BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Yeniden DİVAN

Yeniden DİVAN

Bütün eserlerini "L&M" (Elem) etiketiyle yayımlamaya başlayan Prof.Dr. İskender Pala, "Edebiyatın durduğu yerde elem vardır, diyerek yola çıktık" diyor.



‘Divan şiirini sevdiren adam" olarak tanınan Prof.Dr. İskender Pala, "L&M" isimli yayıneviyle bu alandaki hizmetlerini daha geniş okuyucu kitlesine ulaştırmaya başladı. Tamamen Pala'nın kitaplarına yer veren yayınevi, bugüne kadar 20 eseri okurlarıyla buluşturdu. Pala ile yayınevi ve projeleri üzerine konuştuk. Son yıllarda kaleme aldığınız Divan şiiri merkezli yazılar ve kitaplarla öne çıktınız. Biliyoruz ki, hayatınızın çok önemli bir bölümünü bu alanda çalışarak geçirdiniz. Neden böyle bir tercih yaptınız? PALA: Divan şiirini ilk gördüğüm gün sevmiştim. Tanıdıkça daha çok sevmeye ve onun için zaman ayırmaya mecbur hissettim kendimi. Hani insan sevdiğinin çevresinde olmak ister ya hep. Öyle bir şey. Bütün sevgilerde kıskanmak ve sahiplenmek vardır, bilirsiniz, ama benim Divan şiiri sevgimde asla kıskançlık olmadı ve onu herkesle paylaşmak istedim. Bütün hayatımı Divan şiirine göre formatlamam işte o zaman oldu. Bu biraz da askerlik hayatım içinde bana ikinci bir hayat tanıyor gibiydi. Kendi mesleğimle ilgili nefes almak istiyordum ve Divan şiiriyle ünsiyetim arttı. O zaman, benim sevdiğimi başkalarının da sevmesi gerektiğini düşünmeye başladım ve hayatımın akışı hep Divan şiiri merkezinden dışarıya doğru oldu. Taşlıcalı Yahya Bey'in şu beytini o vakit prensip edindiğimi söyleyebilirim: Kaşkî sevdiğimi sevse kamu halk-ı cihân/ Sözümüz cümle hemân kıssa-i cânân olsa Geçmişle barışmak Yaptığınız çalışmaların Divan şiirini anlaşılır kılmaktan öte anlamları da var şüphesiz. En azından geçmişle barışıldı, konu gündeme geldi ve kitaplarla desteklendi. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? PALA: Divan şiirinin anlaşılmasına ilişkin pek çok problem vardır, ama hepsinden önemlisi insanın önyargılarından kurtulmasıdır. Bu da sizin ifadenizle geçmişle barışmak olur. Aslında buna mecbur ve hatta mahkumuz. Çünkü dünyanın geleceği biraz da kültür ve medeniyet farklılıklarının öne çıkmasıyla orantılı şekilleniyor. Bundan böyle kendi kültürünü bilmeyen insan kendini arafta hissedecek. Değişik söyleyelim: Kendi kültürüne ait özellikleri kendinde barındırmayan kişi diğerleri tarafından dikkate alınmayacak artık. Herkes önce kendi kültürüne, sonra dünya kültürüne muhtaç hale geliyor. Farkedilir olmanın yolu bundan geçiyor. Ben bir Cumhuriyet çocuğu olarak bin yıllık tarihimi de arkama alıp öyle yürümek istiyorum artık. O zenginlik ile kendime geleceğin dünyasında bir yer edinmek istiyorum. Yoksa herkes beni aşağılayacak, itip kakacak ve hatta kapısında yalvartacak. Divan şiiri bunlardan yalnızca biri ve gençler bunun bir güzellik olduğunun farkındalar. Edebiyatın elemi Daha önce çeşitli yayınevleri tarafından basılan kitaplarınızı L&M çatısı altında, kendi yayınevinizde topladınız. Önvcelikle neden L&M ve hangi eserleriniz yayımlandı? PALA: L&M, Leyla ile Mecnun'un açılımı. Ama aynı zamanda elem de okunuyor. Biz "Edebiyatın durduğu yerde elem vardır" diyerek yola çıktık. Çünkü gerçekten de şiir ve edebiyatın melali ile, Divan şiirinin lirizmi, hele de Leyla ile Mecnun'un acıları düşünülünce edebiyat neredeyse elemden ibaret kalıyor. Edebiyatın durduğu bir yer var. Belki duraksadığı da bir yer var. İşte orada Divan şiiri ve bütün kitapları Divan şiiriyle ilgili olan L&M Yayıncılık vardır ve Divan şiiri bu duraksamayı da yeniden yüklenip götürmeye adaydır. L&M yalnızca İskender Pala'nın kitaplarını basacak. Bunun için ben diğer yayınevlerindeki kitaplarımın pek çoğunu tekrar bastırtmadım. Halen yirmi adet kitap bütün Türkiye genelinde kitapçılara dağıtılmış durumda. Bu aydan itibaren her ay iki kitap olmak üzere toplam 16 kitap daha yayınlayacağız. (0 212 665 87 80) Onlarca eser 1958 Uşak doğumlu. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi (1979). Divan edebiyatı dalında doktor (1983), doçent (1993) ve profesör oldu (1998). Divan edebiyatı alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken ve geniş kitlelerce "Divan siirini sevdiren adam" olarak tanınan Pala, halen İ. Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm başkanı olarak görev yapmakta ve bir gazetede haftalık kültür-edebiyat yazıları kaleme almaktadır. Evli ve üç çocuklu olan İskender Pala, "Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü" ile Türkiye Yazarlar Birliği Dil Ödülü (1989) ile AKDTYK Türk Dil Kurumu Büyük Ödülü'nü (1990), "Şâirlerin Dilinden" adlı kitabı ile Türkiye Yazarlar Birliği İnceleme Ödülü'nü (1996), bilime katkılarından dolayı Uşak Halk Kahramanı Ödülü'nü (2001) ve Aydınlar Ocağı Kayseri Şubesi Yılın Bilim Adamı Ödülü'nü (2001) aldı. İskender Pala'nın ders kitapları dışında kalan eserlerinden bazıları şunlardır: Efsane Güzeller, Tavan Arası, Kahve Molası, Gözgü, Gül Şiirleri, Aşki ve Divanından Örnekler, ...Ve Gazel Yeniden, İki Dirhem Bir Çekirdek, Ayine, Ah Mine'l Aşk, Divan Edebiyatında Aşina Güzeller, Kudemanın Kırk Atlısı: Tarih ve Edebiyat Biyografileri, Leyla ile Mecnun, Şiirler, Şairler ve Meclisler, Şi'r-i Kadim: Divan Edebiyatı Şiir Şerhleri, Şairlerin Dilinden, Güldeste: Edebiyat Şaka ve Nükteleri, Aşki ve Divanından Örnekler... Tezgâhta neler var? Kasım ayında "Perişan Gazeller" ile "Hilye"yi yayınlayacağız. "Perişan Gazeller" yeni bir kitap. Şiir yorumlarından oluşuyor ve aynı şiirlerin CD olarak da yorumu kitap hediyesi olacak. "Hilye" de Hz. Peygamber'i anlatan bir mesnevi. Aralık ayında "Peri-şan Güzeller" ile "Hayriyye" yayınlanacak. "Peri-şan Güzeller", "Perişan Gazeller"in devamı. "Hayriyye" de Nabi'in ünlü mesnevisi. Allah bir mani vermezse Ocak 2003'te L&M romanı okuyucuyla buluşacak. Bu roman çok konuşulacak ve umarım bu romandan sonra insanların Divan şiirine bakış açıları çok değişecek.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT