BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > BUYURUN ÇALIŞIN

BUYURUN ÇALIŞIN

Çok çalışalım, çok çalışın, çok çalışmak lazım.. En çok duyduğumuz laflar. Hem de vatanseverlik kadar kutsallaştırılan laflar.Bana sorarsanız hiç kendinizi yormayın.



Çok çalışalım, çok çalışın, çok çalışmak lazım.. En çok duyduğumuz laflar. Hem de vatanseverlik kadar kutsallaştırılan laflar. Bana sorarsanız hiç kendinizi yormayın. Bırakın çok çalışmayı, çalışma yaşındaki 20 milyon ağızbirliği etse.. İşe her sabah 5’te gidip akşam 8’de dönse.. İsraf olmasın diye otomobilleri kenara çekip bisikletle, merkeple gidip gelse.. Çocuklarınız da oyunu, eğlenceyi bırakıp gece gündüz, gece gündüz ders çalışsa.. Bu uğurda seferberlik ilan edilse.. Özür dilerim, bir halt olmaz. Niye? Çünkü kalkınmanın ve büyümenin çok çalışıp az yemekle bir ilgisi yoktur. Eğer dünya siyasetinde belirleyici konumunda iseniz hesaplar biraz farklı.. Değilseniz tek yolu var: Kalkınmanız öngörülecek.. Belirleyici konumda olanların işine yarayacak. Bu sözden şöyle bir anlam çıkar mı: Ne yani Ahmet Efendi, biz sırtüstü yatıp, birilerinin kalkınmamızı öngörmesini mi bekleyeceğiz? Hayır çıkmaz. Siz işinize bakacaksınız, işinizi kendiniz için yapacaksınız, mümkünse iyi yapacaksınız, vatan-matan işlerini başkalarına bırakacaksınız. Vatan diyerek yanınıza sokulanlardan biraz uzak duracaksınız. Bir de dua edeceksiniz. “Bu ulusal politikadır” deyince politikalar ulusal olmuyor. “Ulusaldır, o kadar!” deyince ulusal olur belki ama size faydası olmaz. Şansınız varsa (ki şanslı görünüyorsunuz) bütün bu hesaplardan anlayan büyük bir adamı, “ce” dedirterek karşınıza çıkarabilirler. Kimbilir, belki iki yıl belki üç yıl sonra. 25.09.2002 “Demiştim ki”yle başlayan muhabbetten pek hoşlanılmaz ama iki ay önceki bir yazımdan şu satırları nakletmeden duramadım. “Yıllar önce bir baraj inşaatını gezmiştim. İnşaat sahasında mühendislerin kaldığı lojmanlar, gazete bayii, çocukları için okul, yüzme havuzları, Ankara’dan gelecekleri ağırlayacakları otelimsi güzel bir bina vardı. Adeta minyatür bir kasaba kurulmuştu. İnşaat bittikten sonra o bölgenin baraj suları altında kalacağını duyduğum zaman çok şaşırmıştım. Ankara’da olup bitecekleri keyifle seyredin demişim de.. Keyiflik ne varmış da.. Sizi keyiflendirmek için ne yapmaları lazım Ankara’dakilerin. Şu düştükleri hale, tavırlarına, beyanlarına, kabadayılıklarına, korkularına bakın. Sanki büyükçe bir el, ucu çok kalın bir kalemle mevcut partilerin hepsinin üzerine (çarpı) çekiyor. Üzerine çarpı işareti konulmayanlar ne olacak? İnşaat çalışmaları bittikten sonra baraj inşaatında gördüğümüz gibi sular altında kalabilir.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT