BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AK Parti’ye Clinton modeli tavsiyesi

AK Parti’ye Clinton modeli tavsiyesi

Seçimlerle dolu bir haftayı geride bıraktık. 3 Kasım’da Türkiye sandık başına giderken, geçtiğimiz Salı günü ABD’de seçim vardı. Ama hem Türkiye’de hem de ABD’de büyük sürprizler yaşandı. Türkiye, “2 partili bir Meclis” ve “AK Parti iktidarı” ile tarihinde yeni bir sayfa açarken, ABD’de Başkan Bush’un partisi Cumhuriyetçiler beklenmedik şekilde kısmi seçimden zaferle çıktılar.



Seçimlerle dolu bir haftayı geride bıraktık. 3 Kasım’da Türkiye sandık başına giderken, geçtiğimiz Salı günü ABD’de seçim vardı. Ama hem Türkiye’de hem de ABD’de büyük sürprizler yaşandı. Türkiye, “2 partili bir Meclis” ve “AK Parti iktidarı” ile tarihinde yeni bir sayfa açarken, ABD’de Başkan Bush’un partisi Cumhuriyetçiler beklenmedik şekilde kısmi seçimden zaferle çıktılar. Böylece Beyaz Saray’ın dışında KONGRE’nin her iki kanadında da çoğunluğu ele geçirerek “tarihi bir sürpriz” yaptılar. Rahatlatan açıklamalar Hemen baştan belirtelim, AK Parti iktidarı ABD’de de olumlu karşılandı. Zaten seçim sonuçları açıklanmaya başladığı andan itibaren, gerek AK Partisi’nin bütün idarecileri, teşkilatı ve oy veren tabanı; gerekse karizmatik lideri Tayyip Erdoğan, çok iyi bir imtihan verdiler. Olgun davranışları, ileriye dönük mesajları ile hem Türkiye’yi, hem de gelişmeleri yakından takip eden dünyayı büyük ölçüde rahatlattılar. İç ve dış basında yeralan değerlendirmeler, haberler, bunun en açık göstergesi. Bunda, CHP Lideri Deniz Baykal’ın, “olumlu ve yapıcı muhalefet yapacağız” açıklaması ve seçimden sonra sergilediği tavrın da büyük payı var. Öte yandan, ABD yönetiminden, bakan yardımcısı Marc Grossman’ın Atina’da, dışişleri sözcüsü Boucher’ın da Washington’da yaptıkları “AK Parti iktidarı ile çalışmaya hazırız!” açıklamaları, kuşkuların dağılmasındaki en önemli etkenlerden bir diğeri oldu. Özkök paşa: Milletin dileğine saygı duyuyorum Türkiye’yi rahatlatan en önemli açıklamalardan birisini de Genelkurmay Başkanımız Hilmi Özkök Paşa yaptı. ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Myers’in davetlisi olarak resmi bir ziyaret için Washington’a gelen Özkök Paşa, ayağının tozuyla oteline iner inmez Türk gazetecilerine “az ama öz” bir değerlendirmede bulundu. “AK Parti’nin elde ettiği sonucun, milletin dileği olduğunu” vurgulayan Hilmi Paşa şöyle konuştu: “Normal kurallar içerisinde çok demokratik, olaysız bir seçim geçirdik. Sonuçlar milletimizin dileğidir. Ona sadece saygı duyuyorum. Başka da bir yorum yapmak istemiyorum.” Böylece, Türkiye’yi germek isteyenlere çok anlamlı bir mesaj yolladı, Washington’dan Özkök Paşa. Genelkurmay Başkanı’nın, hafta başında daha Washington’a iner inmez yaptığı bu “az fakat öz” açıklama, “Ordu-AK Parti kutuplaşması” beklentisi içinde olanların heveslerini, kursaklarına tıkadı. Ayrıca dünyaya, “Asker kendi işini yapıyor. Politikanın dışında!” mesajının en açık biçimde verildiği, “derin bir anlamı” da oldu, Özkök Paşa’nın ABD ziyareti... Amerikalı uzmandan ilginç tavsiye Türkiye’yi yakından takip eden bir Amerikalı uzman seçim sonuçları ile alakalı olarak ilginç bir değerlendirme yaptı. AK Parti’nin tek başına iktidara gelmesiyle, “Türkiye’de yeni bir dönemin açıldığını; ama AK Parti’nin, özellikle ABD’nin ve AB’nin büyük desteğine ihtiyacı olduğunu” vurguladıktan sonra şu tavsiyede bulundu: “AK Partisi seçim sonrasında sergilediği tavrını, icraatla da göstermeli. Türkiye’de uzlaşma kültürünün oluşmasına katkıda bulunmalı. Bunun için reform sayılacak adımlar atmalı. Mesela 1996 yılında Başkan Clinton’ın ikinci defa göreve geldiğinde izlediği politika örnek alınabilir. Clinton, Cumhuriyetçi KONGRE ile uzlaşmak için kabinesine bir Cumhuriyetçi bakan aldı. Senatör Cohen’i savunma bakanı yaptı. AK Parti de benzer jestlerde bulunsa iyi olmaz mı? Mesela TBMM başkanlığına bir “CHP’linin seçilmesini sağlasa... Mesela Clinton’ın yaptığı gibi, diğer partilerden bazı önemli şahsiyetleri, ‘özel görevli elçi-ambassador at large’ tayin ederek, dış politika uygulamalarında kullansa iyi olmaz mı?” Gerçekten ilginç bir tavsiye. Tayyip bey ve AK Parti buna uyar mı, bilmiyoruz. Ama ilginç ve değişik bir öneri. Düşünmeye değmez mi? NOT: Aziz okuyucularımın Ramazanlarını tebrik eder; bu mübarek ayın, başta Türk-İslam Âlemi olmak üzere bütün dünyaya huzur, barış ve iyilikler getirmesini dilerim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT