoyla paket sarıyorlar. Kiloyla alamayan, gramla alıyor, herkes kesesine göre bir şeyler götürüyor. Çarşıda çeşit çok ama üçü, beşi öne çıkıyor. “Çamur hurma” adıyla bilinen İran hurmaları hem taze, hem lezzetli. Üstelik ucuz mu ucuz. Lâkin Kaliforniya hurmasının üç kilosu bir asgari ücret ediyor. Kuzey Afrika hurmaları ıslak zarları ve parlak renkleriyle dikkat çekiyor, Cezayirler 5 milyondan, Tunuslar 6 milyondan gidiyor. Gözüm kehribar sarısı Bağdat hurmalarını arıyor ama ambargoya takılmış olacak, tek tane görünmüyor. Halbuki Irak, diğerlerinin toplamı kadar hurma üretiyor. Hem komşumuz, hurmanın ezmesini, pekmezini, şekerlemesini de güzel yapıyor. Yine, yere düşünce kırılacak kadar sert ama bir o kadar lezzetli ve kokulu olan Sudan hurmaları piyasamıza giremiyor. Ama ABD ve İsrail’in pazar payı gitgide artıyor. Medine hurmasının fiyatı lezzetine göre değil, büyüklüğüne göre değişiyor, minikler sekize, iriler onsekize gidiyor. Satıcılar, Magnum Medine, Ekstra Medine, Extra Extra Süper Medine gibi yakıştırma adlarla göz boyuyorlar. Aslında böyle bir hurma çeşidi yok. Amberi, Mebrum, Acve deseler neyse... Peygamberin övdüğü meyve Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Mü’minin sahurunun hurma ile olması, ne güzeldir” buyururlar. Bir keresinde de “Oruçlu, hurma ile iftar etsin!” derler, “çünkü hurma bereketlidir... Hurmanın bereketli olması, şöyledir ki, onun ağacında (Nahle) topluluk ve adâlet vardır. İnsanın yaradılışı da böyledir. Çünkü bu ağaç, Adem aleyhisselâmdan artan çamurdan yaratılmıştır. Nahlenin meyvesi yenince insanın parçası, dokusu olur. Onda bulunan her şey insana da aktarılır.” Yeni mahsul isteyin Hurmanın meyvesi hem tatlı, hem besleyicidir. Mideye iyi gelir, protein ve mineralden yana zengindir. Enerji yüklüdür, neredeyse % 75’i şekerdir. Yalnız hurma alırken “bu senenin mahsulü” olmasına dikkat edin. Taneler soğuk hava depolarında saklanmışsa bir şey olmaz ama sıradan ambarlarda yıllandıysa böceklerden kaçamaz. Eğer hurmalar parlaklığını kaybetmişse, zarları yırtılmış ve delinmişse uzak durmanızda yarar var. İhtimal ki haşerelere mesken olmuşturlar. Onları dişlemeniz haneye tecavüze girer mi bilemem ama kurtların hak ve hürriyetleri açısından can sıkar. Dişisi ayrı, erkeği ayrı Hurmanın anavatanı Aşağı Mezopotamya’dır. Ancak mübarek meyve Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’ya, derken Meksika’ya da yayılır. Bu dev ağacın uzunluğu 20 metreyi aşar ki, sadece yaprakları 6 metre civârındadır. Hurma bitkiye benzemeyen bir bitkidir. Diğer nebatların aksine, kökü değil, başı kesilince ölür. İnsan gibi farklı cinsiyetli çiçekler, ayrı ağaçlarda görülür. Mübarek toprak seçmez ama verimli bir mahsul için, uzun ve sıcak mevsimler gerekir. Memleketimizdeki hurmaların gıdâ bakımından önemi yoktur ama parklara yakışır, minare yanında iyi görüntü verir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT