BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Ateşle sınanma

Ateşle sınanma

Nazan Bekiroğlu yine yazdı. Bekiroğlu, yine yazdı ve yine şaşırttı. Birkaç yıldır bir roman üzerinde çalıştığını bildiğimiz ve neredeyse aynı zamanlarda çıkacağını tahmin ettiğimiz Mustafa Kutlu, İskender Pala ve Beşir Ayvazoğlu romanları ile birlikte beklediğimiz “İsimle Ateş Arasında”, Timaş Yayınları arasında çıktı.



Nazan Bekiroğlu yine yazdı. Bekiroğlu, yine yazdı ve yine şaşırttı. Birkaç yıldır bir roman üzerinde çalıştığını bildiğimiz ve neredeyse aynı zamanlarda çıkacağını tahmin ettiğimiz Mustafa Kutlu, İskender Pala ve Beşir Ayvazoğlu romanları ile birlikte beklediğimiz “İsimle Ateş Arasında”, Timaş Yayınları arasında çıktı. 1997 yılında yayımlanan ilk eseri “Nun Masalları” (Öykü) ile farklı bir yazı macerasına gireceği müjdesini veren Bekiroğlu, okurlarını yanıltmamış “Şair Nigâr Hanım” (İnceleme), “Halide Edib Adıvar” (İnceleme); “Mor Mürekkep” (Deneme), “Yusuf ile Züleyha” (Şark Mesnevîsi) ve “Mavi Lâle” (Deneme) ile bu yolculuğunu sürdürmüştü. Her çıkan kitabıyla dikkatleri üzerine çeken Nazan Bekiroğlu, “İsimle Ateş Arasında” ile de aynı başarıyı yakaladı. Ateşle sınananlar Padişah, askerleri ve hüzünlü bir aşk hikayesi çerçevesinde kurgulanan romandaki kişi ve kavramlar şöyle özetleniyor: Padişah: Bütün varlığı ismiyle kaimdi. Her yaptığı dünyaya bir isim bırakmak içindi. İsmi kaybolunca varlığı da kayboluyordu. Yeniçeri: İsimleri bağlılıklarıyla vardı. Aşk ile bağlıydılar padişahlarına. Ateşle yaşıyor, ateşle sınanıyorlardı. Aşk: Her şey gibi o da zamana yenik düşüyor. Teslimiyet ve bağlılık gerektirdiği gibi, aşıkın da teslimiyet ve bağlılık duygusunu uyandırması gerekiyordu. Aşklar da ateşle sınanıyordu. Ve daha da önemlisi “İsimleri varlıklarının işaretiydi. Varlıkları isimleriyle birlikte siliniyordu. Aşkla bağlıydılar ve aşkları bağlılıktı.” Roman, bir yanda Osmanlı tarihi önünde yeniçerilerin hikayesini anlatan kitap, bir yanda da satın aldığı esame ile bütün hayatı değişen ve kendisini aşkın tükenişe varan yolculuğunda bulan Numan’ın hikayesini anlatan roman, bir taraftan da çeşitli ilgilerle bu iki hikayeye bağlanan küçük öykülerden oluşuyor. Yalan değil hiçbiri! Her şey Numan’ın kalbinden ve yeniçeri ocağından kıvılcım almışa benzeyen muazzam bir yangında yok olurken; Nazan Bekiroğlu, “İsimle Ateş Arasında” adlı romanında, resmi tarihle de cedelleşiyor ve gerçek tarihle, resmi tarih arasındaki belirsizlikleri anlamaya çalışıyor. Kitabın arka kapağında ise şöyle diyor yazar: “Ben uydurdum bütün bu hikâyeleri. Ama size şunu söylüyorum ki: Daha yüksekte duran bir gerçeği işaret etmek için bunca hikâye uydurdum. Demek istediğim, hepsi yalanken anlattıklarımın, anne kalbinde bir çocuk yokluğunun işaret ettiği acı yalan değildi. Yalan değildi eşi zalim avcı tarafından vurulan turnanın zaruri ölümü. Yalan değildi kemalin arkasından zevalin geldiği. Olgunlaşan her şeyin sonunda bozulduğu. Bir şey bozulurken onunla birlikte başka şeylerin de bozulduğu. Yalan değildi devletlerin insanlar gibi, aşkların da devletler gibi ömürleri olduğu, mahiyeti safiyet olan aşkı en çok karanlıkların boğduğu. Yalan değildi aşkın birbirine uymayan iki tanımının olduğu (...) Hikâyelerine ayrılarak anlatılmış bir romanda son kez yemin ediyorum ki: Vallahi yalan değildi!” Sessiz bir çığlık ğ 1957 tarihinde Trabzon’da doğan Nazan Bekiroğlu, ilk ve orta tahsilini aynı şehirde yaptıktan sonra Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1979). Dört yıl lise öğretmenliği yaptı. KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak girdi. (1985). Orhan Okay yönetiminde sürdürdüğü Halide Edib Adıvar’ın Romanlarının Teknik Açıdan Tahlili konulu doktorasını tamamladı (1987). Aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Şair Nigâr Hanım konulu çalışmasıyla doçent oldu (1995). 1998’den itibaren aynı fakültede açılan Türkçe eğitimi bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan Bekiroğlu, 4 Mayıs 2001’de profesör oldu. Çeşitli dergilerde çok sayıda bilimsel makale, deneme ve öyküsü yayımlanmakta olan yazarın eserleri şunlar: ğ Nun Masalları (Öykü, Dergâh Yayınları, 1997), Şair Nigâr Hanım (İnceleme, İletişim Yayınları, 1998), Halide Edib Adıvar (İnceleme, Şule Yayınları, 1999), Mor Mürekkep (Deneme, İyiadam Yayınları, 1999), Yusuf ile Züleyha (Şark Mesnevîsi, Timaş Yayınları, 2000), Mavi Lâle (Deneme, İyiadam Yayınları, 2001), İsimle Ateş Arasında (Roman, Timaş Yayınları, 2002) Bekiroğlu röportajı Türk Edebiyatı dergisi, yeni sayısında Timaş Yayınları arasında “İsimle Ateş Arasında” ilk romanı çıkan Nazan Bekiroğlu ile yapılmış uzun soluklu bir söyleşiye yer veriyor. “Her şey isimle ateş arasında” diyen Bekiroğlu, “Padişah, isimle ateş arasındadır. Saltanatta her şey bir isim etrafında döner. Padişah, koruması gereken bir hanedan ismidir en fazla ve bir ismin yükseltilmesine hizmet eder: İla-yı Kelimetullah. İktidarının hem onaylayıcısı ve hem de tehdidi olan yeniçerisi, o ise bir ateş ismidir. Yakıcı ve sonunda kendisi de yanan” diyor. Dergide, ilgi çekici başlıklar arasında Ahmet Turan Alkan’ın “Çözülen Ülkücülük”, Beşir Ayvazoğlu’nun “Ramazan Duyguları”, İskender Pala’nın “Damlaya Denizi Yüklemek”, M.Orhan Okay’ın “Kartpostaldaki Dünya”, Mustafa Ruhi Şirin’in “Kuşlar ve Çocuklar” yazıları da yer alıyor. Ayrıca Muhterem Yüceyılmaz, Ali Akbaş, Özcan Ünlü, Fırat Kızıltuğ, Halil Soyuer, İsa Kocakaplan, Halil Gökkaya, Ayla Ağabegüm, Olcay Yazıcı da katkı sağlayan isimler arasında... (0 212 526 16 15)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT