BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hukuk mu, yoksa adalet mi önemli?

Hukuk mu, yoksa adalet mi önemli?

Bu seçimin, üzerinde görüş ayrılığı bulunmayan en önemli sonucu, siyaset sahnesindeki büyük temizliktir...



Bu seçimin, üzerinde görüş ayrılığı bulunmayan en önemli sonucu, siyaset sahnesindeki büyük temizliktir... Eskilerin “kavga ve zıtlaşma” üzerine kurdukları ve ısrarla sürdüregeldikleri mücadele metodolojisinin, yerini “diyalog ve uzlaşma”ya bırakacağını ümid ediyoruz. Bu konuda, özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim akşamından bu yana sergilediği tavrın büyük önemi var. Elde edilen muhteşem seçim zaferinin mimarları olan partililere bu zaferi kutlamayı ve mutluluklarını ifade etmeyi bile yasaklama ihtiyacı duyan Recep Tayyip Erdoğan’ın, özellikle 3 Kasım akşamından bu yana çok daha iyi bir profil çizdiğini kabul etmemiz lazım. Bazı önde gelen AK Parti’lilerin “Türkiye sadece Meclis’teki aritmetik çoğunlukla yönetilemez.” şeklinde ifade ettikleri anlayışa gereken zamanı millet olarak vermeliyiz... CHP lideri Deniz Baykal’dan da, seçim döneminden bu yana sürdürdüğü diyaloga ve uzlaşmaya açık duruşunu sürdürmesini bekliyoruz. Umarız Baykal, eski kavgacı günlerine dönmez! Şimdi bütün mesele, kimin başbakan olacağı noktasında düğümleniyor. Esas olan, seçimi kazanan partinin liderinin o koltuğa oturması ve kurulacak hükümetin tüm icraatlarının siyasi sorumluluğunu üstlenmesidir. Ne var ki, geçmişte pek çok konuda milletin vicdanını kanatan adaletsizliklere gerekçe haline getirilmiş bulunan hukuk sistemimiz, bugün de milletimize tatsız bir oyun oynamaktadır. Elbette hukukun üstünlüğü son derece önemlidir. Ancak, onun da üstünde “adalet” vardır... Hukuk, adaleti sağlamak için vardır ve ancak adaletin garantisi olduğu sürece bir şey ifade eder. Aksi takdirde, milletin iradesi o hukuku değiştirir.. Ortada açık bir adaletsizliğin olduğu durumlarda, ona neden olan hukuk kurallarının üstünlüğü savunulabilir mi? AK Parti lideri Erdoğan’ın durumu, bazı Anayasa ve kanun maddelerinin nasıl bir adaletsizliğe yol açtığını göstermesi bakımından önemlidir. Burada, 1991’de kapatılan DEP’li milletvekillerinin durumu ile Erdoğan’ın durumunu aynı kategoride değerlendirmek de doğru olmaz. Devletin o gün savaş halinde olduğu bir bölücü örgüte açık destek veren bir siyasi partinin meselesi, öncelikle terörle ilgilidir. Erdoğan’ın okuduğu bir şiirle, insanlarımızı vahşice katleden bir terör örgütünü desteklediğini iddia eden kimse var mı? Demokrasilerde hukuk, halkın seçtiği yasama organları tarafından vücuda getiriliyor... Gerektiği hallerde de yine bu organ tarafından değiştiriliyor. Bugün de, yeni seçilen Meclis’ten milletin beklediği budur. Ülkenin önünü tıkayan ve açık adaletsizliklere neden olan Anayasa ve kanun maddelerinin, olması gerektiği şekilde değiştirilmesini istiyor halk... Hukukun üstünlüğünü savunurken, adaleti ortadan kaldırmamalıyız...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT