BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Varlık içinde yokluk”

“Varlık içinde yokluk”

Bu yazım yeni kurulacak AKP iktidarına bir duyuru mahiyetindedir. Maden kaynakları bakımından Türkiye, dünya ülkeleri arasında ilk on içindedir. Madencilik sektöründe 130 ülke içinde 28’inci sıradadır. Uzmanlara göre normal olarak Türkiye’nin 20 milyar dolarlık bir maden geliri olması gerekirken; bu rakam dış güçlerin baskısı, IMF ve geçmiş hükümetlerin ihmali ile 1.1 milyar dolara düştü.



Bu yazım yeni kurulacak AKP iktidarına bir duyuru mahiyetindedir. Maden kaynakları bakımından Türkiye, dünya ülkeleri arasında ilk on içindedir. Madencilik sektöründe 130 ülke içinde 28’inci sıradadır. Uzmanlara göre normal olarak Türkiye’nin 20 milyar dolarlık bir maden geliri olması gerekirken; bu rakam dış güçlerin baskısı, IMF ve geçmiş hükümetlerin ihmali ile 1.1 milyar dolara düştü. Park Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Ciner’in ifadesine göre: “Madencilik sektörü Türkiye için fırsat”tır. Gayri Safi Milli Hasılanın yüzde 11’i madenciliğin payıdır. Ama madenlerimiz dış güçlerin (şirketlerin) ipoteği altındadır. 1986’dan bu yana (2001’e kadar) ön işletme ve işletme ruhsatı verilen 50 bin 265 maden yatağından (taş ocakları hariç) sadece 800 tanesinde faaliyet vardır. Yabancı şirketler ruhsat alıp, o sahada üretime engel oluyorlar. Madenlerimizi esir alıyorlar. Dileriz AKP iktidarı bu kanayan yaraya el koyar. Anadolu petrol denizi 20 yıl Türkiye’de Shell’in Araştırma Genel Müdürlüğünü yapan Antony Hayes’in “Petrol ile ilgilenen herkes bilir ki, Türkiye bir petrol okyanusunun üzerinde oturmaktadır” ifadesi de sadece petrol bakımından ne derece zengin olduğumuzu anlatmaya yetmektedir. ATO Başkanı Sinan Aygün’ün Genelkurmay Başkanlığına madenlerle ilgili verdiği rapora göre: “Türkiye’nin toprak altında 2 trilyon dolarlık (bazı uzmanlara göre 2.9 trilyon dolar) serveti yatıyor. Altın rezervine sahip olduğu halde (tamamına yakınını) işletmeyen tek ülke biziz. Sadece bor madenlerimiz bile, Amerikalıların iştahını kabartmaya yetiyor. Shell, (Türkiye petrol okyanusunda yüzüyor) diyor. Ancak bizi yönetenler nedense bunu görmüyorlar! Uluslararası lobi faaliyetleri ile bunları çıkarmamız engelleniyor.” TPAO’nun bir zamanlar 120 milyon dolar olan bütçesi IMF baskısıyla 28 milyon dolara düşürüldü. Hakkari’de (TPAO- Avusturya- ABD) tarafından açılan ve “burada petrol yok” denilen kuyularda, sonradan çok kaliteli rezervler bulundu. Yabancı şirketlerin Türkiye’deki 50 bin maden sahasının arama ve işletme ruhsatını aldıkları halde bunları üretime açmadıkları devlet kayıtları ile ortadadır. İtiraflar zinciri Show TV’de yayınlanan bir programda ATO Başkanı Sinan Aygün: “Türkiye’nin Güneydoğu ve Doğusunda zengin petrol yatakları olduğu ve açılan kuyulara vana takılarak terk edildiği ve borulardan sürekli petrol sızdığı söyleniyor.” sorusuna cevaben Tansu Çiller: “Evet! Ben başbakan iken Rusya’dan petrol heyeti getirdim. Bunlar çok iyi yetişmiş Azeri Türk petrolcülerdi. Araştırmalar yaptılar ve Türkiye’de çok zengin petrol yatakları olduğu şeklinde rapor verdiler.” Acaba ABD ve AB, Doğu Anadolu ve Güneydoğu’daki petrolü kendi himayelerinde kurulacağını hayal ettikleri Kürdistan ve Ermenistan için mi saklıyorlar? Anlaşılan o ki, Batılı için Türkiye, Türklere bırakılamayacak kadar kıymetli.
Reklamı Geç
KAPAT