BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yanlışlar ve doğrular

Yanlışlar ve doğrular

Seçim sonuçlarını yanlış yorumlamayalım.. Fazilet Partisi’nin yüzde 5 oy kaybını Recai Kutan’ın hanesine kaydetmek haksızlıktır...



Seçim sonuçlarını yanlış yorumlamayalım.. Fazilet Partisi’nin yüzde 5 oy kaybını Recai Kutan’ın hanesine kaydetmek haksızlıktır... Çünkü sayın Kutan Fazilet Partisi’ni kurup başkanlık koltuğuna oturduğu gün, sayın Erbakan’ın Refah Partisi zaten yüzde 5, belki de daha fazla oy kaybına uğramıştı.. Dolayısıyla aradaki oy kaybını Recai bey’e yüklemek, hem hata olur, hem de haksızlık sayılır. Yüzde 5 oy kaybı, Refah Partisi’nin iktidara gelir gelmez Necmettin Bey’in başbakan olarak hemen Libya diktatörü Kaddafî’nin çadırına gitmesi, orada konuşulan saçma sapan şeylerle başlamış 28 Şubat kararlarına imza atıp sonra “atmadım” şeklinde yanlış yorumların ve itibar yitirmenin sonucudur. Benim yakinen bildiğim bir şey var.. Süleyman Demirel de dahil, Özal’a kadar bütün başbakanlar zamanı ve sırası gelince tarikat liderleri ve cemaat yöneticileriyle konuşur, onların oylarını almaya çalışırlardı... Liderlerin bu temasları sessizce ve bazen kimsenin ruhu duymadan yapılırdı... Ecevit’in dahi bu tarikat liderlerinden bazıları ile buluştuğu söylenirdi.. Sayın Erbakan, daha iktidara geldiği ilk günlerde bu tarikat şeyhlerini büyük gösterişlerle, âlâyi vâlâ ile başbakanlık konutunda yemeğe davet etmesi, bazı çevreleri rahatsız etti.. Oysa bu gösterişlere hiç lüzum yoktu.. Hele o Sincan olaylarının tanklara çarpması yok mu ortalığı büsbütün karıştırdı.. Demek istediğim Fazilet Partisi’nin yüzde 5 oy düşüşü daha Erbakan başbakanken kaybedilmişti.. Şimdi kalkıp bu oy kaybını sayın Recai Kutan’ın icraat hânesine yüklemek insafsızlık olur.. Ama ne çare ki bazı kurtlar seçimlerde alınan bu sonucu Kutan’ın sırtına yükleyerek onu liderlik koltuğundan indirmek istiyorlar.. Recai beyin son 8 aylık liderliği sırasında ne gibi hatalar yaptığını kimse söyleyemiyor.. Çünkü ortada yapılmış en ufak bir hata olmadığı gibi oy kaybına sebep olabilecek ne bir söz, ne de bir icraat bulamazsınız.. Aksine Recai Kutan’ın 8 aylık döneminde, hem partinin üst kademelerine, hem de teşkilata itidal hakim olmuş, aşırı davranışlara yer verilmemiştir.. Ben hatta şunu iddia edeceğim.. Refah Partisi’nin oy kaybı yüzde 5’ten bile fazla idi.. Belki de yüzde 6-7 arasında bir düşüş gösteriyordu.. Kutan bu düşüşü önlediği gibi bıraktığı o itidal havasıyla Fazilet Partisi’ne yüzde 1-2 puan da kazandırmıştır.. Kutan başkanlığa geldiği andan itibaren başörtüsü meselesi hemen hemen kapanmış gibidir.. Başını açan da milletvekili oldu, başını örten de.. “Batı dünyasında laiklik konusu nasıl tarif ediliyorsa biz de o anlamda laikiz” diyen de odur, Batı demokrasi sistemini kabul eden de.. Kutan siyasî gerginliği büyük çapta yumuşatmıştır.. Bütün bunlar dikkate alınmadan Kutan’ın sanki partiye yüzde 5 oy kaybettirmiş gibi takdim edilmesi insafsızca bir davranış olur. Yapılacak son araştırmalar, kamuoyu yoklamaları Fazilet Partisi’nin Refah’taki oy kaybını durdurduğunu gösterecektir. Ama şu sıralarda Recai beye haksızlık edildiğini görüyorum.. Kaldı ki Fazilet’in lideri “ben her an başkanlıktan ayrılabilirim” diyor ve ayrılmaları gereken öteki parti liderleri gibi bir tutum, bir inat içinde olmadığını gösteriyor. Adı üzerinde “Fazilet”.. Eğer fazilete itibar edilecekse, bu partinin kendi ismine layık bir tutum sergilemesi gerekiyor.. Hemen şunu da belirteyim: Ben hem Necmettin bey’i, hem de Recai bey’i hemen hemen kırk yıldan beri tanırım.. İkisinin de zaafları olabilir.. Ama şu sıralarda Türkiye’nin mutedil politikalara, temel meselelerimizin çözümüne ve çözüm zeminlerini hazırlamak için siyasî tansiyonu düşürmeye uzlaşmaya ihtiyacımız var.. Şimdilik DSP ve MHP bu itidali, bu uzlaşmayı vadediyor.. Eğer bu ortam kurulabilirse Türkiye 2000’li yıllara bir cihan devleti olarak girecektir.. Ecevit’in son yıllardaki uzlaşmacı tavrı ve Devlet Bahçeli’nin parti kademelerinde gösterdiği itidal ve akılcı tutum şimdi iktidar ortaklığının sağlam temele oturacağını gösteriyor. Türkiye’nin büyümesi yolsuzluklara, skandallara adları karışmamış bu iki partinin kuracakları koalisyona ve uyum içinde geceli gündüzlü çalışmalarına bağlı... Buna dua ediyoruz.. Sandıktan çıkan oylar millet iradesinin bu yolda tecellî ettiğini gösterdi.. Bu oyların dualı olduğuna inanıyorum. Çünkü şehitler böyle istedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT