BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Iç giyimin 2 dev adamı

Iç giyimin 2 dev adamı

Yeni İnci Şirketler Grubu’nun iki başarılı yöneticisi Kaan Kahyaoğlu ve Furkan Atakan, Türkiye’nin en genç işadamları. İkisinin de ortak hedefi; ülkemizin 4 büyük iline yeni fabrikalar açıp, istihdamı artırarak daha çok kişiye iş imkânı sağlamak...



İSTANBUL- Sanayi ve ticaret alanında, hem yurtiçi hem de yurtdışında fırmalarını zirveye çıkartan Yeni İnci Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkan Vekilleri Kaan Kahyaoğlu ve Furkan Atakan, Türkiye’yi, dünyada en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyor. 38 yıl önce babalarının kurduğu ve yine babaları Kamuran Atakan ve Selahattin Kahyaoğlu tarafından İstanbul Fındıkzade’de 30 metre kare bir alanda kurulan Yeni İnci Şirketler Grubu, bugün 5 bin metre karelik fabrika ve oluşturduğu istihdam alanlarıyla ülkemizin gurur kaynaklarından. Grubun Başkan Vekilleri Kaan Kahyaoğlu ve Furkan Atakan, yaşadıklarını ve hedeflerini gazetemize anlattılar. Furkan ve Kaan Bey, babalarınız şirketin yönetimini niçin size bıraktı? Bu şirketin bayrağını, babalarımız bize vermedi. Önce kendimize güvenimizi onlara ispat ettik, başarılı da olduk. Bizim böyle çalışmamız onları da mutlu etti. Ama hâlâ, şirketle ilgili son kararları, onlara sormadan vermeyiz. Ekonomik krizde nasıl ayakta kaldınız? Krizin başladığı günlerde, biz de yönetim kurulunda görevdeydik. Babalarımız, bizi çağırdı ve bizden şirketi ayakta tutmamızı istediler. Biz de, kafa kafaya verip, ülkede daha önce yaşanan krizlerin bir haritasını çizdik. Yapılması gereken tedbirleri almaya başladık. Önce şirketimizdeki eleman sayısını korumaya aldık. Bizimle iş yapan şirketlerin de ayakta durması için onlarla fikir alış-verişinde bulunup birlikte büyüme trendine girdik. Herkes kepenk kapatırken, biz eleman sayımızı ve ticaretimizi iki kat artırdık. Şirketin başına geçmeden önce hangi bölümlerde çalıştınız? Daha ilkokula giderken, babalarımız bize tatil izni vermezdi. İlk önceleri, ben ve Furkan depoculara teslim edildik, depolarda hamballık veya yük taşımanın yanısıra fabrikanın birçok bölümünde de işci olarak çalışıp, maaşlarımızı veya mesailerimizi aldık. Babalarımız, bizi fabrikalarında çalışan işçilerden ayrı tutmadı. İşçi olarak girdğimiz kendi şirketimizde, performansımızla kendimizi kabul ettirerek, şirketlerimizin Yönetim Kurulu’nun başına geçtik. İnşallah, hedeflediğimiz yerlere ulaşarak bu çıkışımızı sürdürürüz. Türkiye ve dünyada, iç giyim sektöründeki yeriniz nedir? Şirketlerimizin başına geçtiğimizde zaten ‘Yeni İnci’, büyük bir markaydı. Biz de aldığımız ticari eğitimle, dünyaya açılmak istedik. İlk önce 25 Afrika ülkesi ve 13 Avrupa ülkesinde yaptığımız anlaşmalar gereği, bu ülkelere mal satarak kalitemizi ispat ettik. Ülkemizde piyasanın %60’na hitap ederken, bu sayı 2002 yılında daha da arttı. Dünya iç giyim sektöründe ise, %25 gibi bir paya sahibiz. Önümüzdeki yıllarda bu sayı katlanarak artacaktır. Rakiplerinizle aranızdaki ticari ilişki boyutu nedir? Ülkemizin çok kıymetli işadamları var. Biz gençler olarak, onların tecrübelerinden yararlanıyoruz. Şu ana kadar kimse ile kavgamız olmadı. Bir yarış içindeyiz. Bu yarışı da ‘Yeni İnci’ olarak kalitemiz ve yaptığımız yatırımlarla sürdürüyoruz. Ama piyasada, bizimle yarışacak rakip yok. Bunu, kalitemizle ve çalışmalarımızla ispatlamış durumdayız. Bundan sonraki hedefleriniz neler? Elbette hayaller, insan hayatında hep olan şeylerdir. Ama bizler, hedeflerimizi bilimsel ve ticari ahlâk içinde belirledik. En büyük hedefimiz; ülkemizin 4 büyük iline yeni fabrikalar açmak, dünya devi olmak ve istihdamı artırarak yanımızda çalışan eleman sayısını 10 bine çıkartmak. Bunların ötesinde, Türkiye’yi dünya giyim sektöründe başarılı bir şekilde temsil etmek.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT