BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > MÜHÜR KİMDE İSE

MÜHÜR KİMDE İSE

İyi bir seçmen değilim. Üç Kasım’da kimsenin hatırı kalmasın diye, elime verdikleri mührü, sırayla her partinin altına tek tek bastım.



İyi bir seçmen değilim. Üç Kasım’da kimsenin hatırı kalmasın diye, elime verdikleri mührü, sırayla her partinin altına tek tek bastım. O günden beri, “Ne haber gördün müüü?” diyenlerin yanı sıra, nezaketle ne kadar isabetli iş yaptıklarını hatırlatan mailler alıyorum. Üşenmeden herbirine tek tek cevap yazıyorum. Tercih ettikleri parti kazandığı için tebrik ediyorum. “İnşallah muradınıza erersiniz” diyorum. Ve dert ediyorum: Bu başbakanlık işi ne olacak? Önümüzdeki beş altı ayı bu işe kafa yorarak mı geçireceğiz? Anayasanın o maddesini mi değiştireceğiz, bu maddesini mi? Yasakları kaldırınca iş biter mi, bitmezse ara seçim çare olur mu, olursa hemen yapmanın yolu nedir vs. Seçilmenin önündeki engelleri kaldırmak için mutabakat sağlanabilir ama diğer maddeleri değiştirmek kolay iş değil.. İki sebepten değil: Birincisi zannedildiği gibi iktidar partisinin blok halde evet verme ihtimali zayıf.. İkincisi bu sayı ile yapılan değişiklikler referanduma sunulur. Bu şartlarda referandum gerginlik demektir. Referandumda baraj yok, evetler-hayırlar var.. Sonu iyi bitmeyecek bir iş. En önemlisi çok büyük itibar kaybına sebep olur. Tartışma uzayınca insanlar bu işin hak olduğunu, iradenin bu yönde tecelli ettiğini vs. unuturlar. Akıllarda tek şey kalır: Aynı tas, aynı hamam. Eğer maksat hizmetse, bu işi zamana ve doğal akışına bırakıp yaraya merhem olacak işlere bakmak lazım. Birkaç ay uygulamayı görelim, emanetçi başbakan nasıl oluyor, dert anlatmaya gelenler hangi kapıyı çalıyor, kapılardan ne ses çıkıyor? İkinci haftaya giriyoruz, iki haftada konuşulanları alt alta yazınca şimdilik üç satır oluyor: Lojmanlarda oturmayalım, genel başkanı nasıl başbakan yaparız.. Bir de, “Hadi el ele Avrapa’ya” gidelim faslı var, ama bir ay sonra kapatılacak bir defter. ELDE NE KALMIŞ? Belki çok kızanlar olacak ama iki satırlık harırlatma yapmakta fayda var: Erbakan’ın Milli Nizam’la ortaya çıktığı 969 yılından bugüne 33 sene geçmiş. Dile kolay.. Nerede ise bir nesle tekabül ediyor. Keşkelerin faydası yoktur, ama geriye dönüp “elde ne kalmış?” diye bakmak sonraki hesaplarımızda kolaylık sağlayabilir. Eğer bunun adı hareketse 33 yıl sonra geriye baktığınızda sıkıntıdan, gerilimden, stresten, acıdan başka neyi hatırlıyorsunuz. Ne için uğraşılmış? Kimin derdine ilaç bulunmuş? Neler heba edilmiş? Mukaddes kavramlar nasıl ortalığa dökülmüş?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT