BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Miroğlu’nun emaneti

Miroğlu’nun emaneti

Tarih ve Düşünce dergisi, kurucusu Prof.Dr. İsmet Miroğlu'nun yolundan giderek, aktüel konuları ilmi araştırmalar ve popüler bir üslupla geniş kitlelere duyurmaya devam ediyor.



Bundan 8 yıl önce Tarih ve Medeniyet dergisini kurarken kaybettiğimiz, tarihimizi ve medeniyetimizi yeniden inşa etme amacını güden Prof.Dr. İsmet Miroğlu'nun çabaları şimdileri "Tarih ve Düşünce" ismi altında yayına devam eden bir dergiyle sürüyor. Kurulduğu günden bu yana "Sabetaycılar Konuşuyor", "Osmanlıda Çok Eşlilik", "Almanlardan Rüşvet Alan Türk Gazeteciler", "Atalarımız Şamanist Değildi" gibi dosyalarla gündemi oluşturmayı başaran derginin Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Fatih Can'la yayıncılık ve derginin hedefleri üzerine konuştuk: Tarih ve Düşünce'nin diğer tarih dergileri arasındaki özel yeri nedir? Can: Ülkemizde tarih dergileri önemli bir işleve sahip. Bizim onlardan farkımız fevkalade ilmi araştırmaları popüler bir üslupla geniş kitlelerin zihni tüketimlerine sunabilmek. Bir de çok kaliteli bir görsellikle birlikte yurt içinde en ücra köşelere kadar ulaşabilmemiz; farklı ideolojik yapılarda hayli çeşitli bir okur yelpazesine hitap ediyor oluşumuz bir başka alameti farikamız diyebilirim. Özellikle yerli ve yabancı arşivlerden çok yeni ve bilinmeyen makaleler üreten genç akademisyenler Tarih ve Düşünce'nin en güçlü tarafını oluşturuyor. Tarih uyarıcıdır Tarih ve Düşünce olarak amaç ve vizyonunuz nedir? Sizce tarih dergileri nasıl olmalı, bu tür yayınlardan amaç sadece geçmişten ders çıkarmak mıdır? Can: Hakikaten ülkemiz için artık fevkalade acil hale gelen, bir şuur Rönesans oluşturmada sosyal bilimlerin ve hassaten "tarih" ilminin müthiş uyarıcı olduğunu düşünüyoruz ve bu amaca dönük vizyon materyalleri açısından da son derece zenginiz. Tarihi sadece geçmişten ders alma aracı olarak görmek onu basitleştirir. Tarih ilmini olması gereken şekliyle işlerseniz bugününüzü anlamada, geleceğinizi de inşa etmede müthiş bir vizyon, ufuk ve veri elde etmiş olursunuz. Nereden geldiğinin ve nerede durduğunun cahili olanların istikamet belirlemeleri mümkün değildir. Özellikle Türkiye ve benzeri ülkeler için Tarih alanı "riskli" olmakla birlikte daha bir öneme sahiptir. Her şeyi oturmuş, komplekslerinden arınmış ülkelerde "Resmi Tarih" diye bir kavrama rastlanamazken bu zihniyet bizde hayatın hemen her alanına hakim kılınmak istenmektedir. Tarih ve Düşünce olarak beynini bize açmış insanlarımıza bu meyanda anlatacağımız çok şey var. Bu anlamda bizler yayın hayatımızın başından bu yana gündemi oluşturan yazılarla toplumu bilgilendirmeye çalıştık. Miroğlu'nun etkisi 8 yıl evvel Prof.Dr. İsmet Miroğlu hocanın dergiyi kurmasından bu yana geçen sürede amacınıza ulaştığınızı düşünüyor musunuz? Can: Rahmetli İsmet Miroğlu hocamla, İhlas Holding bünyesinde çıkan Tarih ve Medeniyet dergisinde birlikte çalıştık. Dergiciliği burada öğrendim. Merhumun bu babdaki heyecanı, idealleri görülmeye değerdi. Tarih ve Medeniyet dergisini kurarken kaybettiğimiz tarihimizi ve medeniyetimizi yeniden inşa etmede güçlü bir araç olur inancındaydı. Dergi tam 64 sayı devam etti. O bu sürecin yarıdan biraz fazlasında terk-i dünya eyledi (Allah rahmet eylesin.) Sancağı tabir caizse biz devraldık. Dergi, Türk fikir hayatında ciddi bir boşluğu dolduruyordu. Merhum Miroğlu hocamın İhlas çatısı altında başlattığı bu idealist hareket halen Tarih ve Düşünce'yle devam ediyor. İdeolojimiz yok Sağ veya sol kesimlerin dergiler konusunda ayırım yaptığına inanıyor musunuz, yoksa Tarih ve Düşünce tüm kesimler tarafından okunuyor mu? Can: İdeolojisi saplantı haline gelmemiş okur-yazar kesimin ciddiye aldığı bir yayın Tarih ve Düşünce. Çünkü dergi herhangi bir ideolojinin ya da kesimin sözcülüğüne soyunmuş bir neşriyat değil. Sadece gerçeği arayan, bulan, onu belgelendiren bir yayın anlayışına sahip. (Tarih ve Düşünce, Ticarethane Sk. Güle Güle Apt. No. 14/2, 34410, Cağaloğlu, İstanbul, 0 212 511 75 00) Eski sayılar Geçmiş sayılarınızda bir çok özel dosya gündeme getirdiniz. Bu çalışmaların hemen hepsi güncelliğini koruyor. Yeni okuyucuların bu sayılara ulaşması mümkün mü? Can: Tarih ve Düşünce ve onun benzerleri kalıcı yayınlardır. Her geçen süre muhteviyatları daha da önem kazanır. Bu sebeple arşivlik ve kütüphaneliktirler. Onlardan tekrar tekrar istifade edilir. Bunu düşünerek biz her bir yılın sonunda geçmiş sayılara dönük kampanyalar yaparız. Elimizde kalmış eski sayılarımızı gayet cüz'i bir bedel karşılığı dağıtırız. Yine böyle bir kampanyı başlattık. Okuyucuların 30 sayı ve 13 belgesele 30 milyon karşılığında sahip olması mümkün. Biliyorsunuz dergimiz her ay okurlarına dergiyle birlikte belgesel VCD 'leri hediye ediyor. Bu nefis tarih belgeseller de (ki bugüne kadar 13 belgeselimiz oldu) bu kampanyaya dahildir. Hatta o muhteşem Tarih ve Medeniyet koleksiyonunun az sayıda kalan, üçte ikilik kısmını dahi okurlarımız dilerlerse bizim adresimizden, Tarih ve Medeniyet'in emektarlarından olan Bekir Çelikel'den temin edebilirler. Moda fotoğrafları Goethe Enstitüsü ve Milli Reasürans Sanat Galerisi tarafından ortaklaşa düzenlenen "Alman Moda Fotoğrafçılığı" (1945-1995) başlıklı sergi ay sonuna kadar Teşvikiye'deki Milli Reasürans Sanat Galerisi'nde gezilebilecek. Sergi, Alman moda fotoğrafçılığının 50 yılına zengin bir bakış imkanı sunuyor. Çeşitli fotoğrafçıların resimlerinin dili, model, modelin pozu gibi kıyafet, aksesuar ve fotoğrafın teknik kalitesi de sadece döneminin moda akımlarını yansıtmakla kalmıyor, onu da aşarak dönemin dünya görüşüne, toplumdaki değişimlere, ahlâki değerlere, insanların hislerine ve özlemlerine, 60'lı yıllardan başlayarak moda resimlerinin giderek daha fazla uluslararası nitelik kazanmasına dair ilginç bilgiler aktarıyor. Sergide küratör F. C. Gundlach'ın 50 yılı kapsayan moda fotağrafçılığındaki bu gezinti için 39 fotoğrafçıdan seçtiği toplam 188 fotoğraf yer alıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT